Navigation

Ekonomi

Kapitalizm Hayatı Cehenneme Çeviriyor

Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. “Öteki dünyada” cehennemî bir yaşamdan çekinmeye gerek yok, bu dünyada ona fazlasıyla alıştırıldık. Cennete çevirmek bal gibi de mümkünken neoliberal kapitalist saldırı politikalarının artan ölçüde emekçilerin canını aldığı bir dünya bu.

Umut Yolcuları Sayıdan mı İbaret?

Milliyetçiliğin her gün tırmandırıldığı, ırkçılığın yükseldiği günümüz dünyasında göçmen olmak, hele de çocuk göçmen olmak zor olmasına rağmen, hayat milyonlarca insanı yaşadığı topraklardan koparıyor. Ölümle yaşam arasında çok ince bir yol olmasına rağmen insanlar umut yolcuğunda yol almaya devam ediyor. Kapitalist sistem var olduğu sürece ne savaşlar bitecek, ne yoksulluk, ne de açlık. Ve insanlar kapitalist sistemi yıkıp, sınıfların, sömürünün olmadığı bir dünya yaratmadığı sürece milyonlarca insan göç yollarında umut aramaya devam edecek.

Sermayenin Derdi: İşçi Sınıfını Nasıl Emekli Etmemeli?

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) gelişmiş ülkeleri uyarıyor: Emeklilik yaşı 70’e çıkarılmazsa 2050’de krize hazır olun! Bir rapor yayınlayan kuruluş, bugün doğanların ortalama yaş beklentisinin 100’e çıkacağını, 2050’de 65 yaş üstündeki insan sayısının bugünkü rakamın 3 katına çıkarak 2,1 milyar olacağını belirtiyor. Rapor, ABD, Japonya, Avustralya, Kanada, Hollanda, İngiltere, Çin ve Hindistan’ın emeklilik sisteminde büyük bir açık ortaya çıkacağını ve emekli başına çalışan insan sayısının azalacağını söylüyor. İşçilerin daha uzun süre çalıştırılmamasının büyük bir krize neden olacağını iddia ediyor, bu soruna çözüm olarak da çalışanların emeklilik yaşının arttırılması gerektiğini tavsiye ediyor.

Artan Yoksulluk ve AKP’nin Sosyal Yardım Politikaları

İşsizliği düşük göstermek için türlü hilelere başvuran iktidar, yoksulluğu gizlemek için de “sosyal” yardımların arkasına saklanmakta ve kitleleri yapılan duble yollarla, köprülerle, havaalanlarıyla, büyüyen ve istikrar içinde olduğu söylenen ekonomiyle oyalamakta. Evet, AKP iktidarıyla birlikte büyüyen bir şeyler var. Bir tarafta büyüyen sermaye diğer tarafta büyüyen yoksulluk. Seçim dönemlerinde iktidar, yapılan “sosyal” yardımların büyüdüğünden, “sosyal” yardım alan insanların arttığından övünçle bahsediyor.

Kapitalizmin Tarihsel Krizi

Kapitalizm ileriye doğru adım atacak potansiyelleri aşındığı için, kriz her alanda bir çıkmaz ve toplumsal çürümenin derinleşmesi olarak kendini dışa vurmaktadır.

Emperyalist Savaş ve Açlık

Tek başına Bill Gates’in serveti 86 milyar dolar. Milyonlarca Yemenlinin hayatta kalabilmesi için gerekli olan 2,1 milyar dolardan 40 kattan daha fazlası tek kişinin elinde. Kapitalizm işte bu korkunç çelişkiler üzerine kurulu. Aç çocukların dünyaya dargın bakan gözleri, insanlığı mücadeleye çağırıyor, işçi sınıfını göreve çağırıyor.

Dolar Üzerine Demagojik Salvolar

Rakamlar ve gerçekler ortada. Fakat işçi sınıfının örgütsüzlüğü nedeniyle egemenlerin demagojik söylemleri şimdilik prim toplayabiliyor. Ama gerçekler direngendir! Günü geldiğinde belirgin bir şekilde su yüzüne çıkar. Gerçekliğin bu direngenliği, sınıf devrimcilerinin azmi ve direngenliğiyle birleştiğinde dünyadaki esirlik son bulacak! Ama önce bilincindeki esaret zincirlerinden kurtulacak olan işçi sınıfı, egemenlerin demagojilerine asla prim vermeyecek!

Keynesçilik Yeniden Parlatılırken

Kapitalizm, yeni milenyumun başında esas olarak Arjantin, Rusya, Türkiye gibi ülkeleri sarsan, 2008’de bu kez ABD merkez üslü küresel bir spazmla kendini gösteren ve şimdilerde çok daha şiddetli bir spazma doğru ilerleyen tarihsel bir kriz sarmalı içinde debeleniyor. Olgular, Elif Çağlı’nın, tıkanmışlık ve çıkışsızlıkla bütünleşmiş olan bu krizin kapitalizmin olağan periyodik krizlerinden farklı olarak tarihsel bir sistem krizi olduğu yönündeki tespitini kanıtlamaya devam ediyor.

Yükseliş ve Kriz Üzerine

Komintern Üçüncü Kongresinin 23 Haziran 1921 tarihinde yapılan İkinci Oturumunda Troçki tarafından okunan “Dünya Ekonomik Krizi ve Komünist Enternasyonal’in Görevleri Üzerine Rapor”dan alınmıştır.

Genç Nüfusta İşsizlik Yükseliyor

İşsizlik sorununa karşı çalışan-çalışmayan ayrımı yapılmaksızın işçi sınıfının tüm kesimleriyle birlikte mücadele edilmelidir. Ücretler düşürülmeksizin işgünü kısaltılmalı, fazla mesailer kaldırılmalıdır. Var olan tüm işler, çalışabilir durumdaki tüm işçiler arasında paylaştırılmalıdır. Kârlarının düşmesini istemeyen kapitalistler ve onların ekonomistleri, ideologları bu taleplerimizin mümkün olmadığını, birer hayal olduğunu söylüyorlar. Evet, bu talepler kapitalizmin özel mülkiyeti koruyan duvarlarına çarpıp geri dönebilir. Ancak kapitalist duvarlar parçalanıp yıkılmadan milyarlarca emekçiye reva görülen işsizlik, açlık ve sefalet koşulları son bulmayacaktır. Bu sorunların son bulması için verilen işçi sınıfının devrimci mücadelesinde en çok da kapitalizmin geleceksizleştirdiği gençler yer almalıdır.

“Kapsayıcı Kapitalizm”in Çekim Gücü Nereye Kadar?

İnsanlık kapitalizmin şu ana dek yarattığı en büyük krizle karşı karşıya. Bu sadece ekonomik değil, siyasal ve sosyal boyutlarıyla da alabildiğine derinleşmiş bir tarihsel kriz. Egemenlerin bu krizden kurtulmak için attıkları her adım emekçi kitleler için hayatı daha çekilmez hale getiriyor. Milyonlarca insanın canını alan, milyonlarcasını mülteci konumuna düşüren emperyalist paylaşım savaşı, faşizan uygulamaların neredeyse genel bir norm haline gelmesi, artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, gelir dağılımındaki eşitsizliğin azalmak bir yana katlanarak artması, kronik işsizliğin daha da derinleşmesi, bu sorunu çok daha yüksek oranlarda yaşayan gençlerin umutsuzluk içinde kıvranması, yaşam ve çalışma alanları ellerinden alınan köylüler, kâr uğruna geri dönüşümsüz bir şekilde yağmalanan doğa…

Özel İstihdam Büroları: Kölelik Büroları

İşçilerin özel istihdam büroları aracılığıyla kölelik koşullarında kiralanmasının önünü açmak üzere İş Kanunu ve Türkiye İş Kurumu Kanununda değişiklik yapan yasa Meclis’te kabul edildi. Bu değişiklikle, iş arayan işçilerin özel istihdam bürosu adı altındaki işçi simsarlığı bürolarına başvurmaları, patronların da bu bürolar aracılığıyla işçi temin etmeleri amaçlanıyor. Buna göre, işçi kiralama sözleşmesi karşılığında işveren özel istihdam bürolarına bir bedel ödeyecek. Özel istihdam bürosu bu bedelin içinden kendi komisyonunu aldıktan sonra işçinin ücretini ödeyecek. İşçinin patronu ve muhatabı özel istihdam bürosu olacak. Kiralık işçiyi çalıştıran işletme sahibinin mali ve sosyal haklarla ilgili bir yükümlülüğü olmayacak. Kiralandığı işyerinde çalışma süresi dolan işçi, bağlı bulunduğu istihdam bürosu tarafından başka bir yere kiralanmayı bekleyecek.

Sayfalar

Ekonomi beslemesine abone olun.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.