Navigation

Gençlik 1 Mayıs Geleneğine Sahip Çıkıyor!

Gün tüm dünyada aynı anda doğup, aynı anda batmıyor. Güneşin ilk ışıkları doğuya süzülürken dünyanın bir başka ucunda gökyüzünde yıldızlar parıldıyor. Her 1 Mayıs sabahı gün doğusunun milyonları sokaklara çıkmak için adımlar atadururken, burada biz heyecandan rüyalarla karışık hafif bir uykuda oluyoruz. Gün batısı ise son hazırlıklarını yapmakla meşgul. Nihayetinde işçilerin soluk alıp verdiği dünyanın her ülkesinde o gün sokaklar, caddeler genciyle yaşlısıyla işçilerle dolup taşıyor. Mücadeleyle kazanıldığından bugüne dek her 1 Mayıs günü yumruklar havada farklı dillerde marşlar söyleniyor, farklı renklerde dövizler hazırlanıyor, farklı seslerle sokaklar yankılanıyor. Tıpkı bu yıl olduğu gibi her 1 Mayıs kapitalist sömürü sistemine karşı ortak bir haykırışa dönüşüyor. Ve her 1 Mayıs günü daha fazla genç bu sistemin çürümüşlüğünden kurtulmanın mümkün olduğuna inanarak bir adım atıyor ve heyecanını, coşkusunu ve enerjisini dünya işçi sınıfının ortak mücadele gününe katıyor.

Kapitalist sistemin derin bir krizle sarsıldığı ve dünya savaşının büyüyerek devam ettiği bu yıl da tüm dünyada milyonlarca genç işçi ve öğrenci sokaklarda taleplerini haykırdı. Otoriter ve baskıcı rejimlerin dünyanın pek çok ülkesine sirayet ettiği bir atmosferde Türkiye’de de yüz binler pek çok kentte meydanlara çıkarak bu gidişatı kabul etmediğini haykırdı. Bu yıl yüz binlerce genç, kıdem tazminatının gaspına, hayat pahalılığına, işsizliğe, geleceksizliğe karşı çıktığı için yürüdü. Artan baskılara karşı çıktığını, ellerinden alınan demokratik haklara sahip çıktığını göstermek için yürüdü. Din, ırk, cins ayrımcılığına “Hayır” demek için yürüdü. Eğitim, sağlık ve sosyal hakları için yürüdü. İş cinayetlerinde ölmemek için, emperyalist savaşlara kurban edilmemek için yürüdü. Şiddete, tacize mahkûm edilen kadınlar için, susturulmaya çalışılan basın için, muhalif her türlü ses kısılsın diye gerekçesiz cezaevlerine tıkılan gencecik insanlar için yürüdü.

Biz Marksist Tutum okuru gençler de bu 1 Mayıs’ta tüm bu sorunların anası olan kapitalizmin yarattığı her türlü zorbalığa karşı çıktığımız için yürüdük. Bu 1 Mayıs’ta tıpkı dünyadaki diğer gençler gibi 1 Mayıs alanlarında ortak taleplerimizi olabildiğince güçlü bir şekilde haykırarak, bugüne sahip çıktığımızı ve yarınlarımıza da sahip çıkmak için mücadele edeceğimizi gösterdik. Biz işçi sınıfının bir parçası olarak mücadele eden genç işçiler ve öğrencileriz. 1 Mayıs’a sahip çıkıyor, onun yaşattığı mücadele ruhunu yılın 365 günü diri tutmak için çabalıyoruz. Çünkü 1 Mayıs 8 saatlik işgünü mücadelesinin ötesine geçmiş, dünya işçi sınıfının bu sömürü sistemine karşı bayrak açtığı ortak bir mücadele günüdür. Bizler işçi sınıfının genç unsurları olarak bugünlerde mücadele geleneğimize sahip çıkmanın her zamankinden daha fazla önemli olduğunu düşünüyoruz. Kapitalist yıkımdan nasibi alan, güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar her yerde 1 Mayıs’ın sönmeyen ateşinin elden ele dolaşması ve genç yüreklerin ortak düşmana karşı ortak bir hınçla buluşması dünya işçi sınıfının birliğinin ne kadar hayati olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor. İşte biz gençliğe düşen görev de bu birliğe giden yola güç katmak için koşullara aldırış etmeden mücadeleye daha sıkı kenetlenmektir.