Dünyanın dört bir yanında milyonlarca işçi ve emekçinin isyan seslerinin yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Şüphesiz ki bu manzara tesadüf değildir. Çünkü zulmün, adaletsizliğin ve eşitsizliğin olduğu yerde mutlaka isyan edenler de olacaktır. Bugün de bir avuç azınlık için zevk ve sefa, milyarlarca emekçi içinse yoksulluk ve zulüm anlamına gelen bu zorba düzene karşı, her geçen gün ezilenlerin öfkesi giderek büyüyor. Kapitalist düzen, geldiği emperyalizm aşamasında insanlığa savaşlardan, ekonomik ve siyasal krizlerden, acı ve gözyaşından başka bir gelecek vaat edemiyor. İnsanlığın büyük bir kısmı için bu düzen, insanca yaşamanın tüm olanaklarını ortadan kaldırmış, geleceğe dair umutları tüketmiş durumda. Ama insanlık, bu karanlığın içinde bile yeni bir çıkış yolu arıyor.
Tam da bu nedenle, günümüzde dünya meydanları emekçilerin eylemleriyle sarsılıyor. Fakat bugün bu isyan sesleri ne yazık ki henüz işçi sınıfının kapitalizmi yıkmak üzere örgütlü devrimci mücadelesine dönüşemiyor. Oysaki bütün dünyadaki emekçilerin öfkesini büyüten, meydanlara çıkaran sorunların kaynağını aslında kapitalizm oluşturuyor. Bu nedenle asıl mücadeleyi kapitalist düzene karşı vermek gerekiyor. Ancak çoğu emekçi, yaşadığı sorunların kökeninde çürümüş kapitalist düzenin yattığını henüz göremiyor. Biriken ama yönünü bulamayan öfke, nice hükümetleri sarsıyor, meydanları dolduruyor, burjuvalara korku salıyor; fakat gerçek manada bir kurtuluşa varamıyor.
İşte böyle dönemlerde, 108 yıl önce yaşanan Ekim Devriminin deneyimi bizlere nasıl bir mücadele vermemiz gerektiğini öğretmeye devam ediyor. Ekim Devrimi, çelişkilerin keskinleştiği, umutsuzluğun kol gezdiği bir dönemde, insanlığın kurtuluş yolunu açarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösterdi. Tarihsel bir dönemeç olarak, işçi sınıfının burjuva iktidarlara mahkûm olmadığını, kendi kaderini kendi ellerine alabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle, yüreği kendi kabuğuna sıkışmamış, insanlığın sorunlarını sahiplenen tüm emekçiler için çıkış yolu açıktır: Ekim’in dersleriyle donanarak sosyalizm mücadelesini büyütmek ve insanlığın kurtuluş umudunu geleceğe taşımak.
link: Kocaeli’den genç bir metal işçisi, Ekim Devriminin Işığında Mücadeleyi Büyütüyoruz, 5 Kasım 2025, https://marksist.net/node/8636
Okurlarımızdan: Yaşasın 1 Mayıs!





