Navigation

Devlet Barış Gününde de Saldırdı, Barış Eli Havada Kaldı!

İstanbul Kent Konseyleri tarafından İstanbul’da organize edilen 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingine polisin gerçekleştirdiği saldırılar damgasını vurdu. Polisin saldırısını protesto eden miting tertip komitesi, mitingi yarıda kesti. Kitlenin dile getirdiği “siyasi ve askeri operasyonlar durdurulsun” talebi polisin vahşice saldırılarıyla bir kez daha susturulmak istendi.

1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle barış mesajlarını vermek, anti-demokratik uygulamaları protesto etmek ve “savaş değil, onurlu barış” taleplerini dile getirmek için Kadıköy Tepe Nautilus önünde toplanan emekçiler, kortejler halinde saat 13’e doğru miting alanına doğru yürüyüşe geçtiler. Eyleme BDP, Blok milletvekilleri, EMEP, ÖDP, SODAP, ESP, DSİP, BDSP, MBP, KÖZ, Barış Anneleri ve KESK katıldı.

AKP hükümetinin uyguladığı askeri operasyonlara derhal son verilmesi talebini ifade eden pankart ve dövizler taşıyan, barış istemini dile getiren sloganlar atan kitle, birçok kez çevik kuvvet polisinin tacizleriyle karşı karşıya kaldı. Polisin provokasyonlarını aşan kitle “Yaşasın Halkları Kardeşliği!”, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi!”, “Biji Bratiye Gelan!”, “An Azadi, An Azadi!”, “Askere Gitme Kardeş Kanı Dökme!”, “Katil Erdoğan!” sloganlarıyla arama noktalarına kadar geldi. Polis, arama noktasında üstünü aratmak istemeyen kitlenin üzerine gaz bombaları atarak mitingin gerçekleşmesine engel olmaya çalıştı. Polisin saldırısı birçok insanın yaralanmasına neden oldu. Miting tertip komitesi kürsüden defalarca polisin geri çekilmesi, gaz bombası atmaması çağrısında bulundu. Kitle kendi güvenliğini, oluşturduğu insan zinciriyle sağlamaya çalıştı.

Miting programı saygı duruşu ile başladı. İstanbul Demokratik Kent Konseyi’nden Dursun Yıldız mitingin, Çukurca’da katledilen canlı kalkan Yıldırım Ayhan’a adandığını belirtti. Tertip komitesi adına konuşan Meliha Barışlı da Kürt sorunu konusunda AKP hükümetinin uyguladığı politikaları eleştirdi ve savaş yanlısı politikalara karşı Emek, Demokrasi ve Özgürlük cephesinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Polisin kitleye gaz bombasıyla saldırıp mitingi provoke etmeye devam etmesi, yaralı sayısının artması üzerine tertip komitesi polisin saldırısını protesto etmek üzere mitingi bitirdiğini açıkladı. Dönüş yolunda da polisle kitle arasında çatışmalar sürdü. Polis çok sayıda insanı gözaltına aldı. Kadını, genci, işçisi, emekçisiyle barış talebini haykırmak için toplanan kitleye uygulanan polis terörü siyasi iktidarın Kürt sorunu konusundaki tahammülsüzlüğünü bir kez daha açığa çıkarttı. Kürt halkının barış talebine kulaklarını tıkayan AKP hükümeti, savaşın ve baskının devamından yana olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Egemenlerin vahşice saldırısı ezilen halkların mücadelesini durduramamıştır. Kürt halkının demokratik talepleri derhal karşılanmalıdır. Türkiye işçi sınıfı da, kendisini de özgürleştirmek için ezilen Kürt halkının yanında olmalıdır.