Navigation

Şubat 2018 tarihli yazılar

Marksizm ve Gençlik

Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz sokaklarında kendilerini yitiren burjuva ve küçük-burjuva karakterli unsurlar ise, sağ ve sol görünümlü siyasal akımların buluşmasına hizmet ediyorlar.

Nasıl Unutalım Sizleri!

Bazı aylar vardır, kimi anlamlarla bütünleşmiştir adeta. Yaşananlar, yaşattırılanlar, belleğimizde bir bir sıralanırlar. Haziran günleri, Şubat Devrimi, Ekim Devrimi… Peki ya Ocak ayı bizler için ne ifade eder? Yılın ilk ayını mı yoksa kış mevsimini mi sadece?

Genetik ve Robotikteki Gelişmeler: Nereye?

Bilim ve teknolojiyi de kapsayan üretici güçler bugün o denli gelişmiştir ki, gelinen düzey kapitalist üretim ilişkileriyle hiçbir şekilde bağdaşmıyor. Üretici güçler kendilerini cendere altına alıp daha hızlı gelişmesinin önüne engeller diken kapitalizme adeta isyan etmektedir. Gelişimin ortaya çıkardığı potansiyel olanaklar muazzamdır, fakat kapitalist işleyiş bu potansiyeli çarpıtmakta ve çürütmektedir. Bir yol ayrımındayız; ya insanlık kapitalizmi bilinçli eylemiyle yıkmayı başarıp bilimsel ve teknolojik olanakların parlak bir geleceğe zemin teşkil etmesini sağlayacaktır ya da kapitalist sistem bu olanakları suiistimal ederek çürümeyi daha da derinleştirmekle kalmayacak, insanlığı çok boyutlu bir felâkete sürükleyecektir.

Haft Coffee Hizmete Başladı!

Yalova’nın merkezinde bir ay önce bir kafe açıldı. Bu kafe “cezaevi konsepti” ile inşa edilmiş. İşletme sahibi her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmüş. “Hiç hapse girmeyenlerin bu deneyimi mutlaka yaşaması gerek” diyenlerin örneğin “barış” mesajlarını sosyal medya hesaplarından paylaşmaları yeterlidir bu “deneyimi” yaşamaları için!

Madenlerin Özelleştirilmesinde Gerçek Niyetler

AKP hükümeti, içine girilen çok boyutlu kriz koşullarında sermayenin kârını maksimize edebilmek için, emeğin ve doğanın tahribatını hiçe sayan adımları birbiri peşi sıra atıyor. Dizginsiz sömürünün önündeki tüm engelleri kaldırmak üzere maden yasaları değiştiriliyor, dünyanın en kirli havası pahasına kömüre yönelim teşvik ediliyor. Hükümetin planlarının bir ayağını da kömür madenlerinin özelleştirilmesinin tamamlanması oluşturuyor.

Medya Çağının Salgın Hastalıkları

Körleştiren Görüntüler, Sağırlaştıran Sesler, Sağduyusunu Yitiren Kitleler!

Doğruyu, güzeli, iyiyi ve hakikati kitleler halinde yitirmek neden ve nasıl mümkün olabiliyor? İnsanoğlunun yaşadığı dünyayı anlamak ve kendi istekleri doğrultusunda değiştirmekteki muazzam serüveni düşünüldüğünde kimilerinin aklına bugün bir anomali mi yaşıyoruz sorusu takılıyor olabilir.

Bedreddin İsyanı ve Eşitlikçi Toplum Düşü

Egemen sınıfların yazdırdığı tarih kitaplarında ne ezilenlerin zulüm içinde yaşadıklarından ne de kendilerine karşı ayaklanan kitlelerin haklı özlemlerinden, daha adil bir yaşam istemlerinden söz edilir. Ancak her çağda, her dönemde zulme karşı mücadele verilmiştir. Ezilenlerin ileriye yürüyüşü zorlu zamanlardan geçmiştir ve devam etmektedir. Karanlık dönemlerde verilmiş çabalar tarih bilinci ışığında günümüze aktarılıyor. Günümüzde bile Bedreddin ve yoldaşlarının sahip çıktığı eşitlikçi-komünal değerler önemini hiç yitirmeyen tarihsel özlemler olarak korunuyor. Ölümünden 600 yıl sonra bile Bedreddin ve yoldaşlarının savunduğu değerler hâlâ taptazedir.

Marksizm Özgürleştirir

Özgürlük nedir? Kapitalizmde özgür insan olmak ne ifade eder? Türk Dil Kurumu sözlüğünde özgürlük, “her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu, hürriyet” olarak tanımlanıyor. Peki, “her türlü dış etkiden bağımsız olmak” gerçekten mümkün mü?

HDP Kongresi On Binlerin Katılımıyla Gerçekleştirildi

Haftalardır gözaltılarla, ev baskınlarıyla ve tutuklamalarla devam eden yıldırma operasyonuna rağmen HDP 3. Olağan Kongresi, 11 Şubatta, Ankara Spor Salonunda, on binlerce partilinin ve konuğun katılımıyla gerçekleştirildi. Baskı ve saldırılara rağmen kongreye katılım çok yoğun ve coşkulu oldu.

Bilim Çocukları Yaşatmak İçin Olmalı

İnsan vücudunun en önemli organı beyindir. Bilim “beyin bir hayatta kalma aracıdır” diyor. Peki, beynimizi diğer organlarımızdan ayıran en önemli özellik nedir? Beyin diğer organlarımıza göre pek çok işlevi olan ve işlevini tek bir cümleyle tanımlayamadığımız bir yapı.

İclal Nergiz’in Sürgününe Son!

Düzen sahipleri hakkını arayan, sesini yükselten işçilerden hep korkarlar. Kirli çarklarına çomak sokulmasından hoşlanmazlar. Bundandır ki böyle işçileri ya işten atarlar ya da yerlerini değiştirerek diğer işçilerden yalıtmaya çalışırlar. İşçilerin aynı yönde hareket etmelerine, örgütlü bir tepkinin yükseltilmesine mani olmaya çalışırlar. Ama işçiler inatla bir araya gelmeli, birleşmeli ve hep birlikte haksızlıklara dur demelidir. İclaller çoğalmalı, büyümeli, örgütlülüğe kavuşmalı ve haksızlığa karşı öfkemiz mücadeleye dönüşmeli.

Sosyalist Yazar Sabahattin Ali

Sabahattin Ali, bedeli ne olursa olsun düzene ve düzenin işbirlikçilerine karşı mücadeleden vazgeçmemiştir. Onun baş eğmez, düzenle uzlaşmaz tutumu bugünlere, devrimci işçilere miras olarak kalmıştır. Bu miras unutulmayacak, gün gelecek Sabahattin Ali’nin de özlem duyduğu o günler, bütün ezilenler için aydınlık günler gelecek.

Dünya Değişiyor, Değişecek!

Patronlar sınıfı değişen dünyada kendi sınıf çıkarları için önlemler alıyor ve kafa yoruyorlar. Onların kendi çıkarları için aldığı önlemler bizler için savaş demek, yoksulluk demek, kısacası bizler için cehennem demek! Bu planlarında epey bir yol aldıklarını da söyleyebiliriz. Dünyanın hemen hemen her köşesinde “güçlü liderler”, “güçlü hükümetler” işbaşına geliyor ve ırkçı, milliyetçi, göçmen karşıtı söylemlerle işçi sınıfını bölüyor, halklar arasına düşmanlık tohumları ekiyorlar.

Sacco ile Vanzetti’nin Hikâyesi

Ölümlerinin ardından 91 yıl geçti, ama Sacco ve Vanzetti iyiliğin, kardeşliğin, sevginin ve güzelliğin hâkim olduğu, sömürüsüz bir dünyayı kurmak isteyenlerin kalbinde ve bilincinde yaşamaya devam ediyor! İnandığım devrimci mücadele Sacco ve Vanzetti’yle tanıştırdı beni. Çünkü onlar da ölesiye inanıyordu mücadeleye. Belki siz de tanışmak istersiniz.

Emperyalist Savaş Makinesi Tüm Dünyada Vites Yükseltiyor

ABD, yürümekte olan Üçüncü Dünya Savaşını büyük güçlerin daha açıktan karşı karşıya gelecekleri yeni bir evreye doğru hızla ilerletmeye hazırlanmaktadır. Bunun anlamı, savaş makinesi vites yükseltirken dünyanın başına daha büyük belâlar örülecek oluşudur. Üstelik nükleer cephanenin modernize ve yeniden inşa edileceğinin ifade edilmesi, buna nükleer belâların da dâhil olduğunu gösteriyor.

“Ne Kadrosu Yahu, Çalışıyorsunuz İşte”

Temelleri daha önce atılmış olsa da AKP hükümetleri döneminde iyice yerleşen ve yaygınlaşan taşeron çalışma, bugün 2 milyondan fazla işçiyi kapsamaktadır. Taşeron firmalarda çalışmak da, malûm, işçilerin en büyük sıkıntılarından biridir. Kötü çalışma koşullarında, düşük ücretlerle, güvencesiz, örgütsüz çalışmak demektir çünkü taşeron işçiliği. Bu yüzden taşeronda çalışan işçilerin çoğunun en önemli arzusu, kadrolu işçi pozisyonuna geçmektir.

Burjuvaziyi Korkutan Sistem Krizi Gerçeği

Kapitalizm tarihsel bir sistem krizi içerisinde nicedir debelenip duruyor. Kapitalistlerin bu tarihsel çıkışsızlığı her alanda çeşitli olgularla kendini dışa vuruyor. Kâr oranları düşüyor, kapitalizmin sınai çevrimleri içerisinde ekonomik krizler canlanma dönemleri adeta yaşanmıyormuşçasına geniş zamana yayılıyor. İşsizlik katlanarak artıyor, ücretler eriyor, iş ve yaşam koşulları çekilmez hâle geliyor. Açlık ve sefalet koşulları derinleşiyor. Toplumda gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün akıl almaz boyutlara ulaşıyor.

Sınıf Bilinçli Kadınlar Olarak Çok Şanslıyız

Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan bir grup kadın işçiyiz. Ezgi Şanlı’nın Marksist Tutum’da yer alan yazı dizisi üzerine zaman zaman bir araya gelerek devrimci işçi önderlerinin hayatlarını ve devrimci yaşamlarını öğrendik. Rusya ve Türkiye’de yaşamış devrimci kadınların mücadele azimleri bizlere umut veriyor.

“Parçalanan Dünyada Ortak Geleceği” Davos’ta Oluşturmak!

Bu yıl 23-26 Ocak tarihleri arasında İsviçre’nin Davos kentinde 48. Dünya Ekonomik Forumu “parçalanan dünyada ortak gelecek oluşturmak” gibi ironik bir başlıkla toplandı. G7 ülkelerinden altısı liderler düzeyinde katıldı. Bu “ortak gelecek oluşturucular”, kapitalist rekabet ve hegemonya mücadelelerinin sonucu parçalanan, büyük acılar, göç ve yıkımla sarsılan dünyanın bu hale gelmesinden hiç sorumlu değillermiş gibi görünüyorlardı.

Rızası Yoktur!

Geçtiğimiz günlerde tekrardan gündeme geldi ÇOCUK İSTİSMARI! İstanbul’da bir hastaneye 18 yaş altı 115 gebe çocuğun başvurduğu ve bunların bildiriminin yapılmadığı ortaya çıktı. Aslında bizler biliyoruz ki hep vardı bu vahşet. Sistem ve onun kurumları, yargı sistemi, kolluk kuvvetleri engellemedi, durdurmadı küçücük çocuk bedenlerine uzanan elleri.

Umudun ve Direncin Sesi: Victor Jara

Victor Jara 28 Eylül 1932’de Şili’nin küçük bir köyü olan Lonquen’de yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Daha küçük bir çocukken babası evi terk eder. Annesi Amanda düğünlerde, cenazelerde, çeşitli etkinliklerde gitar çalıp şarkı söyler. Jara’nın müziğe ve gitara olan ilgisi de böyle başlar. İlerleyen yıllarda müzik her zaman hayatında olacak, yeri geldiğinde gitarını ve şarkılarını silah olarak kullanacaktır.

Kıyamete 2 Dakika Kaldı!

Kıyamet saati 1947’de ayarlandı. Bu saat dünyanın sonunu getirecek yıkımların ne kadar yakın olduğunu anlatmak ve göstermek amacıyla oluşturuldu. Bugüne kadar 22 kez değiştirildi. Saat yalnızca dünyadaki olumsuz olaylara göre değil aynı zamanda olumlu olaylara göre de güncelleniyor. Yani olumsuzluklar arttıkça saat ileri, olumlu gelişmeler yaşandığında ise geri alınıyor. Örneğin 1990 yılında “soğuk savaş”ın sona ermesiyle birlikte saat gece yarısından 17 dakika öncesini göstermeye başladı. Bu tarih “kıyamet”ten en uzak yıl olarak tarihe geçti. Ama egemenler o yıldan bu yana saatin ilerlemesi için ellerinden geleni artlarına koymadılar.

Sen, Ben, O Birer Mumuz

İçinden geçtiğimiz dönem pek karanlık, adaleti bu karanlıkta mum ışığıyla arıyoruz. Onlarca gazeteci ve siyasetçi tutuklu… İşçiler geçmişte büyük mücadelelerle elde ettikleri grev hakkını kullanamıyorlar. OHAL gerekçesiyle grevler, mitingler yasaklanıyor. Ücretler düşük, zamlar cep yakıyor. Temel gıda ihtiyaçları bile kilo ile değil tane ile alınıyor artık. Emperyalist devletlerin Ortadoğu’da yürüttüğü savaş devam ediyor. Her gün yüzlerce insan ölüyor, insanlık ölüyor!