Navigation

Viyana'da 1 Mayıs

Avusturya’nın başkenti Viyana her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel bir 1 Mayıs şenliğine sahne oldu. Reformist Sosyal Demokrat Parti’nin geleneksel hegemonyası altında bulunan işçi sendikalarının ve gençlik örgütlerinin ağırlıklı olarak temsil edildiği kutlamalara anti-faşist, anti-kapitalist, devrimci, demokrat, sosyalist grup ve örgütler katıldılar. Türkiye’den bazı sol çevreler de mitingde kendi kortejleri, pankartları, dövizleri ve sloganları ile etkin biçimde yer aldılar ve 1 Mayıs’ın devrimci, sınıfsal özünün ön plana çıkarılması konusunda gayret gösterdiler. Avusturya Komünist Partisi kutlamaların henüz başında bir grup katılımcıya hitaben İran işçi sınıfının İslamcı, gerici kapitalist baskı rejimine karşı vermekte olduğu sınıf mücadelesi ile ilgili olarak bir konuşma gerçekleştirdi. Çeşitli devrimci gruplar kutlamalar sırasında standlar kurarak bildiri, kitap ve broşürlerini de dağıttılar.

Bu yılki 1 Mayıs gösterilerinde gündemi belirleyen konular doğal olarak küresel ekonomik kriz nedeniyle ülkenin içine düşmüş olduğu ağır sosyal bunalım ve bunun faturasını ödemeye zorlanan Avusturya halkının hoşnutsuzluğuyla ilintiliydi. 7,5 milyon nüfuslu ülkede işsiz sayısı 300.000’i aşmış durumda ve işten çıkarmalar devam ediyor. Sağlık ve sosyal yardım harcamalarında yapılan kısıtlamalar emekçi halkın içinde homurdanmaların yükselmesine neden oluyor. Onyıllar boyunca Keynesçi, reformist hükümetlerin “sosyal refah devleti” uygulamalarının görece rahatlığına alışmış olan emekçi halkın kriz patlak verdiğinden bu yana hızla düşmeye başlayan refah düzeyi, buna bağlı olarak sürekli tırmanan kriminalite ve ahlâki çöküntü Avusturya halkının burjuva düzene ve onun sahtekâr siyasetçilerine olan güvenini epey sarsmış gibi görünüyor.

30 Nisanı 1 Mayısa bağlayan gece Viyana Parlamentosu önünde devrimci, demokrat kuruluşlar tarafından meşaleli bir gece yürüyüşü organize edilerek ırkçı, faşist, yabancı düşmanı FPÖ partisi ve onun popülist lideri Hans Strache’nin provokatif söylemleri protesto edildi. Ekonomik krizin yol açtığı işsizlik, kriminalite ve geçim zorluğunun sorumluluğunu ülkedeki göçmenlerin üzerine yıkmaya çalışarak ucuz argümanlarla siyaset yapan bu partinin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gösterdiği kadın aday iki hafta kadar önce yapılan halk oylamasında ağır bir hezimete uğradı. Parti iktidarda bulunan burjuva partilerinin uygulamalarını ağır bicimde eleştirirken bir zamanlar Nazilerin yaptığı gibi milliyetçi sosyalist söylemler kullanarak faşist yüzünü maskelemeye çalışıyor.

Devrimci, demokratik kitle örgütleri 5 Mayıs günü Yunanistan’ın Viyana Büyükelçiliği önünde bir dayanışma mitingi örgütledi. Miting krizin faturasının ağır bedelini ödemeye zorlanan Yunanistan işçi sınıfına yöneltilen kasıtlı iftira kampanyasının maskesini düşürmeyi amaçlıyordu. Avrupa burjuvazisi Yunan halkının hak ettiğinden daha lüks ve savurgan yaşadığı demagojisini yayarak Yunanistan’a uygulanmak istenen ağır ekonomik yaptırımları AB ülkelerinin emekçi halklarının gözünde meşrulaştırmaya, Yunan halkının haklı tepkisini de karalamaya çalışıyor.

Avrupa Birliği’nin gelişmiş kapitalist ülkesi Avusturya’daki mevcut sosyal, ekonomik ve tarihsel koşullara paralel olarak henüz embriyon halinde görebildiğimiz devrimci işçi sınıfı mücadelesi ve sosyalist gençlik hareketi yaşanmakta olan ekonomik krizle yeni bir ivme kazanacak mı? Bunu tahmin etmek zor, ancak ülkenin devrimci, demokratik güçlerinin önünde duran birincil görev; ırkçı, faşist odaklara ve göçmen düşmanı politikalara karşı örgütlü ve kararlı bir mücadele yürütmektir. Avrupa emperyalist burjuvazisinin krizini atlatabilmek için her türlü saldırganlığı ve şovenizmi körüklemekten çekinmeyeceği tarihteki örnekleriyle sabittir.