Navigation

Katledilişinin 5. Yılında On Binler Hrant İçin Yürüdü

Hrant Dink, beş yıl önce devlet güçlerinin organize ettiği bir suikast sonucunda Agos gazetesi önünde katledilmişti. Hrant’a sahip çıkan on binler, beş yıl boyunca, “Öldür Diyenler Yargılansın” diye haykırdılar. On yıllardır devletin zulmüne hedef olan Kürtler, yargılı-yargısız infazlarla, Tufan planlarıyla gencecik yaşlarında ölümle tanışan devrimciler, Dersim’de, Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de defalarca can veren Aleviler, oğullarının mezarını arayan anneler, 97 yıldır yok sayılan vahşetin kurbanları olan Ermeniler, namuslu aydınlar, yazarlar, sanatçılar, onu ayakkabısındaki delikten tanıyan vicdanlı işçiler, beş yıldır Hrant’ın gerçek katillerinin bulunmasını istiyorlar.

17 Ocakta görülen son duruşmada devlet, katliamcı yüzünü bir kez daha gösterdi. Mahkeme,“cinayetin arkasında örgüt yok” kararını verdi. 19 sanıklı davada, tetikçi Ogün Samast ve azmettirici Yasin Hayal dışındaki 17 kişi, Erhan Tuncel de dâhil olmak üzere beraat ettirildi. Beş yıl içinde deliller karartıldı, soruşturmalar kapatıldı, kayıtlar yok edildi, sorumlular aklandı! Tüm delillere rağmen, sanıkların “örgüt bağlantısı bulunmadığı” söylendi.

Karara yurtiçi ve yurtdışından gelen tepkiler üzerine, önemli zatlardan açıklamalar geldi: Başbakan, bu kararda parmağı olmadığını, zaten bu kararın neden verildiğini anlamadığını söyledi. Kararı veren hâkim Rüstem Eryılmaz, aslında bu işin arkasında örgüt olduğunu düşünüyoruz ama yeterince delil yok dedi. Savcı hepsinden cesur çıktı! Cinayetin arkasında örgüt olduğuna dair fazlasıyla delil olduğunu, mahkemenin bunları gözardı ettiğini söyledi. Savcı, meğer 20 yıllık meslek hayatında böyle şey görmemiş!

Ne var ki bu ülkedeki mazlum halklar, devrimciler, işçiler, bu zulmü, bu adaletsizliği sayısız kez gördüler, yaşadılar. Hrant Dink bu acıları yaşayan emekçileri buluşturarak, halkların kardeşliğinin simgesi oldu. Katledilişinin beşinci yıldönümünde bir araya gelen on binlerce insan, mahkemenin kararına ve devletin faşist katilleri korumasına büyük tepki gösterdi.

“Biz Bitti Demeden Bu Dava Bitmez!”

Hrant Dink’in ölüm yıldönümü olan 19 Ocakta buluşan on binler, “Bu Dava Burada Bitmeyecek” dedi. Taksim’de bir araya gelen on binlerce kişi, Şişli’deki Agos Gazetesi önüne kadar yürüdü. Halaskârgazi Caddesi üzerinde iki yönü kaplayan insan seli, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Faşizme İnat Kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Biz Bitti Demeden Bu Dava Bitmez”, “Faşistler Vuruyor AKP Koruyor!” sloganlarını öfkeyle haykırdı.

Yolun sol tarafında “Hepimiz Hrant’ız Hepimiz Ermeni’yiz”, sağ tarafında ise “Unutmayacağız Affetmeyeceğiz!” yazılı siyah pankartlarla yürüyen kitleye Grup Bandista Ermeni ezgileriyle eşlik etti. Yürüyüşe askerde öldürülen Sevaq Şahin’in ailesi, Toplumsal Bellek Platformu’ndan aileler, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HAS Parti İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, CHP milletvekilleri Şafak Pavey, Sezgin Tanrıkulu ve Musa Çam, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Vedat Türkali, Ferhat Tunç, Olgun Şimşek ve Onur Akın’ın da aralarında olduğu tanınmış simalar da katıldı.

Saat 14.30’da Agos’un önünde, Dink’in vurulduğu yere varıldı. Program saat 15.00’da saygı duruşuyla başladı. Bu sırada Hrant Dink’in yaptığı bir konuşmanın kaydı dinletildi. Hrant Dink’in arkadaşları adına gazeteci Karin Karakaşlı konuşma yaptı. Hrant Dink’in bu ülkenin bütün acılarının dermanına talip olduğunu söyledi. Karin Karakaşlı, Yargıtay’a temyizde adaleti sağlaması için çağrıda bulundu. Duygulu konuşmasıyla halklara acı çektirenlere karşı herkesi bu davanın takipçisi olmaya çağıran Karakaşlı konuşmasını şu sözlerle bitirdi.

“Gün, sadece söz söylemek değil söz vermek zamanı. Söz verelim mi birbirimize? Bu dava daha bitmedi! Söz verelim mi birbirimize? İnsanlık daha ölmedi! Söz verelim mi birbirimize? Devlet daha hesabını vermedi! Sözümüz söz olsun! Bu adaletsizlikle yaşamak hepimize haramdır. Aksi için uğraşan hepimize helal olsun!”

Konuşmadan sonra Agos’un penceresine gelen Rakel Dink, Arat Dink ve Delal Dink kitleyi selamlayarak teşekkür ettiler. Anma, Hrant Dink için hazırlanan şarkılarla sona erdi. 

Katil Devlet Hesap Verecek!

Osmanlı’dan devraldığı mirası devam ettiren TC egemenleri, Ermenileri katletmekle, sürgün etmekle, mallarını gasp etmekle yetinmediler. Onları her daim aşağıladılar. Devlet, okullarında genç nesillere Türk olmakla övünmeyi ve diğer halklardan nefret etmeyi öğretti kuşaklar boyu. Gencecik beyinleri ırkçılıkla zehirledi. Böylece egemenlerin kirli çıkarlarına alet edebilecekleri, Dink cinayetinde olduğu gibi yeri geldiğinde ellerine silah verip tetikçi olarak kullanabilecekleri Ogün Samastlar, Yasin Hayaller yetiştirildi.

Yasin Hayal, “bana karşı saldırılar giderek ciddi boyutlara ulaştı. Gardiyanlar beni tehdit ediyor. Beni sevmeyebilirsiniz ama beni bu işlerin içine çeken, gençliğimi, heyecanımı kullanan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Şimdi beni ortadan kaldırmak istiyor. Eğer cesedim bulunursa otopsi yapmayın. Benim katilim Türkiye Cumhuriyeti Devletidir” diyor.

Dink cinayetinin sorumluluğu tetikçilerle veya “Ergenekoncu”larla sınırlı değildir. Tarihsel arka planıyla beraber ele alındığında görülüyor ki Dink cinayetinden zalim burjuva devlet bir bütün olarak sorumludur.  Devlet, işlediği tüm suçların hesabını vermelidir. İsimsiz, mezarsız kurbanların anneleri bekliyor. Bu kanlı düzen, yakılarak, asılarak, vurularak, bombalanarak katledilen insanlarımızın hesabını elbet bir gün verecek!