Navigation

Devrimci Şiirler

Elif Çağlı

Ziya Egeli

Nazım Hikmet

Pablo Neruda

Bertold Brecht

Luis Nieto

Vedat Türkali

Melih Cevdet Anday

ANI

Okurlarımızın Şiirleri

Umudumuz Sende
Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci
Zaferimize!
Mersin Üniversitesinden bir öğrenci
Kördüğüm
Adana’dan bir işçi
Tam Zamanıdır
Ankara’dan işsiz bir işçi
Eleğin Çemberi
Mersin Üniversitesinden bir öğrenci
Anadolu ve Mezopotamya’nın Ezilen Kadınları
Mersin Üniversitesinden bir kadın öğrenci
Masmavi Ufuklar
Mersin Üniversitesinden bir öğrenci
Er ya da Geç
İstanbul’dan bir MT okuru
Kaç Vakte Kadar? 
Başak Güler
Emeğin Bolluğu ve Olmayan Ekmek
Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci
Lenin'e!
Ankara’dan bir işçi
Tarih Yeniden Yazılacak
Şirinevler’den bir kadın işçi
Jinê Cihanêra…
İstanbul’dan MT okuru bir kadın işçi
İnsan Olmalı İnsan
Esenyurt’tan bir işçi
Ateşten Tuğlalar
Adana’dan MT okuru emekli bir işçi
Göçemeyen
Mersin’den bir öğrenci
Hayal Et
Mersin’den bir işçi-öğrenci
Karanlığın İçinde Bir Genç Hikâye
Başak Güler
Sahi Ne Zaman Büyüdük Biz?
Mersin’den MT okuru bir kadın işçi
Kalem
Marksist Tutum okuru bir işçi
Umut Bizde
Mersin Üniversitesi’nden MT okuru bir öğrenci
Bırak Ne Derlerse Desinler
Başak Güler
Kemal Kurkut
Gebze’den bir işçi
Ocak’ın Kardelenlerine
Ankara’dan genç bir işçi
Geceyi Aydınlatanlara
İstanbul'dan bir öğrenci
Alesta Viya!
Adana’dan MT okuru bir işçi
Çıkar İçindeki İnsanı
Ankara’dan bir kadın işçi
Güneşin Çocukları
Mersin’den MT okuru bir öğrenci
Körelmesin Yürekler
Gebze’den metal işçisi bir kadın
Kutup Yıldızı
MT okuru bir lise öğrencisi
Suriye Ağıdı
Gebze’den bir işçi
Yürüyorlar!
Ankara’dan MT okuru bir işçi
Gerçeğin Işığını Taşıyanlara
Ezgi Şanlı
Bu Kavga Bizim Kavgamız
Gebze’den Marksist Tutumcu işçiler
Ben Anadolu’yum
Kıraç’tan bir işçi
Mülteci Kampında Bir Kürdüm
Esenyurt’tan bir kadın tekstil işçisi
Magma
Pendik’ten bir gıda işçisi
Pusula
Adana’dan MT okuru bir işçi
Güneşe Hasret
Ankara’dan MT okuru genç bir işçi
Elbet Bitecek!
Avcılar’dan bir işçi
Yürü
Ankara’dan MT okuru genç bir işçi
Yedi Kızgın Nehir Gibi Yedi Koldan Akacağız
Adana’dan bir işçi
Sır
Adana’dan MT okuru bir işçi
Geliyoruz Kızıl Bayrağımızla
Ankara’dan MT okuru genç bir işçi
Burjuvaziye Meydan Okuyoruz!
Ankara’dan MT okuru bir işçi
İnsanlığı Sürdüler Buralardan
Mersin’den bir öğrenci
Yol Üzerinde Sesli Düşünceler
Adana’dan MT okuru bir işçi
Haykırış!
Mersin Üniversitesi’nden MT okuru bir öğrenci
Yalnız Değilim
Mersin Üniversitesi’nden MT okuru bir öğrenci
Sınıf Kardeşliği
Adana’dan MT okuru bir işçi
Suruç’taki Karanfillere
Ankara’dan Marksist Tutum okuru bir öğrenci
Marksist Tutum’la Kavgaya Atılmak!
Ankara’dan MT okuru bir matbaa-yayın işçisi
Serçe
Adana’dan MT okuru bir işçi
Tanklar Yoksulların Evini Yıkar
Adana’dan MT okuru bir işçi
Derdine Düştüğünüz Kimin Güvenliği?
Adana’dan bir MT okuru
Ses
Adana’dan MT okuru bir işçi
Bizimle Başlamadı Bu Kavga
Gebze’den bir metal işçisi
Şiir Aslında Silahtır!
Cumali Cumalioğlu
Marksist Tutum’a, İşçi Sınıfının Militan Duruşuna Selam Olsun!
Ankara’dan bir işçi
1917 Ekim
Azad
Devrimci Tutsaklardan Marksist Tutum’a 1 Mayıs Kutlaması
bir grup devrimci tutsak
Unutmadık O Zemheri Geceleri
B. Ç.
Pusuya Yatmış Kan Emicilerin İnadına
B. Ç.
Daha Dur
Kıraç’tan bir işçi
Kızıl Gülüşlü Yürekler
Azad
Emek Tadında Bir Dünya Kurmak İçin
Adana’dan inşaat işçisi bir Marksist Tutum okuru
Munzur’un Gözyaşları
M. Y.
Uyan ve Haykır Öfkeni
Esenyurt’tan Marksist Tutum okuru bir işçi
“Ölümsüzlük Uykusu”
Y. B.
30 Maden İşçisinin Sözü
İstanbul’dan bir Marksist Tutum okuru
Yolumuz Güneşe Gidiyor
Bir metal işçisi
Soğumamalı Sımsıcak Yüreklerimiz
Doğum Değil Ölüm Sıraları
Marksist Tutum okuru bir kadın işçi
Korkuları olanlar kaybedecek!
Kriz Dokunuşu
Tuzla’dan işsiz bir işçi
Depresyonda Bir Düzenin Hikâyesi
Kaynarca’dan işsiz bir işçi
Yaşama dair
Gebze’den bir metal işçisi
Tlatelolco Meydanında Kızıl Bayrak Taşıyan Küçük Kıza
İstanbul’dan bir Marksist Tutum okuru
Neolitik Son...
Antalya'dan bir kamu işçisi
Kandil
Yenibosna’dan bir işçi
Her Yan Baştanbaşa Karanlık
Sincan Organize Sanayi Bölgesinden bir kadın işçi
Yanıyordu
Aydınlı’dan Marksist Tutum okuru bir tersane işçisi
Dönüşüm
Güneşli’den bir işçi
Kızıyor Karadeniz
O.K.
Susacaksın
N.R.
Can Veriyoruz
N.R.
Kandırıyorlar Bizi
Gazi Üniversitesinden bir öğrenci
Bilirim Sebebini
Ankara Üniversitesinden bir öğrenci
Suçluyuz biz de ...
Samandıra’dan Marksist Tutum okuru emekli bir esnaf
Karların Üzerinde
Esenler’den MT okuru bir işçi
Bağdat'ta Küçük Bir Çocuk
O.K.
Çocuk Çarkı
Gazi Mahallesinden bir MT okuru
Dur Demeliyiz Artık
1 Mayıs Mahallesinden bir eğitim işçisi
Zaman
V.T.
Heykel Olsak!
MT okuru bir matbaa işçisi
Düşün!
Gebze’den bir cam işçisi
Kara Gözlü Çocuklar
Gebze’den bir MT okuru
Dalların karanfil çiçeği
N.R.
Kurtulur insanlık
MT okuru bir matbaa işçisi
Beyaz Petrograd’ın Üzerine Kızıl Yıldız Düşüyor
Beyinlerin devrimi
Kâğıthane’den bir metal işçisi
Bizler tohumuz
İstanbul’dan MT okuru bir kadın işçi
Mahabad'ın şiirleri
Mahabad
Gözümüzü Artık Açalım
N.R.
Bizler tohumuz
N.R.

e-broşürlerimiz

Elif Çağlı
Devrim ve devrimci program anlayışı temelinde, Marksist hareketin tarihi içinde yaşanmış olan siyasal yaklaşım farklılıkları geçmişte kalmış konulardan ibaret değildir. Söz konusu saflaşmaların günümüze dek uzanan son derece önemli siyasal boyutları mevcuttur. Örneğin uzun yıllar boyunca dünya komünist hareketinin resmi temsilcisi olarak saltanat sürmüş bulunan Stalinizm, aslında Marksist sürekli devrim anlayışının inkârı üzerinde yükselen bir karaktere sahiptir. Bu bakımdan geçmişte Rus devrim sürecinde yaşanmış olan programatik ayrılıkların, bugünün benzer sorunlarına ışık tutan yönleriyle hatırlanmasında büyük yarar vardır.
Elif Çağlı
Büyük düşünür ve işçi sınıfının devrimci önderi Karl Marx’ın doğumunun üzerinden tam 200 yıl geçti. Aradan geçen yıllar içinde yaşanan devrim ve karşı-devrim deneyimleri, işçi hareketindeki yükseliş ve inişler, bu dalgalanmalara bağlı olarak Marksizme duyulan ilgideki ilerleme ve gerilemeler tarihe önemli kayıtlar olarak düşüldü. Ne var ki tüm yaşananların gözler önüne serdiği farklı yönlere karşın, günümüz de dahil olmak üzere, Karl Marx’ın dünya üzerinde dost ve düşman çevreler açısından muazzam bir etki yarattığı gerçeği değişmedi.
Elif Çağlı
"İşçi sınıfının mücadele tarihi, yaşam çizgisini ölümüne dek devrimci temelde sürdürmeyi başaran olumlu örneklerin yanı sıra, tam bir soysuzlaşma anlamına gelen olumsuz örnekleri de içeriyor. Tarih gerçekten öğrenmek isteyenler için ibret vericidir."
Elif Çağlı, bu broşürde, reformist ve oportünist siyasal anlayışların kökeni ve günümüzdeki görünümlerini ele alıyor.
Elif Çağlı
"Marksizm, insanlık tarihini bilimsel temellerde çözümleyebilmenin de yolunu açan bir dünya görüşüdür. Bu yolda ilerleyebilmek için, onun insan toplumlarının gelişim sürecine dair sunduğu tarihsel ve diyalektik materyalist bakış açısını lâyıkıyla kavramak gerekiyor. Özetle, işçi sınıfının devrimci mücadele yolunu aydınlatabilmek, kapitalizmin reel durumunu anlamak ve toplumsal yaşama, tarihe dair çözümlemeler yapabilmek için Marksizm günümüzde de ihtiyaç duyulan en büyük düşünsel kaynağı oluşturuyor." Elif Çağlı, bu broşürde, Marksizmin doğaya ve topluma yaklaşımında kullandığı tarihsel ve diyalektik yöntemi ele alıyor.
Elif Çağlı
"Devrim isteyen onun aracını da yaratmak zorundadır". Elif Çağlı, beş kapsamlı makalesinden oluşan bu derlemede, işçi sınıfının devrimci partisi sorununu ele alıyor. Sınıfın devrimci örgütlenmesinin hem yerel hem de enternasyonal düzlemde inşasında izlenmesi gereken yola ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık tutmaktadır.
Ezgi Şanlı
Binyıllardır kadına vurulan prangaların yükünü atmak, zincirleri kırmak, bu zincirlerin yara tutmuş, nasırlaşmış izlerini silmek, zincir vuranların karşısına dikilmek elbette kolay değildir. Ama tarihin en karanlık dönemleri bile ezilen sınıfların kadınlarının bu zorluklarla baş etmeyi göze almaktan kaçmadığı, erkeklerle birlikte sömürüsüz, eşitlikçi bir toplum için mücadele ettiği, dişe diş savaştığı örnekler barındırır. Köle ayaklanmalarının eli yabalı kadın savaşçıları, Osmanlı’ya başkaldırıp kılıçlarıyla ve yürekleriyle savaşan at sırtındaki Bedreddin’in yoldaşı hakikat bacıları, Avrupa’yı sarsan 1848 devrimlerinde, Paris Komünü’nde kadınların güçlendirdiği barikatlar birer gerçektir.
Mehmet Sinan
Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi sınıfından kopuk oluşunu onun en önemli zaafı ve hatta hastalığı olarak değerlendiren Mehmet Sinan, hem bu durumun ideolojik-teorik-siyasal köklerini açıklığa kavuşturuyor hem de bu durumdan çıkış için tutulması gereken yola işaret ediyor.
Marksist Tutum
Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
Elif Çağlı
Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
Elif Çağlı
Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci yükseliş için hazırlanan önderlerden ders almak büyük bir önem kazanır. Bu bağlamda, işçi sınıfının devrimci önderi Lenin’in, onun en yakın mücadele yoldaşı Krupskaya’nın ve benzeri Bolşeviklerin devrime adanmış yaşamları unutulamaz ve unutulmamalıdır.
Mehmet Sinan
Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek daha da artacağını şimdiden söyleyebiliriz. Onun süreç boyunca bir taktik olarak başvuracağı demokratlık gösterileri, büyük bir ihtimalle gene de bir parantez olarak kalacaktır!
Elif Çağlı
Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
Elif Çağlı
Marksizmin kurucuları, dünya işçi devriminin gelişkin kapitalist ülkeleri kucaklayan sürekli devrimler sayesinde sosyalizme ilerleyebileceğini savunmuşlardı. Tarihte yaşananlar bunun doğruluğunu tersten de olsa kanıtladı. Bu durum çarpıcı ifadesini, proleter sosyalist devrimin Rusya gibi geri bir ülkede patlak vermesi ve Avrupa devriminin imdada yetişmemesi neticesinde biçimlenen koşullarda buldu. Her zaman olduğu gibi tarih yine düz bir çizgide ilerlememiş ve devrimci Marksistlerin önüne çözümlenmesi gereken yeni sorunları yığmıştı. İşçi devriminin Rusya’da sıkışıp kalmasının doğurduğu sonuçlar, “tek ülkede sosyalizm” tartışması bir yana, sosyalizme geçişin temel koşulu olan devrimci işçi iktidarının uzun süre tek başına yaşayamayacağı gerçeğini gözler önüne seriyordu.
Utku Kızılok
Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, komünist öncüler ile bir bütün olarak parti, parti ile lider ya da liderlik arasında organik bir bağ, canlı ilişkiler ve etkileşim vardır.
Elif Çağlı
Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine giriyor” diyen liberallerin ipliğini iyice pazara çıkarttı. Kapitalist Avrupa Birliği’nin giderek ulusal sınırları yok eden bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşeceği iddiasının hepten inandırıcılığını yitirmesi bir yana, AB ekonomik bir birlik olarak bile parçalanmaya yüz tutmuş durumda.
Mary Harris Jones
İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını düşündük. 27 bölümden oluşan bu özyaşamöyküsünü parça parça yayınlıyoruz.
Elif Çağlı
Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
Elif Çağlı
Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.
Marksist Tutum
Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.