Navigation

Kadın Olmak

    Gökyüzünde ay
    Petekte bal
    Sevgilinin elinde “gül” değiliz.
    Bir elmanın yarısı
    Ya da
    “Namus belası” olmak değil derdimiz.
    Ne bir cennet isteriz ayaklarımızın altında
    Ne de 
    Namus belasına bir cehennemde yaşamak…
    Çünkü biliriz; 
    Nasıl koparılıp atıldığını dalından
    Nasıl kırıldığını kolunun kanadının 
    “Gül” olunca kadınların,
    Mezara gömülür gibi gömülüp evlere
    Nasıl tarumar edildiğini umutlarının.
    Ve bu sebeple;
    Ne sevgilinin elinde
    Ne de dalında gül değiliz,
    En az yarısıyız yaşamın
    Ve en az yarısını üretir nasırlı ellerimiz.
    Ay değiliz gökyüzünde
    Aya da benzemeyiz
    Ne onu ne de on dördüyüz ayın.
    Yani ne ay olmak isteriz 
    Ne de
    Dışında ve ötesinde olmak yaşamın…
    Kumaş dokuruz fabrikada
    Yün eğiririz
    Tütün ekeriz tarlada
    Tütün sökeriz
    Tütün dizeriz iplere
    Yoksulluğumuzu dizer gibi dizeriz.
    Türkü söyleriz fabrikada, tarlada türkü söyleriz
    Umutlu güzel günlerin türkülerini…
    Doğurur ve büyütürüz çocukları
    Biz olmadan büyümez çocuklar
    Umutlar da öyle…
    Biz olmadan yarım kalır türküler
    Sevgiler de öyle…
    Biz olmadan ne yeşil yeşildir
    Ne mavi mavi…
    Yani;
    Rengini bulamaz renkler biz olmadan
    Ve mitler ümit olmaz 
    Kadınların eli dokunmadan…
    Ne varsa dünyada insan eli değen
    Anası toprak
    Babası emektir.
    Ve kadın;
    Güneş gibi 
    Su gibi
    Toprak gibi 
    Hayatın ta kendisi demektir.