Navigation

17 Ağustos Depreminden 20 Yıl Sonra

Geride 30 bine yakın ölü, 100 binden fazla yaralı bırakan ve Düzce’den İstanbul’a çok geniş bir alanda büyük bir yıkım yaratan Gölcük depreminin üzerinden 20 yıl geçti. 17 Ağustos 1999’dan bu yana geçen yirmi yıl zarfında, bu depreme dair AKP hükümetinin her düzeydeki yetkilisinden bolca laf duyduk. Ama yakın zamanda İstanbul’da çok daha büyük bir yıkım yaratması beklenen bir deprem gerçeği varken, hükümetin bu tehdidi inşaat rantına ve sigorta soygununa çevirmek dışında hiçbir adım atmadığını gördük, görmeye de devam ediyoruz. Bu süreçte pek çok kentte yaşanan ağır yıkımlı depremlerde de aynı vurdumduymazlığa tanık olduk. Elbette büyük bir felâket fırsatçılığı eşliğinde…

Bu yirmi yıl zarfında devletin, iktidar partisinin, belediyelerin ve sermayenin sergilediği tutum, kapitalizmin aynası niteliğindedir. Gölcük depremini ve AKP hükümetinin deprem fırsatçılığını ele aldığımız aşağıdaki yazılarımızda da ifade ettiğimiz gibi, doğayı ve emeği sömürerek var olan sermayeden ve onun hükümetlerinden, depreme, sele, kasırgaya karşı önlem almaları, emekçiler için güvenli konutlar inşa etmelerini beklemek abesle iştigaldir. Daha büyük acılar yaşanmasının önüne geçmenin yegâne yolu ve en büyük önlemi, bu sömürü, vurgun ve soygun düzenini ortadan kaldırmaktır. Gölcük depremi ve sonrasında yaşanan yirmi yıl, bu gerçekliği döne döne kanıtlamıştır.