Proleter Devrimimiz!


Hangi umut cümlesi
İçinde sen geçmeden kurulabilir?
Hangi dağın yüceliğinin hükmü vardır
Doruklarına senin adın yazılmadan?
Hangi ateş ısıtır insanı
Senin sevdanla yanmıyorsa?
Hangi ekmek doyurur insanı
Hamuru senin aşkınla mayalanmıyorsa?
Hangi kumaş bahar gibi
Allı yeşillidir,
Sarar sarmalar bedenini,
Seni düşünerek,
Senin için dövüşerek dokunmuyorsa?
Hangi kitap 
Doğru yolu gösterir,
Her satırında
Senin adın zikredilerek okunmuyorsa?
Yiğitlik midir bir başkası,
Zulmün sarayları
Senin aşkın ile yıkılmıyorsa?
Hangi yol 
Büküle kıvrıla…
Hangi yol dere tepe aşarak…
Hangi yol,
Bir dağın kenarından sessiz sedasız savuşarak,
Bir yürekten bir yüreğe kavuşturur insanı
Adımları
Senin hayalinle atılmıyorsa.
Hangi nehir dolar taşar
Ve ulaşır boynu bükülmüş başaklara
Hangi ananın
Yürek yangını söndürülebilir?
Dünya nasıl onurdan,
Ve özgürlükten yana döndürülebilir?
Bütün benliğinle 
Senin için yaşamak
Ve senin için ölmek göze alınmıyorsa?
Sen ki ayaklarımız ve ellerimizsin.
Sen ki varlığımız ve benliğimizsin.
Sen ki geçmişten gelen geleceğimizsin.
Sen ki yüreğimizi ısıttığımız,
Sen ki yaramızı sağalttığımız,
Sen ki bütün yokluğumuz ve varlığımız…
Proleter devrimimizsin!