Navigation

Viyana'da 1 Mayıs Kutlamaları

Avusturya’nın başkenti Viyana her yıl olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs işçi bayramı kutlamalarına sahne oldu. Avusturya işçi sınıfının, emekçi halkının ve ilerici öğrenci gençliğin inisiyatifi altında organize edilip hayata geçirilen kutlamalarda, Sosyal Demokrat Parti bünyesinde örgütlü bulunan sendikaların, kadın ve gençlik kuruluşlarının yani sıra devrimci örgütler, demokratik kitle örgütleri, sosyalist gençlik grupları, Küba, Irak, İran, Türkiye gibi ülkelerden sol çevreler de kortej, pankart ve sloganlarıyla aktif şekilde yerlerini aldılar.

Katılımcı örgüt ve grupların dağıttığı dergi, broşür ve bildirilerde bu yıl özellikle ırkçılık ve yabancı düşmanlığı konusuna vurgu yapılması dikkat çekiyordu. Kapitalizmin içinde bulunduğu ağır tarihsel krizin genelde dünya özelde Avusturya burjuvazisi üzerinde yarattığı basıncın etkisiyle bilinçli olarak tırmandırılmaya çalışılan ırkçılık ve göçmen düşmanlığı kendisini bu ülkede de hissettirirken, anti-ırkçı, anti-şovenist, anti-faşist güçler de olup bitenlere seyirci kalmayacakları ve burjuvazinin tuzaklarına karşı halkı bilinçlendirmek konusunda gerekeni yapacakları mesajı veriyorlardı.

Viyana Opera binası önünden başlayıp Ring Caddesi üzerinden parlamentoya kadar yürüyen binlerce kişilik kortej daha sonra parlamento önündeki meydanda toplandı. Avusturya Komünist Partisi tarafından organize edilen mitingi izleyen katılımcılar, Irak Komünist Partisi aktivistlerinin Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki halk hareketleri ve ilgili ülkelerde cereyan eden işkence, idam, baskı ve katliamları konu edinen konuşmalarını dinlediler.

Kapitalizmin yaklaşık 3 yıldan beri içinde debelenmekte olduğu ağır yapısal krizden nasibini alan Avusturya, küçük ve gelişmiş kapitalist bir ülke oluşunun ve yüksek turizm gelirlerinin sağladığı avantajlar sayesinde ekonomik ve sosyal iflasın eşiğine gelmekten kurtulan AB ülkelerinden biri. Krizin patlak vermesiyle birlikte tarihsel bir rekor seviyeye ulaşan işsizlik ve reel gelirlerdeki trajik düşüş burjuva devletin uygulamaya soktuğu sosyal programlarla ve çeşitli sosyal yardımlarla dengelenmeye ve böylelikle radikal patlamaların önüne geçilmeye çalışılıyor. Ancak burjuva iktidar ekonomik krizin inatçılığı ve kronikleşme eğilimi karşısında izlemekte olduğu bu sosyal politikayı sürdürmekte zorlanmaya başlamış olmalı ki, önümüzdeki dönemde milyarlarca euro tasarruf yapmayı öngören kemer sıkma paketlerini de emekçi halka dayatmaktan geri durmuyor.

Sahip olduğu sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihsel koşulların hususiyeti temelinde arzu edilen kitlesellikte ve militan bir 1 Mayıs organizasyonu yaşayamayan Avusturya, buna rağmen geçtiğimiz iki yıl içinde oldukça radikal işçi ve öğrenci eylemlerine sahne oldu. Kapitalist krizin şiddet ve yoğunluğuna paralel olarak Avusturya da önümüzdeki aylarda daha birçok işçi ve öğrenci eylemiyle adından mutlaka söz ettirecek gibi görünüyor.