Navigation

Mersin Üniversitesi de Akademisyenleri İşten Atmaya Başladı

Bildiriye imza atan akademisyenlere yönelik saldırılara eklenen son halka Mersin Üniversitesi’nde yaşandı.  Mersin Üniversitesi, bildirinin yayınlandığı günlerde diğer üniversitelerin yaptığı gibi, imzacı 21 akademisyenine soruşturma açmıştı. Ancak soruşturma sürecinin bile bitmesini beklemeyen üniversite idaresi akademisyen kıyımına başladı.

Yurtiçi ve yurtdışındaki 89 üniversiteden sayıları 2000’i aşan akademisyen, Kürt halkına karşı yürütülen savaş ve tırmandırılan faşizm sürecinin uygulamalarına karşı “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlığıyla bir bildiri yayınlayarak tepkilerini ortaya koymuşlardı. Bu akademisyenler imzaladıkları bildiride, pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında insanların fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm edildiğini, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırılarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini belirtmişlerdi. AKP hükümetine, yürütülen bu savaşın durdurulması ve müzakere sürecine girilmesi çağrısında bulunup, katliamlardan vazgeçilmesini istemişlerdi.

Bildirinin yayınlanmasıyla birlikte Erdoğan “aydın müsveddeleri” dediği imzacı akademisyenleri hainlikle suçlayarak cezalandırılmaları için savcıları ve YÖK’ü göreve çağırmıştı. AKP hükümetinden gelen açıklamalar ve medyanın da yardımıyla bu akademisyenlere karşı bir linç kampanyası başlatılmış, imzalarını geri çekmeleri yönünde baskı yapılmış, üniversitelerinde derhal soruşturmalar açılmış, bazıları evlerinden ve fakültelerindeki odalarından gözaltına alınmış, vakıf üniversitelerinde ise bazılarının işlerine son verilmişti. Tüm bu saldırılar devam ederken, Erdoğan’a ve AKP hükümetine karşı akademisyenlere destek olan pek çok aydın, kurum ve kişi de “Bu Suça Ortak Olmayacağız” diyerek o bildiriye imza atmıştı.

Bildiriye imza atan akademisyenlere yönelik saldırılara eklenen son halka Mersin Üniversitesi’nde yaşandı.  Mersin Üniversitesi, bildirinin yayınlandığı günlerde diğer üniversitelerin yaptığı gibi, imzacı 21 akademisyenine soruşturma açmıştı. Ancak soruşturma sürecinin bile bitmesini beklemeyen üniversite idaresi akademisyen kıyımına başladı. Önceki yıllarda rutin olarak işletilen sözleşme yenileme işlemini bahane ederek, tüm gerekleri yerine getirdikleri halde, imzacı akademisyenlerden ikisinin sözleşmesini yenilemedi. 3 yıllık sözleşme süresini tamamlayıp tekrar yenileme süresi gelen imzacı akademisyenlerden İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde görevli Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şener ile Tarsus Meslek Yüksekokulu’nda görevli Yrd. Doç. Dr. Yasemin Karaca’yı böylece işten atmış oldu.

Görevlerine son verileceğini haber almalarının hemen ardından Mersin Üniversitesi Rektörlüğü ile yapılan görüşmede, bu kararın hukuki ve idari bir karar olmadığı belirtildiğinde, idare tarafından da bu uygulamanın siyasi bir kararı ifade ettiği bildirildi. “Bu bildiriye imza atanların üniversitede yerinin olmadığı” görüşmeye katılanların yüzüne pervasızca söylendi. Görüşme sırasında idare tarafından ayrıca, bundan sonra da diğer imzacı akademisyenlerin sözleşme yenilenme tarihleri geldikçe aynı uygulamaya maruz bırakılacakları belirtildi.

Bunun üzerine “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzaladıkları için sözleşmeleri yenilenmeyen Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şener ve Yrd. Doç. Dr. Yasemin Karaca’ya destek olmak için Mersin’de Emek ve Demokrasi Platformu tarafından Mersin Forum Havuzbaşı’nda bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasında sık sık  “Akademisyenler Onurumuzdur”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz”, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganları atıldı. Emek ve Demokrasi Platformu adına Sinan Muşlu tarafından yapılan açıklamada Cizre’de, Sur’da yapılanlara dikkat çekildi. İçeriği ne olursa olsun toplumsal bir soruna dikkat çeken bir metne imza attıkları için üniversitelerde akademisyenlere yapılanların asla kabul edilemeyeceği, düşüncelerinden ve kalemlerinden başka hiçbir silahı olmayan hocalara karşı girişilen bu baskıcı ve otoriter tutumun kınandığı belirtildi. Muşlu, üniversiteleri kışlaya, kampüsleri külliyeye çevirmek isteyenleri engelleyebilmek için tüm emek ve demokrasi güçlerini harekete geçmeye çağırdıklarını dile getirdi. Basın açıklaması sloganlarla sona erdi.