Navigation

İstanbul’da “DTP’yi Değil Silahları Sustur” Mitingi

DTP, 24 Mayısta, İstanbul Çağlayan Meydanı’nda, “DTP’yi Değil Silahları Sustur” şiarıyla bir miting gerçekleştirdi. Yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı mitinge aralarında UİD-DER, ESP, SDP gibi çeşitli demokratik kitle örgütleri, siyasal parti ve çevreler de destek verdi. Mitinge DTP Batman, Iğdır ve Doğubayazıt belediye başkanları da katıldı.

Miting alanında yükseltilen ve döviz ve pankartlara da yansıyan slogan ve talepler şunlardı: “Büyük Ailenin Özgür Evlatları Olmak İstiyoruz!”, “DTP’yi Değil Silahları Sustur!”, “Ya Onurlu Bir Barış Ya Görkemli Bir Direniş!”, “Anadilimizde Eğitim İstiyoruz!”, “Muhatap İmralı’dır!”, “Çözüm Silahta Değil Diyalogda!”, “İrademe Dokunma!”, “Bir Ölür Bin Doğarız!”, “Barışa Bir Ses, Çift Taraflı Ateşkes!”, “DTP’yi Kapattırma, Vekiline Sahip Çık!”.

Açılış konuşmasını DTP İstanbul İl başkanı Halil Aksoy yaptı. DTP milletvekili Sebahat Tuncel söz alarak, Kürt sorunun çözümünde “Kürtlerin iradesi dikkate alınmalıdır, Öcalan muhatap alınmalıdır” dedi. Ardından siyasal parti temsilcilerine de söz verildi. Bu konuşmalardan sonra DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, Kürt sorununun çözümü konusunda yapılan tartışmalara değindi ve hükümetin ve meclisteki diğer düzen partilerinin çözümsüzlük konusundaki ısrarlı yaklaşımlarını ve TSK’nın operasyonlarını eleştiren bir konuşma yaptı. PKK’nin çatışmasızlık kararı aldığı bir dönemde ordunun saldırıları tırmandırdığını, sadece 13 Nisandan bu yana 20’si karadan, 7’si havadan olmak üzere toplam 27 operasyon gerçekleştirildiğini, bu operasyonlarda 12 asker, 4 korucu ve 17 gerillanın yaşamını yitirdiğini belirtti ve şunları söyledi:

“Çatışmasızlık kararının alındığı süreçte devlet operasyon yapacağına, bir iyi niyet gösterisi olarak, operasyon yapmayacağını söylemese bile, fiili olarak tıpkı seçim öncesinde olduğu gibi operasyonları durdursaydı, Lice’deki 9 asker dahil olmak üzere yaşamını yitiren 12 asker, 4 korucu ve 17 gerilla yaşıyor olacaktı…”

“Bir taraf Kürt sorununun demokratik siyaset yöntemi ile çözümünü istiyorum, sorunun çözümünde benim bir katkım bulunsun istiyorum, iyi niyet gösteriyorum ve silahları susturuyorum, ateş etmiyorum diyor. Diğer tarafsa ne kadar öldürürsem kârdır diyerek operasyon yaptı. Bu arkadan vurma değil midir? 1999’u, 2003’ü, 2005’i, 2006’yı heba ettiniz. Aklınızı başınıza toplayın, gelin 2009’u heba etmeyelim diyoruz. 13 Nisanda çatışmasızlık kararı alınıyor, ertesi gün başbakan değil genelkurmay başkanı darbe sonrasındaki gibi saatlerce konuşuyor. Ağzından çözüme dönük bir tek söz çıkacak mı diye bekliyoruz. Siyasetçiler tartışıyorlar. Bir hukukçu olan CHP başkanı çözüm öneriyor. Onlar Kürtçe konuşsun ama biz Türkçe cevap verelim diyor. … Bölgeye Kürtçe bilen sağlık memurları atayalım diyorlar. Ama çok dilli belediyeciliği savunan DTP’li belediye başkanları tutuklanıyor ve yarın onların karar duruşması var. Neye göre Kürtçe serbest olacak, neye göre yasak olacak?”

Ayna şunları da ifade etti:

“1 Hazirana kadar 1 hafta kaldı. Bu sürecin sonunda eğer PKK biz çatışmasızlık kararı aldık, silahları susturduk fakat bize karşı operasyonlar durmadı, şu kadar kaybım oldu derse biz buna karşı ne diyeceğiz? İki şey söylenebilir. Ya kayıplara rağmen çatışmasızlık kararına devam et diyeceğiz ya da haklısın diyeceğiz. Fakat birincisini söyleyebilmek için yüzümüz olması lazım. Operasyonlar devam ederken barış sürecine girdik diyemiyoruz. PKK’nin çatışmasızlık kararına devam edebilmesi için bir ortam yaratılmak zorunda, operasyonlar durmak zorunda.”

Emine Ayna’nın konuşmasından sonra müzik grupları sahne aldı. Şarkılar ve halaylarla devam eden miting atılan sloganlarla sona erdi.

... önceki yazı
Anti-emperyalizm ve Sol
sonraki yazı ...
NATO’nun Naturası