Navigation

Ankara Katliamının 4. Ayında Kaybettiklerimiz Anıldı

10 Ekimde, Ankara’da, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganıyla yapılan Emek, Barış, Demokrasi mitinginde Türkiye’nin pek çok yerinden on binlerce işçi-emekçi bir araya gelmişti. Gerçekleştirilen canlı bomba saldırısıyla emekçilerin barış haykırışı kanla bölünmüştü. Bu katliamda yaşamını yitiren 100’den fazla emekçi, 10 Şubatta düzenlenen çeşitli eylemlerle anıldı.

10 Ekimde, Ankara’da, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganıyla yapılan Emek, Barış, Demokrasi mitinginde Türkiye’nin pek çok yerinden on binlerce işçi-emekçi bir araya gelmişti. Gerçekleştirilen canlı bomba saldırısıyla emekçilerin barış haykırışı kanla bölünmüştü. Bu katliamda yaşamını yitiren 100’den fazla emekçi, 10 Şubatta düzenlenen çeşitli eylemlerle anıldı.

Ankara

Kitle, katliamın yaşandığı Emek, Barış, Demokrasi Anıtı’nın önünde bir araya geldi. Anmaya DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi işçiler, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) ve çeşitli ülkelerdeki sendikalardan temsilciler de katıldı.

Patlama saati 10.04’te saygı duruşu gerçekleştirildi. Eylemde, Ankara katliamının yanı sıra, Cizre ve diğer Kürt kentlerinde yaşanan katliamlarda ve Tunus ve Paris’teki katliamlarda yaşamını yitirenler de anıldı. Cizre’de ve Sur’da yaşanan katliamların tarihteki pek çok örnekten biri olduğu ifade edildi. “Barış gelinceye kadar halklar mücadeleye devam edecek!” dendi, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Yaşasın Hakların Kardeşliği”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma” sloganları haykırıldı.

Söz alan ETUC Genel Sekreteri Luca Visentini, “Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, Avrupalı işçiler, 10 Ekim katliamında yakınlarını kaybedenlerin aileleriyle omuz omuzadır” dedi. Visentini, sorumluların IŞİD’le bağlantısının da bilindiğini fakat yakalanmadıklarını belirtti. Ardından ITUC Genel Sekreter Vekili Jaap Wienen de bir konuşma yaptı. Wienen, “Bu tarih sonsuza kadar hafızalarımızda yer alacak. Barışçıl bir gösteriye katılan insanlar hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı” dedi. Katliamdan sonra yaralılara ve yardım etmek isteyenlere biber gazı sıkılmasının ve yaralananların sağlık hizmeti almasının engellenmesinin de unutulmayacağını söyledi. ITUC üyesi olan DİSK ve KESK’e dayanışma duygularını iletti. Bugün dünyada sendikaların baskı altında olduğunun, sendikacıların tutuklandığının altını çizdi. AKP’nin “terörizmi” bahane olarak kullanıp kendi iktidarını korumak istediğini, halka baskı uyguladığını ifade etti. Wienen, “Türkiye’deki işçiler temel haklarının gasp edilmesine izin vermeyecekler, bunu biliyoruz ve bu mücadelede dünyadaki tüm işçiler, tüm sendikalar sizinle birliktedir” diyerek sözlerine son verdi. 

Yabancı sendika temsilcilerinin yaptığı destek konuşmalarının ardından Emek, Barış ve Demokrasi Anıtı’na karanfiller bırakıldı. Katliamda eşlerini, çocuklarını, sevdiklerini kaybedenler hükümete öfkelerini ve tepkilerini dile getirdiler.

İstanbul

Galatasaray Meydanında saat 19.00’da başlayan eylem öncesinde polis tüm sokakları ablukaya aldı. Eylem boyunca yapılan anonslarla kitle taciz edildi. “Katili Tanıyoruz/ Katliamların Hesabını Soracağız!” pankartı açan kitle, Ankara katliamında yitirdiğimiz emekçilerin resimlerini taşıdı. Eylem boyunca sık sık “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi” sloganları atıldı.

İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına yapılan basın açıklamasında, katliamın adli bir olaya indirgenmeye ve zamana yayılarak unutturulmaya çalışıldığı vurgulandı. Davutoğlu’nun “canlı bombalar harekete geçmeden bir şey yapamayız” sözünün teşhir edildiği açıklamada, AKP’nin katliam sonrası ilan ettiği ulusal yasın göstermelik olduğunun anmalara katılan insanlara açılan davalardan, eylemlere saldırılardan belli olduğu belirtildi.

Devletin, Kürt illerinde yürütmekte olduğu savaşa da değinilen basın açıklamasında, Kürt illerine on binlerce polis, asker ve nereye bağlı oldukları bilinmeyen özel birimlerin yığıldığına ve yapılan katliamlara dikkat çekildi.

Basın açıklamasının devamında şöyle denildi: “Hâlâ en ufak bir demokratik tepkiye, mitinge ya da etkinliğe izin verilmemesinde kimin çıkarı varsa katliama da zemin hazırlayanlar onlardır. Onlar unutturmaya çalıştıkça bizler unutturmamak için mücadeleyi yükseltmeye, onlar susturmaya çalıştıkça bizler sesimizi daha gür çıkarmaya, onlar savaşta ısrar ettikçe biz barış için ne bedel ödenmesi gerekiyorsa ödemeye devam edeceğiz.”

Basın açıklaması, katillerin peşini bırakmayarak davanın takipçisi olunacağı ve mücadeleye devam edileceği ifade edilerek sona erdirildi.

Adana

Ankara katliamında hayatını kaybedenler Adana’da da İstasyon önünde anıldı. DİSK, KESK, TTB ve TMMOB’un çağrısıyla saat 18.00’de toplanan emekçiler, hayatını kaybedenler için gökyüzüne beyaz balonlar bıraktılar. Basın açıklamasını okuyan KESK Adana Şubeler Platformu dönem sözcüsü ve Eğitim-Sen Şube Başkanı Ahmet Karagöz, saldırının aydınlatılması için objektif ve insan hakları etiğine uygun bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca yürüyen savaşa karşı inadına barışı ve hayatı savunacaklarını vurguladı. “Bugün Cizre’de, Silopi’de, Yüksekova’da yürüyen savaşın temelleri Suruç’ta yitirdiğimiz canlarımız ve Ankara’da katledilen yoldaşlarımızın kanı, canı pahasına atıldı. Ama biz inadına barış diyoruz. Ancak barış için mücadele ederek Ankara’da katledilen yoldaşlarımızın anısını yaşatabiliriz” dedi.

Saldırıda hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okundu. Barış için şiirler okundu, sloganlar atıldı. Basın açıklamasının ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi ve ardından eylem sona erdi.