Navigation

Viyana’da 1 Mayıs

2009 1 Mayıs işçi bayramı bütün dünyada olduğu gibi Avusturya’nın başkenti Viyana’da da 100.000 kişinin katılımıyla kutlandı. Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da Viyana’daki kutlamalar Avusturya işçi sınıfının değil, Avusturya küçük-burjuvazisinin ve onun şu anda iktidarda bulunan politik-ideolojik temsilcisi reformist Avusturya Sosyal Demokrat Partisinin (SPÖ) gövde gösterisine dönüştü. Böylece bu ülkede Enternasyonalist-Marksist bir devrimci öncü partinin eksikliği yeniden su yüzüne çıkmış oldu. Katılımcı kitlenin ezici çoğunluğunun bu partinin ve ona bağlı çeşitli kitle örgütlerinin safları içinde yürüdüğü kutlamalarda, SPÖ’nün yanı sıra Avusturya Komünist Partisi, Avusturya İşçi Sendikaları Birliği, RSO, der Funke, Kommunistische Initiative, Linke Wende, RKL gibi devrimci gençlik örgütleri kendi kortejleriyle hazır bulundular. Mitinge buradaki Türkiyeli sol çevrelerden de katılımlar gerçekleşti.

Viyana parlamentosu ve Viyana devlet opera binası önünde olmak üzere iki ana kolda toplanan kitleler daha sonra Viyana şehir merkezini çevreleyen büyük Ring Strasse’de yürüyüşe geçtiler. Katılımcı örgütler aynı zamanda ekonomik kriz başta olmak üzere çeşitli güncel konularla ilgili bildiri ve broşürlerini de dağıttılar. Kutlamaların sona ermesine az bir süre kala Avusturya Komünist Partisi (KPÖ) parlamento önünde birkaç bin kişinin katılımıyla bir miting düzenledi. Bu mitingde, ekonomik krize karşı burjuva hükümetin izlediği emek düşmanı politikaların eleştirildiği konuşmalar yapıldı.

1 Mayıs kutlamalarının hemen ardından bundan on yıl önce iki polisin kötü muamelesi sonucu boğularak hayatını kaybeden siyah Afrikalı Marcus Omafuma’nın anısına geniş katılımlı bir ırkçılık karşıtı gösteri düzenlendi. 1 Mayıs kutlamalarından ayrılan kalabalığın bir kısmı bu gösteriye katılarak ırkçı, yabancı düşmanı parti ve gruplara gözdağı verdiler.

Kutlamalar sırasında yolun kenarında SPÖ üyesi bir gencin “daha güvenli bir Viyana için daha fazla polis” kampanyasına imza toplamaya çalışması, bu partinin gerçek ideolojisi hakkında yeteri kadar ipucu veriyordu. Benden imza istediğinde, “polis devleti istemiyorum” cevabını aldı ve gülümseyerek uzaklaştı. İşlenen suçların büyük bölümünün sorumlusunun, insan ruhunu ve insan ilişkilerini çürütüp yozlaştıran kapitalizm olduğu gerçeğine gözlerini yumup, bunun önünü daha fazla polis kuvvetiyle almaya kalkışan bir zihniyet, ancak burjuva zihniyeti olabilir.

Sosyal Demokrat Parti birçok işçi, kadın ve gençlik kuruluşu içinde kök salmış ve örgütlenmiş bulunuyor. Onun reformist, uzlaşmacı ve kaypak ideolojisi bu ülkede işçi sınıfı için diğer burjuva partilerinden daha fazla bir şey ifade etmemekle birlikte, bu parti hâlâ Bruno Kreisky zamanında izlediği Keynesçi politikaların ekmeğini yiyor. Bir de buna enternasyonalist-komünist bir öncünün yokluğu eklenince 1 Mayıs SPÖ’nün bayramı olup çıkıyor.

Buraya kadar olan izlenimlerden de anlaşılacağı üzere, Avusturya’da 1 Mayıs içi boşaltılarak bando-mızıka eşliğinde kutlanan bir küçük-burjuva geleneği haline getirilmeye çalışılmış. Bunda da belli bir ölçüde başarılı olunmuş. Ama kapitalizmin derinleşen krizleri ve onun yol açtığı sosyal-ekonomik yıkım, artan toplumsal huzursuzluk, keskinleşen sınıf savaşı, 1 Mayıs’ın içini boşaltma ve onu rutinleştirme çabalarını boşa çıkaracak, 1 Mayıs devrimci proletaryanın, işçi sınıfının bayramı olarak kutlanmaya devam edecek.

Yoldaşça selamlarımla.