Sorun Hele


Siz bütün dereleri kurutun,
Kirletin bütün denizleri…
Bütün ağaçları kesin,
Dağıtın bütün kuşların yuvalarını…
Yeşilin hangi tonu varsa 
Hangi tonu varsa yaşamın
Düşman kesilin tekmiline birden…
Balıkları balık olduklarına,
Yaşamın rahminden çıkan ne varsa
Pişman edin anasından doğduklarına…
Biz gıkımızı çıkarmayalım.
Çıkarmayalım çünkü:
Komünist olmak var işin sonunda.
Komünist olup sürgünlere yollanmak,
Mahpus damlarında yıllanmak 
İpin ucunda sallanmak var işin sonunda.
Sorun hele
Sorun
Uzuun uzun kıvrılan yollarınızdan
Gocunmuş muyuz hiç komünist olmaktan
Ve şehir şehir
Sürgünlere yollanmaktan 
Lakin sürgün yeri değil
Yurt olur gittiğimiz yerler bize
Çünkü biz 
Yurt edinmişiz 
Dünyanın neresi olursa olsun kendimize
İşte bu nedenledir ki
Yürüdüğümüz yollar kahır değil
Olsa olsa kavganın yolları olur bize
Sorun hele 
Yağlı ilmiklerinizden
Sorun
Gerisin geri gitmiş mi hiç adımlarımız
Eğilmiş mi zulmün karşısında
Sevgilinin kollarına uzatır gibi uzattığımız boyunlarımız?
Olsa olsa
Yağlı urganlarınız
Hasretle boynumuza sarılan yoldaşlarımızın
Kolları olur
Zindanlarınız karanlıkmış öyle mi?
Çürütürmüş adamı?
Koparıp atarmış yaşamın kollarından
Ağacın dallarından koparıp atar gibi yapraklarını
Atılınca içeri
“Yatarsan on yıl on beş yıl
Daha da yatacağından başka”
Eğer yatmasını bilmiyorsan
Kaldırıp ceketini
Bir kenara atar gibi 
Atmasını bilmiyorsan efkârını;
Puslu bir havada yönünü kaybeder gibi,
Nerden gelip
Nereye gittiği belli olmayan 
Beyhude bir keder gibi
Kolun kanadın kırılıp yanına düşer gibi
Başına çökermiş adamın mahpus damları
Sorun hele 
Karanlık damlarınıza
Sorun 
Hangimizin yanına düşmüş elleri
Hangimiz yorulup yıkılmışız
Karartmışız sol memenin altındaki cevahiri
Olsa olsa karanlık damlarınız 
Daha gitmek için 
Dere tepe yolları
Bir solukluk gardaş damları olur.