Navigation

Kavgayı Dokumak!

 Sen hâlâ
 Tarihsel sabırsızlığınla
 Hemen her şey olup bitsin istiyorsun bir anda
 Yani bir anda
 Saman alevi gibi tutuşsun
 Ve fakat 
 Meşe odunu gibi yansın istiyorsun uzun uzun 
 Ve sen hâlâ
 O eski müzmin hastalığınla
 “Ol” deyince olacak sanıyorsun her şeyi
 Ve hemen her şeyi gene
 Tarihsel sabırsızlığınla 
 Oldubittiye getirmeye bayılıyorsun
 Sorarım sana
 Terleye terleye
 Üşüye üşüye 
 Kan ter içinde kala kala
 Umudun umutsuzluğa karışa karışa
 Günlerin haftalara, haftaların aylara
 Ayların yıllara dönüşe dönüşe
 Bütün sinirlerin gerilerek
 Hangi işi bitirdin bugüne kadar?
 Milim milim
 Santim santim ilerleyerek 
 Halı dokur gibi yani mesela…
 Halı dokur gibi sabırla.
 Bilir misin kaç milyon kere geçer
 Çözgü telinin arasından ilmek?
 Kaç milyon kere değer parmak uçların ipliğe?
 Kaç milyon kere gerilir ve gevşer sinirlerin?
 Kaç milyon kere değer birbirine kirpiklerin?
 Kaç milyon dakika
 Kıpırdamadan hem de dizlerinin üstünde durursun
 Yüzlerce kez
 Binlerce kez
 Geçer de çözgü telinin arasından ellerin
 Hepi topu
 Birkaç santimdir 
 Onlarca saatin bedeli
 Ve hatta öyle ki
 İdare lambasının dibindeki gelinlik kızlar
 Kınalı elleriyle
 Kirpiklerinin ucundaki 
 Güzel günlerin hayallerini dokurlar
 O hayaller ki
 Bir tutam sevgidir bazen
 Bazen bir umut ışıltısı
 Görebilmektir sevgiliyi bazen
 Bazen 
 Dokunabilmektir parmaklarının uçlarına
 Bazen sarılmaktır
 Kan kırmızı hasretle yanıp kavrulmaktır bazen
 Bazen kavuşmak
 Bazen 
 Bir daha kavuşamamak üzere ayrılmaktır
 Halı dokumaya benzer yani
 Kavgayı da dokumak
 Ya sabredip ilmek ilmek dokuyacaksın
 Ya da 
 Sabrın yoksa 
 İşi ehline
 İlmek ilmek örene bırakacaksın