Navigation

Nâzım’ın Dizeleriyle “İstanbul’da 1 Mayıs”

İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet işçilerin mücadelesini anlatan nice şiirler yazmıştır. Öyle ki Türkiye’de sınıf hareketi onun şiirleriyle tasvir edilir olmuştur. Yıllardır dilden dile aktarılan bu mücadele şiirlerine bu 1 Mayıs’ta bir yenisi daha eklendi. TÜSTAV, Komintern Arşivi’nin 1925 yılındaki belgeleri arasında bulduğu Nâzım Hikmet’in 1 Mayıs için yazmış olduğu “İstanbul’da 1 Mayıs” şiirini yayınladı.

1 Mayıs, 1889’dan beri dünyanın pek çok ülkesinde emek, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanıyor. Bu topraklarda da işçiler 1909’dan başlayarak dünya işçi sınıfının mirasına, 1 Mayıs’a sahip çıktılar. Özellikle 1921 yılında İstanbul’da 1 Mayıs, dönemin koşullarına ve yasaklamalarına rağmen coşkuyla kutlandı. Şirket-i Hayriye, Haliç İdaresi, Baruthane, Feshane, Zeytinburnu deri fabrikaları; Fatih, Aksaray, Harbiye hatlarındaki tramvay işçileri 1 Mayıs’ta iş bırakmışlardı. İstanbul kırmızı rozetli ve flamalı işçilerin coşkulu yürüyüşüne sahne olmuştu. Nâzım Hikmet’in dizeleri tarihi nasıl da canlandırıyor zihnimizde:

İstanbul’da 1 Mayıs

Kıpkızıl, kan kırmızı bayraklarımızın alevinden

Sarı korsan bir balon gibi soldu güneş.

Ciğerlerimizde şişen türküler ateş!

Kol kola

Düştük yola

Yedikule’den amele evleri Sirkeci’ye dayandı,

Karagümrük kırmızıya boyandı.

Kasımpaşa tersaneyi yüklendi sırtına,

Geçtik köprüden

Geliyoruz:

Yol ver bize Cadde-i Kebir!

Kaldırımları söken topuklarımızla

Tokatlıyan’da göbekli mebusları tokatladık.

Osmanbey’in ensesine atladık!

Zifosladık Şişli’nin kadife mantosunu!

Bugün toz kondurmuyoruz keyfimize!

Bugün “Mayıs Bir”!

Bir Mayıs’ta İstanbul

Bizim olmuş gibidir!

Türkiye’de sınıf hareketinin zirve yaptığı dönem, 1970’li yıllardı. 1 Mayıs’ın Türkiye’de bir mücadele geleneğine dönüşmesine giden yolda, o dönemin İstanbul’unda topraklı yollardan, fabrikalardan mahallelerden sokaklara dökülen işçilerin ayak izleri vardır. Kaldırımları söken topuklarıyla akın akın zapt ettiler İstanbul’u işçiler. İşte işçilerin gücünü gören patronlar sınıfı bu yüzden kana buladılar 1977 1 Mayıs’ını. Kol kola yürüyen işçi sınıfının muhteşem kudretinden korktukları için… Bugün de korkuyorlar. Burjuvazi içinden çıkamadığı kapitalist krizin sonuçlarının işçileri birleştireceğini çok iyi bildiği için korkuyor. İşte bu nedenle tüm dünyada pompalanan virüs korkutmacasıyla işçileri evlerine hapsettiler. Fakat mücadelenin her koşulda ve her yerde sürdürülebileceğini bilen devrimci işçiler haklı kavgalarına devam edeceklerdir. Dün olduğu gibi yarın da meydanları zapt edeceklerdir. Ve bir gün mutlaka dünyanın tüm meydanları işçi sınıfın zafer nidalarıyla yankılanacaktır. Nâzım Usta’nın dediği gibi:

Yangınları haykıran Yangın Kulesi tepeden bakma bize

Bir gün elbet

Seni borazan yapacağız kendimize,

İstanbul’un ağzı

Haykıracak kızıl inkılâbımızı!

sonraki yazı ...
Tuhaf Zamanlar