Navigation

Okurlarımızdan Kısa 1 Mayıs Mesajları

Yasaklarla ve korkuyla boğulmaya çalışılsa da 1 Mayıs geleneğini unutturmaya burjuvazinin gücü yetmeyecek. Okurlarımızdan gelen kısa mesajları yayınlıyoruz.

İşçi sınıfımız geçmişten bugüne nice mücadeleler verdi, nice bedeller ödedi. Ne acılardan geçtik de koruduk umudumuzu! Ne karanlıklardan geçtik de aydınlıklara çıktık mücadele azmimizle! Şimdi mi solduracaklar karanfilimizi? Şimdi mi solduracaklar 1 Mayıs’ımızın mücadele ruhunu? Başaramadılar, başaramayacaklar! İşçi sınıfının mücadelesinin önüne geçemeyecekler! Bitmedi daha, sürüyor o kavga ve sürecek! Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Sancaktepe’den bir kadın işçi


Kapitalist sistem bir kez daha kanıtlamıştır ki, insanlığa verecek hiçbir olumlu şeyi yoktur. Çürüdü ve artık sadece zehir saçıyor. Gelecek yine ve yine sosyalizme aittir. Demir ve çeliğin içinde yağın ve pasın arasında çalışan metal işçileri olarak, işçi sınıfının uluslararası mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a hoş geldin diyoruz. Biz metal işçileri olarak, 2020 1 Mayıs’ında ve her zaman kazanılmış haklarımızın elimizden alınmasına ve işten atmalara hayır diyerek taleplerimizi yükselteceğiz. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Gebze’den bir metal işçisi


Bizler elleri bolluk ve bereket üreten bir sınıfın evlatlarıyız, işçi sınıfının mücadeleci gençleriyiz. Gelenekten geleceğe mücadelemizi büyütüyoruz. İşçi sınıfımızın genç neferleri olarak mücadele bayrağımızı dalgalandırmaktan onur duyuyoruz. Her ne yaparlarsa yapsınlar içimizdeki mücadele ateşini söndüremeyecekler. Her koşul ve şartta örgütlülüğümüzü büyüteceğiz. İnsanlık bu zulüm ve esaret sisteminden kurtulana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü biz dayanamayız tutsaklığa!

İstanbul’dan bir grup genç işçi


Bugün 1 Mayıs! Alanları yasaklasalar da bizler ortadan kaybolmadık! Buradayız! Bugün korkuları yüzünden bizleri evlerimize hapseden burjuvazi günü geldiğinde kaçacak yer arayacak. Evet, bu böyle olacak! Biz yine marşlarımızı söyleyelim aynı duygularla! Gelecek güzel günleri düşünelim, daha çok mücadeleye sarılıp daha çok çalışalım! Direnç çiçeğinin gülleri geç açar ama açtığında da çatlattığı kayalardan dizginlenemez bir şekilde su gürül gürül akar!    

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!

Mersin’den bir kadın işçi


1 Mayıs işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. İşçi sınıfı tıpkı nehirlerin eninde sonunda denize varması gibi, birleşecek ve egemenleri dize getirecektir. Öyle korkuyor ki sermaye sınıfı bizden, bentler çekiyor önümüze, bizi derelere bölüyor, önümüze beton bariyerler dikiyor, suyumuza balçık akıtıyor. Birleşmemizi engellemek için her türlü kirli oyunu oynuyor. Ama bir gün gelir, dereler taşar, önündeki bentleri yıkıp tüm engelleri çılgınca yıka yıka okyanuslara ulaşır. Yaşasın işçi sınıfının birliği ve örgütlülüğü!   

İstanbul’dan bir öğretmen


Patronlar ve onların siyasi temsilcileri için belli ki tehlike çanları çalıyor. Kapitalist sistemin girdiği tarihsel krizin ve tüm pisliklerinin üzerini koranavirüs ile kapatmaya çalışıyorlar. Sistemin çürümüşlüğü, gericiliği ve insanlığa sömürü, savaş, sefaletten başka bir şey veremeyeceği gün gibi ortada. İşçi sınıfının örgütsüzlüğünden faydalanarak yarattıkları korku iklimi ile işçileri evlerine kapattılar. Bugün işçiler meydanları, alanları dolduramayacak, bir arada kitlesel kutlamalar yapılamayacak. Ama dilimizi kesemezler! Meydanlar yasaksa; mahalleler var, işyerleri var. İşe gittiğimiz servisler, alışveriş yaptığımız bakkal, manav, market var. Asla bizi susturamayacaklar.

Yaşasın Mayıs!

Esenyurt’tan bir emekçi


Kardeşlerim, kapitalizm tarihsel krizinin kritik bir dönemecinde debeleniyor. Bunu uzun yıllardır yaşadığım Avusturya’da da görüyor, şahit oluyorum. Viyana’dan hepinize proleter mücadele selamlarımı iletiyorum. Uzun yıllar burada yaşamakta olan bir ulaştırma sektörü emekçisiyim. Kendim, bütün göçmen emekçiler ve Avusturya işçi sınıfı adına Türkiye işçi sınıfının 1 Mayıs işçi bayramını kutlarım. Küresel neo-liberalizmin tükenmişlik ve çıkışsızlığının korona krizi şalı altında emekçi yığınlardan gizlenmeye çalışıldığı koşullarda, emekçilerin sınıfsız ve sömürüsüz özgür bir dünya kurma yolundaki mücadelesi, 2020 1 Mayıs’ına özel bir anlam ve önem kazandırmıştır. Bu bağlamda tüm dünya emekçi halklarının barış, özgürlük ve sosyalizm mücadelesi ivme kazanarak devam edecek, kapitalist sömürü ve talan düzeni tarihin çöplüğündeki hak ettiği yere fırlatılacaktır. Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın işçi sınıfının sosyalizm mücadelesi!

Viyana’dan A.E.


Selam olsun 1 Mayıs ruhunu bizlere taşıyanlara. Ben fabrikada çalışan bir kadın işçiyim. 1 Mayıs mücadele gününüzü en içten devrimci duygularımla selamlıyorum. İşçi sınıfının 1 Mayıs mücadelesi kapitalistlerin suratına bir tokat gibi inmiştir. Şimdi de o tokattan çok korkuyorlar. Biz mücadeleci işçiler olarak şunu söylüyoruz. “Gecenin içinde sen gündüzü düşle, umudu yitirme birliğini örgütle!” Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Sosyalizm!

Esenyurt’tan bir kadın işçi


“Ya sosyalizm ya barbarlık” demişti işçi sınıfının Kızıl Kanatlı Rosa’sı. İnanıyor ve biliyoruz ki örgütlü işçi sınıfı bir gün mutlaka bu zulüm saltanatını alaşağı edip, insanlığın ortak düşlerinin gerçeğe dönüşeceği sosyalist bir dünyayı kendi elleriyle var edecek. Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın sosyalizm!

MT okuru kadın işçiler


Dünya meydanları elbet yeniden işçi sınıfının “devrim” sloganlarıyla yankılanacak. Egemenlerin kirli oyunlarına kanmıyoruz, umudumuzu büyütüyoruz. Yarın nelere gebedir! Selam olsun 1 Mayıs geleneğini bugünlere taşıyanlara!

MT okuru bir grup üniversite öğrencisi


Hiçbir gelecek vaat etmeyen, bizleri yalnızlaştırmaya çalışarak çaresizliğe mahkûm etmek isteyen, intiharlara sürükleyen bu düzene boyun eğmiyoruz. Gençliğin yeri işçi sınıfının mücadele saflarıdır. Gelenekten geleceğe Marksizmin ışık tuttuğu yolda yürüyoruz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın devrimci mücadelemiz!

MT okuru gençler


Bugün kapitalizm insanlığa gün ortasında karanlığı yaşatıyor. Faşizan, otoriter, baskıcı uygulamalarla, insanlığa saldığı korkuyla zihinlere zincirler vurmaya çalışıyor. Zannediyorlar ki 1 Mayıs günü kitleleri evlere hapsederek bu ateşi söndürebilirler. Ama 1 Mayıs mücadele eden işçiler için bir ömürdür. Hesabımız bir günlük değil bir ömürlük. İşte bu nedenle şimdi daha öfkeli ve daha kararlı yürüyoruz, sonunda kapitalizmi tarihin çöp sepetine göndereceğimiz mücadelemizde.

Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Sosyalizm!

Yaşasın İşçilerin Uluslararası Mücadele Birliği!

Ankara’dan bir eğitim emekçisi


Koronavirüsü bahane edip 1 Mayıs’ta işçileri alanlardan uzaklaştıranlar, mücadeleden de uzaklaştırdıklarını sanıyorlarsa yine büyük bir yanılgı içindeler. İçimizdeki mücadele coşkusu ve kapitalizme öfke azalmış değil. Hatta daha da büyüyor. Bizi evlere tıkmaya çalışan egemenlere karşı elbet bir gün bu öfkemizi haykıracağız. Elbette bir gün işçi sınıfı kocaman gövdesiyle ayağa kalkacak ve meydanları tekrar dolduracak. Elbette işçiler bir gün tüm bu oyunları bozacak.

Yaşasın Dünya İşçilerinin Kapitalizme Karşı Mücadelesi!

Yaşasın 1 Mayıs!

Ankara’dan bir kadın işçi


1 Mayıs’ı 1 Mayıs yapan işçilerin insanca bir yaşam için uzun yıllar verdiği büyük mücadelelerdir. Asıl bayramlar işçi sınıfının en zor zamanlardan, yılmadan, güçlenerek ve artarak çıktığı zamanlardır. Ve şimdi bugün geçirdiğimiz bu süreçten de dünya işçi sınıfı olarak mücadeleyle, umutla, güçlenerek çıkacağız. İşte o zaman en büyük bayramı kutlayacağız. Sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız, savaşsız, özgürlük ve barış dolu bir dünyayı kurmuş olmanın bayramını.

Yaşasın 1 Mayıs!

Ankara’dan bir eğitim işçisi


Yeniden 1 Mayıs’tayız. Bir kez daha ayrılıkların, mesafelerin bizleri ayırmadığını gördük. Şehirler, ülkeler ayrı olsa da yarını kuracak biz gençlerin, işçilerin yürekleri ve umutları aynı. Bugünün zifiri karanlığına inat mücadelemizi ve umudumuzu büyütmenin tam zamanıdır. Mücadeleci öğrenciler, işçiler olarak şimdi her an bu umudun ve mücadelemizin büyüdüğünü hissediyorum. 1 Mayıs bizim için yarını bir olan milyarlarca işçinin mücadele bayramıdır. Yarın elbette bizimdir.

Ankara’dan bir öğrenci


Meydanlar ne içindir? Onları önemli, anlamlı kılan nedir? Onların boşluğu neyi ifade eder? Bütün bunlar kafamda dönüp dururken sonunda anlıyorum ki meydanlar, mücadelemizin, kavgamızın taşınması gerektiği yerlerdir. 1 Mayıs’ın, işçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününün de alanlara ve meydanlara taşınması gerekir. İşte o zaman bu haklı mücadele meydanlarla birleştiğinde tam olarak anlamını bulur. Değişimin, dönüşümün, birikimin toplamını gösterir bize. Birlikte, bir arada, omuz omuza olduğumuzda gösteririz dosta düşmana gücümüzü. Anlıyorum ki tam da bunun için yalanlarla, dolanlarla yasaklıyorlar işçilere meydanları. Bu şarlatanlığa inat daha da sıkı sarılalım 1 Mayıs ruhuna, daha da sıkı sarılalım kavgaya, 1 Mayıs ruhuyla.

Ankara’dan genç bir işçi