Navigation
22 Haziran 2019

Harlan Madeninin Sembolleşen Şarkıları

Harlan Kömür Madeni grevi 1930’lu yılların Amerika’sına damgasını basmıştı. Elbette sadece Harlan’da değil, diğer maden ocaklarında, fabrikalarda, çiftliklerle yani üretimin yapıldığı her yerde irili ufaklı grevler, direnişler yaşanıyordu. Kapitalist sistemin yarattığı cehennem işçileri mücadele etmeye sevk ediyordu.

19 Haziran 2019

Türkiye-NATO İlişkisi Üzerine

Kendi sınıf çıkarları açısından Türkiye burjuvazisinin iki emperyalist bloktan hangisinin içinde olacağına dair tartışmalarda işçi sınıfı bir taraf olamaz. Bugün bedelini emekçilerin ödediği bir emperyalist paylaşım savaşı yürümektedir ve bu savaşın sorumluluğunu her iki emperyalist blok da taşımaktadır.

Sorunlarımızın Asıl Nedeni Göçmenler mi?

Egemenlerin çıkarları için yürütülen savaşlar yüzünden ölümü bile göze alarak göç yollarına düşen milyonlarca insan senin için düşman haline getirilir. Hiç sorgulamazsın. Neden bu insanlar yaşadıkları toprakları terk ettiler? Ya da terk etmek zorunda bırakıldılar? Hiç kendimize soruyor muyuz; insanları göç etmeye zorlayan sebeplerin asıl sorumluları kimlerdir?

17 Haziran 2019

İşsizlik ve Kapitalizmin Yıkım Tablosu

ILO’nun Dünya İstihdamının Toplumsal Görünümü raporuna göre, dünya ölçeğinde her beş gençten biri ne çalışıyor ne de okuyor. Kapitalist sömürü düzeni milyonlarca insanı işsizliğe ve böylece toplumsal üretimin dışına, boşluğa ve amaçsızlığa itiyor. İşsizlik, insanın en önemli toplumsal dayanak ve tutunma noktasını yok ediyor. Yoksulluk, gelecek belirsizliği, yalnızlaşma ve değersizleşme hissi derin psikolojik sorunlara yol açıyor, intiharları tetikliyor.

Savaş İnsanın Aklını da Alıyor

Ülkesinden ve yaşadıklarından bahsederken yeniden ve yeniden yaşarcasına anlatıyordu olayları. Aramızda çok sıcak ve samimi bir sohbet gerçekleşti. Bakışlarından, sıcak sohbetinden anlıyordum ki belki de her insandan alamadığı sıcaklığı ve samimiyeti aldı bizden de. Çünkü duygularımız ortaktı. Ülkelerimiz farklı olsa da, aynı duyguda birleşebilmiş, karşılıklı duygularımızı anlayabilmiş ve aynı dili konuşabilmiştik.

15 Haziran 2019

Dünde ve Bugünde ABD’de Müzisyenler Grevi

ABD’nin en köklü ve en büyük orkestralarından biri olan Chicago Senfoni Orkestrasında geçtiğimiz aylarda bir grev gerçekleşti. Greve çıkanlar orkestra salonunda çalışan temizlik işçileri ya da orkestra binasının tadilatını yapan inşaat işçileri değil, orkestranın müzisyenleriydi. Beş kıtada sayısız konser verip festivallere katılan, birçok müzik ödülüne layık görülen, enstrümanlarından çıkan notalarla Bach’ın, Beethoven’in, Mozart’ın ruhlarını çağıran ünlü Chicago Senfoni Orkestrasının müzisyenleri…

Mizah ve Sermaye Medyası

Mizah, hayatın gerçekliğine gülünç, sıradışı ve eğlenceli bir dille yaklaşır. Güldürürken düşündürür, düşündürürken sorgulatır. Ağız dolusu kahkahalar eşliğinde ve neşe içinde sevinen insanlar, gülerken aynı zamanda birbirlerine de yaklaşmış olurlar. Çünkü insanları birleştiren ve kaynaştıran bir duygudur gülmek.

13 Haziran 2019

Sudan’da Karşı-Devrimin Saldırısı, Süresiz Genel Grev Kararı ve Geri Adımlar

İttifak’ın izlediği tereddütlü ve uzlaşmacı politikalar, onu aynı zamanda karşı-devrimin ağır darbesiyle de yüz yüze bırakmıştır. Rejimin kısmi tavizlerle hareketi sönümlendirmeye ve bunu başaramadığı takdirde onu şiddetle ezmeye çalışacağı açıktır. Gelinen noktada mücadele sürecinin ilerletilip rejimin alaşağı edilebilmesi için emekçi kitlelerin önünde burjuva unsurlara kulak vermeden bağımsız inisiyatiflerini geliştirme görevi durmaktadır. Hareketin başarıya ulaşması buna bağlıdır.

10 Haziran 2019

1930’larda ABD’de “Beyaz Yakalı”ların ve Hizmet Sektöründeki İşçilerin Mücadelesi

“Beyaz yakalı” işçiler giderek daha güçlü bir sınıf tutumu alarak harekete geçerken, “orta sınıf”a mensup oldukları yanılsamalı algısından da pratikte kurtulmaya başlıyorlar. Aslında benzer koşullar ve mücadele süreçleri her zaman benzer değişimlere yol açıyor. Örneğin 1929 büyük buhranı da böyle bir sonuca yol açmış, fakat İkinci Dünya Savaşı sonrasında ve özellikle de SSCB’nin çöküşünün ardından bu algı yeniden beslenmişti.

6 Haziran 2019

Filipinler ve Hindistan Seçimleri

Geçtiğimiz haftalarda Filipinler ve Hindistan’da gerçekleştirilen seçimler iktidardaki otoriter partilerin güç kazanmasıyla sonuçlandı. Her iki örnek de günümüz dünyasında sermayenin politik ihtiyacının ne olduğunu gösteriyor. Hem küresel hegemonya savaşı bağlamında hem de dünya çapında giderek artan otoriterleşme eğilimi bağlamında bu iki ülke ilgiyi hak ediyor.

Gençler Gerçekten Mutlu mu?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayında genç nüfus üzerine “İstatistiklerle Gençlik 2018” adıyla bir rapor yayımladı. Söz konusu raporda, pek çok başlık altında gençliğin durumuna ilişkin veriler yer alıyor. Bu başlıklardan biri “yaşam memnuniyeti” adını taşıyor. Rapor, bir önceki yıl yayımlanan rapora göre oranı düşmüş olsa da gençlerin %55,4’ünün mutlu olduğunu söylüyor.

3 Haziran 2019

Marx’ın Kapital’ini Okumak /6

İşgücünün kullanımı fiilî çalışmadır ve kapitalist satın aldığı bu kullanım değerini işçiyi çalıştırarak tüketir. Çeşitli kullanım nesnelerinin kapitalistler hesabına ve onların denetimi altında üretiliyor olması, insanın üretim faaliyetinin taşıdığı genel özellikleri değiştirmez. O nedenle Marx, emek sürecinin ilk önce tüm farklı üretim tarzlarından bağımsız olarak incelenmesi gerektiğini belirtir.

AP Seçimleri, Faşist Yükseliş ve Faşizme Karşı Mücadele

Avrupa’da yükselen faşizmin önünü kesmek tabii ki mümkündür. Ama bu işçi sınıfının saflarında ciddi bir toparlanışı ve sınıf eksenli bir mücadeleyi gerektiriyor. Bunun da önkoşulu devrimci güçlerin her türlü küçük-burjuva sol etkiden sıyrılıp faaliyetin temeline işçi sınıfını oturtmalarıdır. Emekçilerin gerçek sorunlarını bıkmadan usanmadan gündeme getirmek, gerçek düşmanın sermaye sınıfı olduğunu ve bu sorunların tek çözümünün de kapitalist sömürü sistemine son vermekte yattığını kitlelere mücadele içinde kavratmak kilit önemdedir.

1 Haziran 2019

Görkemli İnsanlık Mirası Tarumar Ediliyor

Kapitalizmin yarattığı korkunç yıkıma rağmen bugünlere kadar ulaşmayı başarmış muhteşem bir kültürel, sanatsal ve tarihsel mirasa sahibiz. Özellikle içinde olduğumuz son yüzyıl, insanlık tarihinin cam fanuslarda korunması gereken bu miraslarının nasıl hovardaca ve hunharca yok edildiğine tanıktır. Emek vermeyen acımasızdır.

Morrison’un Yapı İşçileri

Can Şafak’ın Sosyal Tarih Yayınlarından çıkan “Morrison’un Yapı İşçileri” adlı kitabı, 2017 Haziranında yayımlandı. Çok sayıda belgenin ve gazetenin taranmasıyla yazılan araştırma niteliğindeki bu kitap, 1960-1965 yılları arasına odaklanıyor. Bugün Zonguldak’ın ilçesi olan Ereğli o gün küçük bir kasabadır ve kitap Ereğli’de işçilerin çalışma koşulları, çekilen zorluklar ve bu zorluklar karşısında nasıl yollar izlendiği üzerinde duruyor.

Sayfalar

e-broşür ve e-kitaplarımız

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Ziya Egeli
Ziya Egeli'nin işçi sınıfı ve mücadelesini anlatan şiirlerinden yaptığımız bir derlemeyi e-kitap formatında okurlarımıza sunuyoruz. Biz / Yeni bir dünya kuracağız / Yeni / Yepyeni bir dünya / Yağmurlarda yıkanıp / Güneşte kuruyacağız / Göklerle dost / Yıldızlarla kardeş olacağız
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.