Navigation

“Halkın İradesi Teslim Alınamaz, Teslim Olmayacağız”

HDP’li 12 vekilin gözaltına alınması ve eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş’ın ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 9’unun tutuklanmasına yönelik tepkiler tüm Türkiye’de sürüyor. Doğudan batıya pek çok kentte çeşitli türden protesto eylemleri gerçekleştiriliyor. AKP iktidarı bu eylemlere de copla, gazla, gözaltılarla yanıt veriyor, ancak tepkileri engellemeyi başaramıyor. Siyasi partilerden demokratik kitle örgütlerine çok sayıda kurum, halkın iradesine yönelik bu saldırıyı protesto ediyor.

5 Kasımda, İstanbul’da, Makine Mühendisleri Odasında biraraya gelen sosyalist parti ve gruplar, emek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri de, yaptıkları basın açıklamasıyla, “halkın iradesi teslim alınamaz, teslim olmayacağız” diyerek HDP’ye sahip çıkma ve baskılara karşı omuz omuza mücadele etme iradesini beyan ettiler. Yaşananın fiili bir darbe olduğuna dikkat çeken basın açıklamasının tam metnini yayınlıyoruz:

Halkın İradesi Teslim Alınamaz

Demokratik Siyaset Engellenemez

Teslim Olmayacağız       

AKP Saray Rejimi, tek adam diktasına giden yolda 4 Kasım tarihi ile birlikte önemli bir mesafe kat etmiş, çok sayıda HDP milletvekilinin evlerine yapılan polis baskını ve sonrasında HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklanması ile birlikte artık yeni bir dönemin kapısı aralanmıştır. Bu dönemin adı ‘İleri Faşizm’dir.

Aynı zamanda basına yönelik susturma ve tutuklama adımlarının son adımı olan Cumhuriyet’e yönelik operasyonda da sabaha karşı tutuklama haberleri almış bulunmaktayız. Özgür Gündem’le başlayan aralarında Hayat TV, IMC, Yön FM ve Özgür Radyo’nun da bulunduğu kanallarla devam eden susturma ve karartma furyasının son halkası Evrensel Kültür ve Cumhuriyet gazetesi oldu. Yazarlar, akademisyenler, gazeteciler, halkın vekilleri, seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor, radyolar, televizyonlar ve dergiler birbiri ardına kapatılıyor.

Basın özgürlüğünün, ifade hürriyetinin, örgütlenme hakkının ve siyaset hakkının ortadan kaldırıldığı, Tek Adam Rejiminin inşasına tanık olmaktayız. Ülkemiz, tam bir “Saray Darbesi” yaşamaktadır.

Çok açık, çok net: 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çeviren AKP Saray Rejimi, OHAL ve KHK’lar aracılığıyla kendi darbesini örgütlüyor. Bu hakikati dile getiren, 14 yıllık AKP iktidarının ülkeyi koyu bir karanlığa sürüklediğini söyleyen herkes soruşturmaya uğruyor, tehdit ediliyor ya da tutuklanıyor.

AKP/ Saray Rejimi’nin iç ve dış politikada atmış olduğu tüm adımlar Başkanlığın hukuki zemininin oluşturulmasına yöneliktir. 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan Türkiye fotoğrafı AKP/ Saray Rejimi’ni korkutmuştur. Artık, AKP/ Saray Rejimi’nin Türkiye’yi yönetmesi mümkün değildir. Bugün, baskılarla, tutuklamalarla, OHAL’le Türkiye’yi yönetmeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. AKP/ Saray Rejimi’nin uygulamalarından rahatsız olan tüm kesimlerin bu OHAL rejimini boşa çıkarmayı hedeflemelidir.

Tek bir adamın etrafında kümelenmiş bir çıkar örgütünün geleceği adına ülkemizin felaketle sonuçlanacak bir iç savaşa sürüklenmesine izin vermeyeceğiz.

Her fırsatta “milli irade”ye göndermede bulunan yeni rejimin temsilcileri, milli iradenin geri kalanının iradesine el koymuş bulunmaktadır.

Yapılan fiili bir darbedir.

Ve darbeye karşı direnmek meşrudur, haktır.

Eşitliğin, özgürlüğün, laikliğin, barışın ve kardeşliğin ülkesini hep birlikte kuracağız!

Tüm bu baskılar, gözaltılar bizleri teslim alamayacak. Bizler bu ülkenin ilerici, yurtsever, devrimci, sosyalist kurumları olarak bu saldırılar karşısında HDP’yi yalnız bırakmayacağız.

Teslim olmayacağız!

Yan yana gelip omuz omuza duracağız.