Dünya üzerinde giyimden gıdaya, ilaçtan elektroniğe aklımıza gelebilecek birçok ürün taşıma işçilerinin emeğiyle taşınıyor. Anlayacağınız dünyanın bir ucunu diğer ucuna bağlıyoruz. Bir bakıma küreselleşen dünyamızda dünyayı bizler hareket ettiriyoruz. Lakin taşıma sektöründe çalışan milyonlarca işçi patronlara milyarları kazandırırken kendileri de diğer sektörlerde çalışan işçiler gibi yoksulluk içinde yaşamaya mahkûm ediliyorlar.
Öte yandan, yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan, milyonlarca insanın hayatını cehenneme çeviren emperyalist savaş yayılarak devam ediyor. En son İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği soykırım bütün dünyada işçileri ve emekçileri sokaklara döktü. Dünyanın pek çok yerinde işçi ve emekçiler bu savaşlara karşı grevler ve eylemler yaptılar. Bu eylemler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, liman işçilerinin İsrail’e silah ve savaş malzemesi taşıyan gemileri yüklemeyi ve boşaltmayı reddetmesiydi. Özellikle İtalyan liman işçilerinin başlattığı bu grev ve eylemler, taşıma işçilerinin ne kadar kilit bir güce sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçmişte iki büyük dünya savaşı yaşandı. 1. ve 2. Dünya Savaşları milyonlarca emekçinin hayatını kaybetmesine sebep oldu. Şimdi ise 3. Dünya Savaşı yaşanıyor. Başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın pek çok bölgesini savaşın alevleri sarmış durumda. Egemen sınıflar, tıpkı geçmişte olduğu gibi, kârlarını büyütmek ve nüfuz alanlarını genişletmek için bu savaşları körüklüyor. Ancak tarih bize bir gerçeği çok net biçimde gösterdi: Savaşları başlatanlar patronlardır; durduran ise işçi sınıfının mücadelesidir.
Birinci Dünya Savaşı, işçi sınıfının örgütlü mücadelesiyle durdurulmuştu. Ekim Devrimi, bunun en somut örneğidir. Rusya’da iktidarı ele geçiren işçiler, emperyalist savaşa son vererek tarihin yönünü değiştirmiştir. Bugün de benzer bir dönemeçteyiz. Kriz, yoksulluk, işçilerin birbirine düşman ettirilmesi gibi pek çok sorun yeniden karşımızda. Ama diğer yandan, dünyanın dört bir yanındaki işçiler bu savaşlara karşı yan yana geliyor, ortak mücadele ediyor. Bu gerçeklik bizlere işçi sınıfının dili, dini, milliyeti ne olursa olsun aynı bayrak altında birleşebileceğini bir kez daha gösteriyor.
Bugün biz taşıma işçileri de Ekim Devriminden ders alıyor, elimizdeki gücü fark ediyor ve örgütleniyoruz. Çünkü dünyayı bizler hareket ettiriyoruz ve istersek dünyanın çarklarını durdurmasını da biliriz. Ekim Devrimi, bu yolda bizlere hâlâ ışık tutuyor.
Yaşasın Ekim Devrimi!
Yaşasın işçi sınıfının enternasyonal mücadelesi!
link: İstanbul’dan MT okuru bir grup taşıma işçisi, Dünyayı Biz Hareket Ettiriyoruz, Durdurmasını da Biliriz!, 7 Kasım 2025, https://marksist.net/node/8639
Okurlarımızdan: Yaşasın 1 Mayıs!





