Egemenlerin savaşları, her çağda, her coğrafyada farklı bahaneler bulunsa da gerçekte her zaman haksız savaşlardı ve emekçilerin kanıyla yazıldı. Bugün de dünyanın en önemli sorunlarından birisi hâlâ bu. Kapitalist egemenler çıkarları uğruna milyonlarca insanı ölüme, yoksulluğa ve uçuruma sürüklüyor. Gazze’de, Ukrayna’da, Afrika’da, Asya’da … Hangi cephe olursa olsun, toprağa düşen hep işçilerin, kadınların, çocukların kanı oluyor. Kapitalizmin çarkları, tıpkı dişlileri kanla yağlanmış bir makine gibi dönmeye devam ettiği sürece, haksız savaşlar da varlığını sürdürecektir. Çünkü bu düzenin temeli sömürüye, paylaşım kavgasına ve kâra dayanıyor. Dünya, bu ağır yükün altında nefes almakta zorlanıyor.
Ama her karanlığın içinde bir ışık yanar. Ve tarih, bu ışığın bazen beklenmedik bir anda doğduğunu gösterir. 1917’de, Rusya’da yoksul işçiler ve köylüler, yıllarca omuzlarında taşıdıkları zincirleri kırmak için silahlarını kendi efendilerine çevirdiler. O gün, kimsenin mümkün görmediği bir şey oldu: Ayaklar baş oldu! Devrimin kıvılcımını çakan, Dünya Emekçi Kadınlar Günüydü. Çünkü sömürü ve zulüm düzeninin değişmesine en çok ihtiyacı olanlar, emekçi kadınlardı. Onlar “artık yeter” diyerek ayağa kalktılar. Ve o adım, sadece o günü değil, tarihin yönünü değiştirdi.
Bugünden geriye bakınca, Ekim Devrimi geçmişte yaşanmış ve bitmiş bir olay gibi görünebilir. Özellikle kapitalizmin kendi suretinde yarattığı dünyaya bakıp umutsuzluk girdabına kapılanlar için… Ama devrim, emekçilerin gerçek kimliklerini hatırlayıp kaynaşmalarını, bir ve beraber olmalarını sağlayan bir güçtür. İşte Ekim Devrimi, bunun kanıtıdır.
Ekim bize bir gerçeği daha hatırlatıyor: Değişim kendiliğinden gelmez. Egemenlerin saltanatını devirecek örgütlü işçi sınıfına ve ona yol gösterecek bir önderliğe sahip olmalıdır. Bugünün işçileri, kadınları ve emekçileri, dünyayı yeniden nefes alabilir hâle getirebilir; tüm emekçiler için bir cennet yaratabilir. Ancak bunu Ekim’in yolundan yürüyerek başarabiliriz. Özgürlüğün ıslığını çalacak ve tüm dünyayı işçi sınıfına gerçek bir yuvaya dönüştürecek şafakları yeniden yaratmak için mücadelemizi büyütmeliyiz.
link: İstanbul’dan MT okuru bir emekçi kadın, Bizi Yeni Ekimler Kurtaracak, 5 Kasım 2025, https://marksist.net/node/8637
Okurlarımızdan: Yaşasın 1 Mayıs!





