Navigation

Suzan Zengin Sonsuzluğa Uğurlandı

52 yıllık yaşamını sosyalist mücadeleye adayan Özgür Gelecek gazetesi Kartal Temsilcisi Suzan Zengin hayatını kaybetti. 14 Ekimde Tuzla Aydınlı Cem Evi’nde cenaze töreni yapılan Suzan Zengin, ailesi, dostları ve devrimci çevreler tarafından Aydınlı mezarlığına defnedildi. 28 Ağustos 2009’da tutuklanarak cezaevine konulan Suzan Zengin, yaklaşık 2 yıl boyunca cezaevinde kaldı. Bu süre boyunca neden tutuklandığına dair bir gerekçe bile sunulmadı. Kesinleşmiş bir cezası olmadan, hayatının 2 seneye yakın kısmı dört duvar arasında tüketildi. Cezaevinde rahatsızlanan Suzan Zengin’in ne tahliyesi verildi ne de tedavisi yapıldı. Yaklaşık 4 ay önce cezaevinden çıktı. Hemen doktora götürüldü ve bir an önce açık kalp ameliyatı olması gerektiği söylendi. Hemen ameliyata alındı. Çünkü kalp damarlarında ciddi bir problem olduğu saptandı. Ameliyatın çok riskli olduğu söylendi, fakat ameliyattan başka bir çare de yoktu. Ameliyata alınan Suzan Zengin 17 gün komada kaldıktan sonra 12 Ekim gecesi yaşam savaşını kaybetti. Doktorlar çok geç kalındığını ve hapishane koşullarının hastalığı çok ilerlettiğini söylediler.

Defnedilme işleminden önce onu sonsuz yolculuğuna uğurlayan sınıf kardeşleri, önde Suzan Zengin’in tabutuyla kortejler eşliğinde Aydınlı’da bir yürüyüş yaptılar. Yürüyüşte sloganlar atıldı ve Suzan Zengin’in ölümüne yol açanlar lanetlendi. Yürüyüş esnasında “Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!”, “Katil Devlet Hesap Verecek!”, “Tecrit Ölümdür, Tecride Hayır!”, “Suzan Zengin Ölümsüzdür!” sloganları atıldı. Zengin’in naşı defnedildikten sonra bir basın açıklaması düzenlendi. Cenaze törenine ve basın açıklamasına PŞTA, BDSP, ESP, Halkın Günlüğü, ÇHD, İHD, DHF, ATİK, Munzur Çevre Derneği, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu, Limter-İş, Deri-İş, Mücadele Birliği, Belediye-İş 2 No’lu Şube ve Köz’ün yanı sıra sanatçı Pınar Sağ da katıldı.

Basın açıklamasında şunlar dile getirildi: “12 Ekim gecesi canımızdan bir parçayı daha sonsuza uğurladık. 26 Eylül günü kalp ameliyatı olan ve 17 gündür ölüme direnen Özgür Gelecek gazetesi Kartal temsilcisi Suzan Zengin’i kaybettik. O, 52 yılın önemli bir bölümüne sığdırdığı emekle yoğrulmuş devrimci yaşamıyla biz yoldaşlarını gururlandırmaktadır. 1970 yılında 11 yaşındayken gittiği Almanya’da Türkiyeli ve İranlı mültecilerin sorunları ile ilgili çalışmalar yaptı. 1989 yılında döndüğü Türkiye’de Pendik Halkevi başkanlığını yürüttü. Aynı zamanda İnsan Hakları Derneği Cezaevi Komisyonu’nun aktif üyelerinden biriydi. Suzan Zengin, devrimci, sosyalist basın kimliği ile işçi ve emekçilerin direniş ve eylemlerinin yanı başında, onlarla omuz omuzaydı. Fotoğraf makinesi ve kalemi ile işçi havzalarının ve emekçi semtlerin ayrılmaz bir parçası, öfkelerinin, özlemlerinin ve umutlarının, emeğine ve geleceğine sahip çıkmak adına yürüttükleri işgallerin ve grevlerin sesiydi. Bu durum devletin ‘gözünden de kaçmamış’ olacak ki, 28 Ağustos 2009 sabahı evi polis tarafından basılmış ve bir komplo sonucu tutuklanmıştı. Yaklaşık iki yıl boyunca tamamen keyfi ve hukuksuz bir şekilde Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde kaldığı sürede birçok kronik hastalığa yakalandı. Hastalıklarının tedavisi için yürütülen tüm çabalar, devrimci tutsakları ölüme terk eden zihniyetin kalın duvarları ile karşı karşıya kaldı. Tutsak düşmeden önce hiçbir kalp rahatsızlığı bulunmamasına karşın çıktığında bu hastalığa yakalanmıştı. Tüm inatçılığı ile 17 gün direndi. Umutlarımız, dileklerimiz ve de inancımız bu savaşı kazanacağı yönündeydi ama olmadı. Ardından dolu dolu onurlu bir yaşam bırakarak sonsuzluğu adımladı. Suzan Zengin’in ölümünü doğal bir ölüm olarak kabul etmemiz mümkün değil. O, 2 yıl boyunca kaldığı hapishanede uygulanan tecrit politikaları ve hasta tutsakların tedavisini engelleyerek onları ölüme terk eden zihniyet tarafından katledilmiştir. O, yönelttikleri komplo teorileri ile kendisini gözaltına alan polis ve tutukluluk sürecini ellerinden geldiğince uzatan mahkeme heyeti tarafından katledilmiştir. Kısacası onu aramızdan devlet almıştır. Ve son sözlerimiz sana sevgili Suzi. Seni unutmayacağımıza, unutturmayacağımıza, tüm güzel yönlerini rehber edineceğimize tüm değerlerimiz adına söz veriyoruz.”

Basın açıklaması esnasında birçok kurum adına konuşma yapıldı ve Suzan Zengin’in bıraktığı mirasa sahip çıkılacağı vurgulandı.