Navigation

Gündem

Kayyum Darbesine Tepkiler Büyüyor

Diyarbakır, Van ve Mardin’de HDP’li büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasına tepkiler büyüyor. Halk iradesine karşı yapılan bu darbe, çok sayıda siyasi örgüt ve platformdan, demokratik kitle örgütlerinden yapılan açıklamaların yanı sıra, tüm yasaklara rağmen başta Diyarbakır ve Mardin olmak üzere pek çok kentte gerçekleştirilen eylemler ve basın açıklamalarıyla da protesto ediliyor.

Halk İradesine Kayyum Darbesi

Diyarbakır, Mardin ve Van’daki tüm protesto eylemlerinin ve basın açıklamalarının bizzat kayyum valiler tarafından yasaklanması, batıda yapılan protesto eylemlerine saldırılması vb. rejimin başta HDP olmak üzere tüm muhalefetin gücünü test etmek üzere de başvurduğu bilinçli bir politikanın ürünüdür. Yapılan saldırı sadece HDP’yi değil, tüm muhalefeti, işçileri, emekçileri vuracak ağır bir saldırı dalgasının kritik bir halkası niteliğindedir.

17 Ağustos Depreminden 20 Yıl Sonra

Geride 30 bine yakın ölü, 100 binden fazla yaralı bırakan ve Düzce’den İstanbul’a çok geniş bir alanda büyük bir yıkım yaratan Gölcük depreminin üzerinden 20 yıl geçti. Daha büyük acılar yaşanmasının önüne geçmenin yegâne yolu ve en büyük önlemi, bu sömürü, vurgun ve soygun düzenini ortadan kaldırmaktır.

Uzaya Taşınan Emperyalist Savaş

Geçtiğimiz haftalarda ABD Başkanı Donald Trump, Uzay Gücü projesi ile ilgili kararnameyi onayladı. ABD’nin uzay gücü için kolları sıvaması yıllardır gündeme gelen bir konuydu. Nitekim emperyalist kapışmada rekabetin giderek kızışması tarafların birbirleri üzerinde üstünlük kurma hamlelerini de hızlandırıyor. ABD’nin uzay operasyonlarını genişletme atağı, emperyalist devletler arasındaki yarışı da hızlandıracaktır.

Kapitalizm Altında Açlık Sona Eremez

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) geçtiğimiz Temmuz ayında açıkladığı Dünya Gıda Raporu 2017-2018 yıllarında 822 milyona yakın insanın yani dünya nüfusunun %11’inin açlık çektiğini ortaya koyuyor. Rapora göre 2015 yılında bu sayı 785 milyondu.

Kadın Üniversiteleri Çözüm mü?

Son günlerde gündemde olan “kadın üniversiteleri” iktidar tarafından savunulurken, muhalefet partileri ve aydınlar karşı çıkıyor. G20 Osaka zirvesinde, Erdoğan bir kadın üniversitesini ziyaret etmiş, ülkeye döner dönmez de aynı modelin uygulanması için talimat verdiğini açıklamıştı.

İktidarın Ümmet Demagojisi

Erdoğan uzun zamandan beri kendisini “ümmetin lideri ve kurtarıcısı” olarak sunmaya çalışıyor. Bu özdeşleştirme dolayısıyla, kendisine karşı içeriden siyasi faaliyetlerde bulunan kişi veya hareketleri, ümmete karşı işler çevirmekle suçluyor. Erdoğan’a karşı gelmek ümmetin çıkarlarına karşı gelmektir! AKP’yi bölmek, ümmeti parçalamaktır! Kuşkusuz bu kurtarıcılık vehmi, sadece onun kendisine biçtiği bir rol sonucunda ortaya çıkmamıştır.

“Amerika: Sev ya da Terk Et”

Olağanüstü bir dönemden geçen dünyada, Trump gibi liderlerin arttığı ve faşizmin de giderek yükseldiği veya güç kazandığı hesaba katıldığında, bu türden ırkçı-faşist söylemlerin yayılmasını da ciddi bir tehlike olarak görmek gerektiği açıktır. Dünyanın hegemon gücü ABD’nin başındaki bu zatın içinde bulunduğu ırkçı-faşist yönelim, sadece Amerikan halkı için değil tüm dünya halkları için bir tehlikedir.

Büyük Usta Engels Mücadelemizde Yaşıyor

Uluslararası işçi sınıfının önderi, öğretmeni, Marx’ın yoldaşı ve Marksizmin kurucularından Friedrich Engels 5 Ağustos 1895’te hayatını kaybetmişti. Lenin’in de vurguladığı gibi Engels, yoldaşı Marx ile birlikte işçi sınıfına kendini bilmeyi, kendi sınıf bilincine ulaşmayı ve toplumsal kurtuluşu için nasıl ve hangi araçlarla kavga etmesi gerektiğini öğretti. Büyük ustamızı ölümünün 124. yıldönümünde saygıyla anarken, Utku Kızılok’un “Ölümünün 112. Yılında Engels” başlıklı yazısını okurlarımızın dikkatine tekrar sunuyoruz.

Bir F-35 Savaş Uçağını Sofraya Koysak…

Ülkemizde evine ekmek götüremeyen 7 milyondan fazla işsiz varken, açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca emekçi varken neden harcanan onca para yaşamlarımızı iyileştirmeye ayrılmıyor hatta daha çekilmez hale getirmek için kullanılıyor?

ABD’de Silahlı Saldırılar ve Silah Tekelleri

Dünyada bireysel silahlanma her geçen yıl artmaya devam ediyor. Başı ise kapitalizmin en gelişmiş ülkesi olan ABD çekiyor. Çünkü silaha kolayca ulaşmanın yasal zemini var. İnsanlar ortalama bir dizüstü Laptop fiyatına silah satın alabiliyorlar. İnternet üzerinden bir tık uzakta olan bu silahların reklamları milyonlarca dolar karşılığında Hollywood’a yaptırılıyor. Bazı eyaletlerde ruhsatlı silah kullanım yaşı 14’e kadar düşmüş durumda!

4. Yılında Suruç Katliamı

Suruç katliamının ardından, saldırıyı gerçekleştiren kişilerin iki yıldır polisin fiziki ve teknik takibi altında olduğu ve neredeyse her adımlarının bilindiği ortaya çıkmıştı. Suruç katliamının hesabı elbet bir gün sorulacak. Ezilenlerin mücadelesini bastırmak için kitlesel katliamlara girişenler yaptıklarının hesabını verecek!

Güzel Günler Örgütlü Mücadeleyle Gelir!

“Ekrem Abi her şey güzel olacak abi” diyen genç, her şeyin gerçekten güzel olmasının yolunun emekçilerin örgütlülüğünden ve mücadelesinden geçtiğini öğrenecek mi? Öğrenmeli… Çünkü işçi sınıfı örgütlenmeden ve mücadele etmeden kapitalizm altında mutluluk yok.

Hipokrat Yemininden Guinness Rekorlar Kitabına

Normal koşullarda insan sağlığı rekabete konu olamaz, olmamalı. Fakat kapitalizmde her şeyde olduğu gibi sağlık alanında da aslolan insan sağlığı ve toplumun ihtiyaçları değil, elde edilecek kârdır. Temel gaye kâr olunca koruyucu sağlık hizmeti bir kenara bırakılıp sözüm ona “tedavi edici” sağlık hizmeti yaygınlaştırılmaktadır.

Arktik’te Hegemonya Kavgası Kızışıyor

Çağımız hegemonya krizinin yıkıcı sonuçlarıyla yüz yüze. Emperyalist savaşın kendine özgü dinamiklerle devam ettiği bugünkü süreç, Arktik bölgesinde de egemenlik mücadelesinin süreceğini gösteriyor. Kuzey kutbu eriyor ve eridikçe de kapitalistlerin bölgeye hücumu devam ediyor.

Sayfalar

Gündem beslemesine abone olun.

e-broşür ve e-kitaplarımız

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Ziya Egeli
Ziya Egeli'nin işçi sınıfı ve mücadelesini anlatan şiirlerinden yaptığımız bir derlemeyi e-kitap formatında okurlarımıza sunuyoruz. Biz / Yeni bir dünya kuracağız / Yeni / Yepyeni bir dünya / Yağmurlarda yıkanıp / Güneşte kuruyacağız / Göklerle dost / Yıldızlarla kardeş olacağız
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.