Navigation

Ben Muhammed Aden

  Ben Muhammed Aden 
  Evet… 
  İstemeden girdim hayatınıza, biliyorum.
  Ne siz,
  Ne de ben, istemeden.
  Ve fakat takdir edersiniz;
  Hiç kimse 
  Yerinden yurdundan kopmaz,
  Dağların, denizlerin koynuna atmaz,
  Kurban etmez ne kendini, 
  Ne de çocuklarının körpe bedenlerini
  Durup dururken.
  Egemenler kirli ellerini
  Uzatmadan önce benim memleketime de,
  Aklımın ucundan bile geçmezdi
  Yerimden yurdumdan kopmak,
  Kul köle olmak “Başkalarının” memleketlerinde.
  Başkalarının memleketlerinde ölmek,
  Gömülmek başkalarının memleketlerine…
  Kimi zaman,
  Kıyıya vuran ölü bedenlerimizle girdik evlerinizden içeri;
  Kimi zaman,
  En adi mahlûklar gibi
  Yaka-paça sökülüp atıldık sınırlarınızdan dışarı.
  İçerde olmak ne demekti,
  Dışarda olmak ne demek
  Çoktan yitirmişti anlamını.
  Tel örgüler 
  Nasıl oluyordu da 
  Üzerinden geçtiği yerleri bölüyordu böyle ikiye?
  Nasıl oluyordu da
  Dünyanın her yerinde kardeşken papatyalar,
  Bölünüyordu papatyaların dünyası böyle?
  Tel örgülerin iki tarafında da açarken
  Peygamber çiçekleri mavi mavi,
  İki tarafında da aynıyken toprağın kaderi, 
  İki tarafı da ıslatırken yağmur rahmetiyle,
  Çalışıp aç kalırken nasırlı eller bizde
  Ve sizde de,
  Yani
  Üreten ellerin kaderi
  Ortakken dünyanın her yerinde,
  Nasıl oluyor da düşman oluyoruz birbirimize?
  Ben Muhammed Aden…
  Buraya gelmeden önce de
  Bir hayatım vardı benim. 
  Yani sonrası bir yana, öncesiz değilim.
  Yani
  Birden bire,
  Yani
  Durup dururken çıkmadım yerin dibinden.
  Yani
  Buraya gelmeden önce de çalışır
  Kazanırdı hayatımı nasırlı ellerim.
  Demir dövüyorum sizin memleketinizde. 
  Demir büküyorum.
  Kendi memleketimde de demir döver,
  Demir bükerdim.
  Gözlerimden yaş hiç eksik olmuyor sizin memleketinizde.
  Kendi memleketimde de demir döver
  Gözyaşı dökerdim.
  Yetmezdi kazancım doyurmaya çocuklarımı
  Kendi memleketimde.
  Burada da yetmiyor… hem de hiç…
  Biliyorum, sizinki de…
  Kimilerine ve hatta büyük çoğunluğa göre
  Patronlar bizim yüzümüzden atıyormuş işçileri… 
  Ve gene 
  Biz daha ucuza çalıştığımız için düşüyormuş ücretleri.
  Sanki biz ucuza çalışmaya çok “can atıyormuşuz” gibi.
  Bilirsiniz; 
  Açlığın acımasız elleri
  Gelip yapıştığında boğazınıza,
  Aç bırakmaktansa çocuklarınızı
  Değil ucuza çalışmak,
  Canınızı vermeye bile razı gelirsiniz.
  Ve hatta belki,
  “Kriz onların yüzünden çıktı” diyenleriniz bile vardır.
  Bizmişiz gibi sanki bütün bu musibetlerin sebebi. 
  Fakat 
  Bilmiyor büyük çoğunluk;
  Nasıl da fırsatçı olduğunu ticaret erbabının,
  Ve patronların sizin memleketinizde…
  Aynı, bizim memleketimizde
  Ve 
  Bütün dünyada olduğu gibi.
  Yani şimdi meselâ,
  “Biz” mi demişiz “hesapsızca arttırın kiraları” diye 
  Fırsatçı ev sahiplerine?
  Sanki o evlerde, biz
  Daha pahalıya oturmuyormuşuz gibi.
  Hem de 
  Daha ucuza çalıştırıldığımız halde.
  “Biz” mi istemişiz meselâ
  Patronlardan düşürmelerini ücretleri?
  “Biz” mi demişiz atın diye sokağa işçileri?
  Yani şimdi “bizim” yüzümüzden mi
  İşsizlik varsa sizin memleketinizde,
  Aynı bizim memleketimizde 
  Ve bütün dünyada olduğu gibi?
  Yani yoksulsa insanlar; ve açsa…
  İşsizlik yok muydu yani
  Sizin buralarda “biz” gelmeden önce?
  Patronlarınız işten atmaz mıydı işçileri?
  Yoksul değilmiydiniz bizim gibi,
  Hem de yor yoksul değil miydiniz biz gelmeden önce de?
  Peki,
  Bizim memleketimizdeki açlık kimin yüzünden?
  İşsizlik,
  Evsizlik,
  Geleceksizlik…
  Peki, biz kimi suçlayalım
  Attığı için patronlar bizi işten?
  Ve doymadığımız,
  Ve sürüldüğümüz için memleketimizden.
  Ve onurumuz
  Lime lime edilerek alındığı için ellerimizden.
  Belki de, kimilerine göre keyfimizden!
  Peki ya Amerika’daki, 
  Afrika’daki,
  Avrupa’daki işçiler neden atılırlar işlerinden?
  Neden doymazlar? Sebebi kim?
  Ve bütün dünyada,
  Neden sürülürler oradan oraya yoksullar?
  Savaş, ölüm, sefalet, kimin yüzünden?
  Ben Muhammed Aden;
  İstemeden girdim hayatınıza, biliyorum…
  Ne siz,
  Ne de ben, istemeden…
  Ne isterim işinden olsun herhangi biriniz,
  Ne de, kimsenin çocuğu aç kalsın benim yüzümden.
  Ama isterim,
  Hem de çok isterim
  Hepimizin karnının ortak bir kazandan doymasını, 
  Ve bütün dünyanın 
  Hepimizin ortak vatanı olmasını.