Ekim Devrimi

no96-on.jpg
Elif Çağlı
2 Haziran 2017
Kapitalist sistemin tarihsel bir kriz içinde debelendiği günümüz koşullarında Marksizmin ve sosyalizmin savunusu devrimci mücadele açısından büyük önem taşıyor. Kapitalist sistem yaşlandı ve çürüdü. Kapitalist çürüme ve kriz sonuçlarını en çarpıcı biçimde, toplumsal çürümeyle, milyonlarca insanı ölümlere sürükleyen emperyalist savaşlarla, otoriterleşme eğilimiyle, insanın ve doğanın tahammül edilemez boyutlara varan tahribiyle ortaya koyuyor. Bu kahrolası sömürücü ve baskıcı toplumsal düzenden kurtulup sosyalizme yelken açmak her açıdan zorunlu hale geldi. Marksizm insanlığı özgürlüğe taşıyacak sosyalizm için yolu açan yegâne devrimci dünya görüşüdür. O nedenle, Marksizmi yıllar boyunca uğratıldığı çarpıtmalardan kurtarmak ve geçmişte sosyalizm adına yaşananların sosyalizm olmadığını kanıtlayarak devrimci mücadeleyi yükseltmek, günümüzde temel ve yakıcı bir görev oluşturuyor.
mi.png
Elif Çağlı
Mayıs 1991
Marx'ın bilimsel sosyalizm kuramı, "tek ülkede sosyalizm"in olabilirliğini içermekte midir? Marx'ın teorisinde, komünizm dışında ayrıca "sosyalizm" diye, kendi başına bir bütünlük oluşturan bağımsız bir sosyo-ekonomik formasyon var mıdır? Toplumun sosyalist örgütlenmesi (sınıfsız toplum) ile aynı anda bir "ulus-devlet"in varlığı bağdaşabilir mi? Profesyonel ordusu ve polisiyle, adli ve idari mekanizmasıyla, bürokratik tarzda örgütlenmiş bir devlet, işçi sınıfı "adına" hareket ediyor olsa bile, eğer işçiler yönetemiyorsa, orada gerçekten bir işçi demokrasisi işleyebilir mi; ya da böyle bir "işçi" devletinde gerçek egemenlik işçilerde mi yoksa başkalarında mı olur?
19191107-lenin_second_anniversary_october_revolution_moscow.jpg
Elif Çağlı
2 Kasım 2002
Bundan 85 yıl önce gerçekleşen büyük Ekim Devrimi hâlâ işçi sınıfının devrimci mücadelesinin en büyük ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. 20. yüzyıla damgasını basan bu şanlı devrim, aslında nice önemli derslerle yüklü uzun bir devrim sürecinin ürünüdür. Çeşitli bakımlardan üzerinde durulması gereken bu sürecin en önemli yönlerinden biri de, mücadele içindeki işçi ve emekçi kitlelerin bağrından doğan sovyetlerdir. Rus devrim sürecinde, gerçek bir işçi iktidarının kendisinde somutlandığı sovyetler temelinde yürüyen tartışmalarda sergilenmiş olan yanlış ve doğru tutumların hatırlanması yararlı olacaktır.
9b49424ab8c5c1eabd52cf293d20386c.jpg
okurlarımızdan
7 Kasım 2017
Okurlarımız, işçi mahallelerinden, fabrikalardan, işyerlerinden ve okullarından Ekim Devrimi'nin 100.yılını selamlıyorlar.
bolshevikLocomotive.jpg
Utku Kızılok
5 Ekim 2017
Devrim patladığında, bir tarafta 150 milyonluk köylü dünyası, Rusya bozkırlarında ve Orta Asya düzlüklerinde 500 yıl öncesinin ilişkileri, alışkanlıkları ve düşünce biçimleri, öte tarafta büyük kentlerdeki modern kapitalist ilişkiler, devasa fabrikalarda toplanmış modern işçi sınıfı vardı. Geri bir ekonomik zemin üzerinde hayat bulan ve imkânsızlıklarla boğuşan işçi iktidarı, dört bir cephede mücadele ediyor ve en geri olanı en ileriye çekmeye çalışıyordu. Bir taraftan iç savaşla boğuşurken, öte taraftan en ücra köşelere kadar gitmek, okullar açmak, eğitimi kurumsallaştırmak, kitleleri eğitmek, cahilliği yenmek ve kültürel dönüşümü gerçekleştirmek zorundaydı. Egemen sınıflar kitleleri cahil bırakırken, işçi iktidarı, aynı kitleleri eğitmek ve dönüştürmek için Rus ve Batı Avrupa klasiklerini eğitim-öğretim sürecinin zorunlu bir parçası yapmıştı. Şurası kesin ki, Ekim Devriminin etkisiyle karşılaştırılacak olursa, Rusya gibi geri bir ülkede kitleleri geçmişin alışkanlıklarından kopartmak, kültürel dönüşüm yaratmak ve yaratıcı bir gelişmenin önünü açmak o kadar kısa bir sürede asla kapitalizmin harcı olamazdı.
Speech-by-Lenin.jpg
Ezgi Şanlı
7 Kasım 2017
Dünya işçi sınıfının en büyük tarihsel eyleminin, şanlı Ekim Devriminin üzerinden 100 yıl geçti. 1917’de dünyayı sarsan bu kızıl fırtına, tarih nehrinin yatağını değiştirdi. Dünyanın tüm ezilenleri bu fırtınanın yarattığı umudun etkisi altına girdiler. O güne kadar gördükleri en büyük kıyım olan dünya savaşının biteceğine, sömürünün son bulacağına, yepyeni bir dünya kurulacağına, gerçek mutluluğa ve özgürlüğe ulaşılacağına inandılar. O dünyayı elleriyle kurmak için işe giriştiler.
vladimir_lenin_and_the_people_by_vladimirseyer-d78uy0c.jpg
İlkay Meriç
7 Kasım 2016
Kapitalizm tarihsel bir kriz içinde çırpınırken, varlığını sürdürmek için attığı her adım bu krizi daha da derinleştiriyor ve insanlığı yok oluş girdabına çekiyor. Burjuvazi siyasi açıdan alabildiğine gericileşmişken, çürüyen burjuva demokrasisi yerini otoriter, totaliter rejimlere bırakmaktadır. Ve yüz yıl sonra temel sorun insanlığın karşısına aynı şekilde çıkmaktadır: “Ya yok olmak ya da daha yüksek bir üretim biçimine elden geldiğince hızlı ve köktenci bir biçimde geçmek için, yazgısını en devrimci sınıfın eline vermek. Yok olmak ya da son hızla ileriye doğru atılmak!”
1919_Kasim_Kizil_Meydan_Lenin_ve_Trocki_Ekim_Devriminin_Ikinci_Yildonumu_kutlamalari.jpg
Levent Toprak
Aralık 2013
Kapitalizm derin bir sistem bunalımı içinde ve dünya genelinde emekçi kitlelere tatminkâr bir hayat sunamıyor. Bunalımın belirtileri olarak yoksulluk, toplumsal eşitsizlik, baskı artıyor, militarizm yükseliyor. Bu temelde kitlelerin düzenden hoşnutsuzluğu belirgin biçimde artıyor ve dünyanın dört bir yanında patlak veren kitle isyanlarının da gösterdiği üzere, sınıf mücadelelerinin kızışmaya başladığı yeni bir devrimci dönem açılmış bulunuyor.
young_socialist.jpg
Zehra Aras
Kasım 2011
Rus Devriminin kadınları, tarihin en devrimci partisinin inşasında ter akıtmış, otokrasinin sonunu getiren Şubat devriminin kıvılcımını 8 Mart gösterileriyle çakmış, Ekim fırtınasının ve zorlu iç savaş yıllarının fedakâr militanları olarak, eşitliği ve özgürlüğü kazanma yolunda gerçekleştirilen tarihsel atılımların parçası haline gelmişlerdir. Kadının cinsel, sınıfsal ya da ulusal ezilmişliğinin ortadan kaldırılmasının toplumsal bir devrim sorunu olduğunu kavrayan kadınlar Ekim Devriminin saflarında savaştılar. Devrimin binlerce adsız kahramanını unutmayacağız. Bir de adlarını devrim tarihine kazımış kadın militanları!
88995884.jpg
Levent Toprak
1 Kasım 2010
İnsanlık tarihinin en heyecan verici hadiselerinden biri olan Ekim Devrimi engin deneyimlerle doludur. Ancak bugün tüm insanlığın yaşadığı yakıcı, can alıcı sorunlar bağlamında özellikle odaklanılması gereken nokta Ekim Devriminin farkını doğuran halkayı belirginleştirmektir. Bu nokta Ekim Devrimiyle bağlantılı tüm temel siyasal sorunların gelip düğümlendiği noktadır ki, o da, açıklamaya çalışacağımız üzere, işçi sınıfının devrimci siyasal örgütlenmesi yani devrimci partisi sorunudur.
3525849836_99b9fee6f1.jpg
Utku Kızılok
1 Mart 2009
Rusya işçi sınıfının tarihe kazıdığı muzaffer devrim deneyimi, bir kez işçi denetimine girişen kitlelerin bu sınırlarda kalamayacağını ve iktidarı almaya yürümek zorunda olduğunu gözler önüne sermektedir. Ama bu devrimin ispat ettiği bir şey daha var: “İşçi denetimi”nin sağlanması ve onun siyasal iktidarın fethine ilerletilmesi zorunluluğu kendiliğinden gerçekleşmemektedir. İşçi kitlelerinin ve toplumun yoksul kesimlerinin önderliğini kazanacak ve onları doğru taktiklerle ve doğru zamanda iktidarın ele geçirilmesi için yönlendirecek Bolşevik tipte bir partiye de ihtiyaç vardır. Rusya işçi sınıfının devrim deneyimi bugün de bizlere ışık tutmaya ve ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
ekim-devrimi-isci-sinifina-yol-gosteriyor-AA.jpg
John Reed
Ekim 1918
Bu metin ilk kez, 1918 Ekiminde, editörlüğünü Max Eastman’ın yaptığı ve ABD’de Bolşevizme destek sağlama çabalarına öncülük eden The Liberator (Kurtarıcı) adlı radikal bir aylık dergide yayınlandı. Makale, sovyetlerin ve fabrika komiteleri gibi diğer işçi demokrasisi organlarının, Ekim Devriminden önce ve sonra oynadıkları rolün canlı bir tanıklığını sunmaktadır. Ekim Devrimi hakkındaki ünlü çalışması Dünyayı Sarsan On Gün ile tanınan John Reed, ABD’ye döndükten sonra Komünist İşçi Partisi’nin kuruluşuna katılmış ve Komünist Enternasyonal’in 1920 yılında Moskova’da toplanan İkinci Kongresine delege seçilmiştir. Rusya’dayken tifüse yakalanıp ölmüş ve Moskova’da Kızıl Meydan’a gömülmüştür.
da_konusma.jpg
Oktay Baran
Kasım 2007
Bolşevizm, kapitalizmi ulusal bir sistem olarak algılamadığı gibi ona karşı verilecek mücadeleyi asla ulusal ölçekle sınırlı olarak ele almadı. Onu Bolşevizm yapan şey; katıksız bir enternasyonalizm anlayışı temelinde dünya devrimi perspektifine bağlılık; işçi sınıfının devrimci potansiyeline, onun doğrudan eylemine, girişkenliğine ve yaratıcılığına sarsılmaz bir güven ve son olarak da proleter devrimin zaferi için kararlı, disiplinli, net bir programa sahip ve işçi sınıfının en bilinçli unsurlarıyla sınırlandırılmış bir öncü partinin zorunluluğu fikriydi.
1919_kasim_kizil_meydan_lenin_ve_trocki_ekim_devriminin_ikinci_yildonumu_kutlamalari.jpg
Utku Kızılok
Kasım 2006
İşçi sınıfı bilinçlendiğinde ve başında devrimci bir önderlik bulduğunda neler yapmaya muktedir olduğunu ve tarihin akışını değiştirebileceğini Ekim Devrimiyle ortaya koydu. Kapitalizm belâsına son veren Ekim Devrimi, üretici güçlerin toplumun yararına sunulmasıyla sınıfsız toplum yolunda büyük bir değişimin yaşanabileceğini somut olarak kanıtladı. Kimse bunu tarihten söküp atamaz!
55399306.jpg
İlkay Meriç
Ekim 2005

Dünyayı sarsan Ekim devriminin ardından yaşananlar iki açıdan paha biçilmez derslerle doludur: Birincisi, bu devrim, sınıfsız toplum yolunda ilerleyen bir işçi iktidarı altında yaşanan büyük toplumsal dönüşümlerin işçi ve emekçi sınıfların ve elbette kadınların hayatını nasıl sıçramalı bir biçimde değiştireceğini göstermiştir. İkincisi ise, dünya devrimine dönüşemediği ve varolan kazanımlar bizzat proletaryanın önderliğinde ve koruyuculuğunda kalıcı hale getirilemediği takdirde kurtuluş yolunun nasıl karartılabileceğinin kanıtı olmuştur.