1917 yılının soğuk bir Kasım gününde dünyanın kaderi değişti. Petrograd sokaklarında yankılanan ayak sesleri, yalnızca bir iktidarın devrildiğini değil, insanlığın yeni bir yola girdiğini de müjdeliyordu. Her adım bir zinciri kırıyor, her slogan bir duvarı yıkıyordu. “Ekmek! Barış! Özgürlük!” diye haykıran işçi sınıfı yalnızca zincirlerini kırmıyordu; bir çağı da değiştiriyordu. Tarih sahnesine kendi adıyla ve kendi gücüyle çıkan emekçiler Ekim Devrimini yüzyıllardır ezilenlerin, sömürülenlerin, susturulanların haykırışı olarak tarihe nakşettiler. Şan olsun onlara!
Bu devrim elbette bir anda patlayan bir öfke değildi. Yılların birikimi, acısı, umudu, sabrıydı. Yani örgütlü bilinçle örülmüş bir yürüyüştü. Ve bu yürüyüşün en hayati taşıyıcısı, devrimci önderlikti. Lenin’in kararlılığı, Bolşeviklerin ideolojik berraklığı ve örgütsel disiplini olmasaydı, kitlelerin öfkesi tarihin karanlığında kaybolabilirdi. Çünkü Ekim Devrimi, yalnızca bir öfke değildi; aynı zamanda yön, strateji ve bilinçti. Ekim Devrimi bize şunu öğretti: Kitleler ayağa kalkabilir, ama onları zafere taşıyacak olan önderliktir. Önderlik, pusuladır. Önderlik fırtınalı denizlerde rotayı koruyan, dalgaların arasında yönü şaşırmayan kaptandır.
Bugün dünya yeniden bir eşikte. Savaşlar kıtaları kasıp kavuruyor, milyonlar göç yollarında umut arıyor, ekonomik krizler sofraları boş bırakıyor, eşitsizlik uçurumu büyüyor. Kapitalist sistemin çarkları, insanlığı yoksulluğa, güvencesizliğe ve çaresizliğe sürüklüyor. Teknoloji ilerliyor, ama adalet geriliyor. Zenginlik artıyor, ama yoksulluğu da arttırıyor. Bu düzen, insanlığın değil, sermayenin çıkarına işliyor. Kapitalizmin çürümüşlüğü her yerden pis kokular salıyor; savaşlar, göçler, yoksulluk, eşitsizlik… Ama tıpkı 1917’de olduğu gibi, bu karanlık içinde de bir kıvılcım yanabilir. O kıvılcımın devrime dönüşmesi için, tarih bilinciyle donanmış, enternasyonal bir önderliğe ihtiyaç var
Unutmayalım Ekim Devrimi, yalnızca geçmişin bir anısı değil, başarılı ve başarısız yanlarıyla geleceğin yol haritasıdır. Ekim Devrimi bir anı değil, bir çağrıdır. Bugünün karanlığına karşı, yarının aydınlığıdır. Her işçi, her genç, her devrimci bu haritaya bakmalı ve şunu hatırlamalı: “Devrim, hazır olanlara gelir. Ve önderlik devrimin kalbidir.”
Lenin ve yoldaşlarına: Kavganız devam ediyor! Yaşasın Ekim Devrimi!
link: İstanbul’dan MT okuru öğretmenler, Ekim’in Kıvılcımı: Tarihi Aydınlatan Devrim, 7 Kasım 2025, https://marksist.net/node/8641
Okurlarımızdan: Yaşasın 1 Mayıs!





