Kitaplarımız

Our books

Kitaplarımız

Kapitalizm ve Doğal Afetler


“Süper Güç” ABD ve Harvey Kasırgası

Harvey kasırgası bir kez daha gösteriyor ki, doğayı kâr hırsıyla tahrip eden kapitalizm gezegenin doğal dengesini bozmakta, iklim olaylarında ani değişimlere ve yoğunlaşmaya sebep olmakta, fırtınaların, yağışların felâkete dönüşmesine yol açmaktadır. Kontrolsüz sanayileşme ve kentleşme, ...

Gölcük Depreminden 18 Yıl Sonra

Yaşananların sorumlusu, “kömür çok” deyip termik santrallere abanarak küresel ısınmayı körükleyen; Ayder’i mahvettik deyip ardından oraya TOKİ’yi sokmayı planlayan; Cerattepe’yi, Kazdağları’nı maden uğruna katleden; köprüler, yollar uğruna ormanları yok eden; bir yandan “ben dikey mimariden ...

Uyarı: Kapitalist Felâketler Devam Ediyor!

Bu felâketler önlenemez mi? Doğa olaylarını durdurmak veya tümüyle kontrol altına almak henüz mümkün değil fakat bu olayların felâketlere dönüşmesini engellemek elbette mümkün! Bilimsel araştırmalara muazzam sermaye akıtan burjuvazi, bu yolla kendi mülkiyetinde olan üretim araçlarını ...

Deprem ve Açgözlü Sermaye

Doğayı, tüm yaşam alanlarımızı talan edenler, kendilerine saraylar inşa ediyorlar. Emekçi sınıfları, yoksulları ise kitleler halinde felâkete itiyorlar. Bütün bunları hafızalarımızda tutalım. Deprem öncesi, sırası ve sonrasında hepimizin hayatını çalan vurguncuların, soyguncuların düzenine, ...

Hopa’da Sel Değil Doğa Talanı Öldürdü!

Eğer kapitalizme dur denilmezse, sermayenin dinmek bilmez iştahı bütün dünyayı yutup kendisi de yok olana dek sürecektir. Çevre sorunu kategorisine sokulan tüm sorunlar aslında doğrudan kapitalizmin ürünü olan sorunlardır ve bunlara karşı mücadelenin kapitalizme karşı yürütülen devrimci ...

Aşırı Sıcaklar mı, Kapitalizm mi Can Alıyor?

Depremi, seli, kasırgayı, hortumu veya tsunamiyi insanlık için ağır bir yıkıma dönüştüren, kapitalist sistemin dünyada hüküm sürmesidir. Çarpık ve çürük kentleşmeye neden olan kapitalizmdir. Çevreyi acımazsızca tahrip eden kapitalizmdir. Güvenlik ve sağlık önlemlerini gereksiz maliyet olarak ...

Nepal’de Deprem ve Emekçilerin Sefaleti

Devlet kapitalizmi savunusuyla hareket eden NKP(M)’nin Nepalli işçi ve emekçilerin mücadelesini getirdiği nokta ortadadır: Uluslararası kapitalist sistemle bütünleşme derinleşirken, işçi ve emekçi kitleler yoksulluk ve sefalet içerisinde debelenmeye devam etmektedirler. Depremin sonuçları ...

17 Ağustos Depreminin 15. Yılında Ne Değişti?

Haramilerin saltanat sürdüğü bu çürümüş sömürü düzeni yıkılmadıkça, kitlesel katliamlar pahasına da olsa bu yağma ve talan devam edecek. Hiçbir deprem, sel ve diğer doğa olayları, felâketleri fırsata çeviren kapitalist düzen kadar insanlığın canını almadı. İşçi sınıfının insanlığı kurtuluşa götüreceği devrim çanları çaldığında, bu haramilerin göreceği ve fırsata çeviremeyecekleri en büyük felâket başlarına gelmiş olacaktır. Kapitalizmin felâketini büyütmek için mücadele ateşini körükleyelim.

Kapitalizmde Felâketler Yoksulları Vuruyor

Son yirmi yıldır dünyadaki “doğal” felâketlerin ardı arkası kesilmiyor. Depremler, tsunamiler, seller, kasırgalar… Yaşanan felâketler giderek sıklaşıyor ve insan hayatında yarattığı yıkımlar onmaz acılara yol açıyor. Bizzat burjuva kurumların yayınladıkları raporlara göre de dünyadaki doğal afetlerin sayısı son 20 yılda 4 kat arttı. Özellikle 2000’den sonra bu tür felâketlerin yol açtığı yıkımı pek çok acı örnekte gördük. “Doğal” denilen bu felâketlerin daima yoksul kesimleri başta olmak üzere emekçileri vurduğunu da görüyoruz.

Depremin Kabarttığı Rant İştahı

Konut üretimini ve pazarlamasını son derece kârlı bir sektör haline getiren burjuvazi, bankaları, emlak şirketleri, inşaat firmaları ve bizzat devleti aracılığıyla, “herkesin ev sahibi olabileceği yanılsamasını” alabildiğine körüklemektedir. Oysa kapitalist sistemde “herkesin ev sahibi olması”, gerçekleşmesi olanaksız bir düştür. Kapitalizm engeli kaldırıldığında ise barınma sorununun çözümünün önünde herhangi bir maddi engel kalmayacaktır.

Doğal Olmayan Ölümlerin Sorumlusu Kim?

21. yüzyıldayız. Teknoloji ve bilim öylesine ilerledi ki takip etmek mümkün değil. İnsan hareketlerine yaklaşabilen robotlar yapılıyor, binlerce kilometre uzaklığı vurabilen silahlar üretilebiliyor. Tıp o kadar ilerledi ki kalbi durdurmadan kalp ameliyatları yapılması artık bizi şaşırtmıyor ...

7,2 Değil Kapitalizm Yıktı!

Depremin ilk gününde, yıkılan binaların altında kalan yüzlerce insanın “kurtarın bizi” çığlığı etraftakileri kuru insan gücüyle hiçbir şey yapamamanın çaresizliğine sürüklerken, devlet akşam saatlerine kadar ortada yoktu. Kızılay deprem bölgesine ilk gün 1200 çadır ve 4500 battaniye götürmekle övünürken, on binlerce insan o geceyi sıfırın altına inen hava sıcaklığına rağmen çoluk çocuk sokakta geçirmek zorunda kaldı. Enkazı kaldıracak iş makinelerini, arama kurtarma ekiplerini ve sağlık görevlilerini derhal koordine edip devreye sokmaya sıra geldiğinde, “güçlü devlet” sırra kadem bastı.

Doğanın Dengesini Bozan Kapitalizmdir

Dünyadaki doğal felâketler de özellikle son yirmi yılda büyük bir artış göstermiştir. Bizzat burjuva yardım kuruluşlarının yayınladıkları rapora göre, dünyada doğal afetlerin sayısı son 20 yılda 4 kat arttı. Kızılhaç, Birleşmiş Milletler ve Belçika’daki Louvain Üniversitesi’nin araştırmalarının verilerine göre, 1980’lerin başında yılda 120 doğal afet meydana gelirken, 2000’lerde her yıl yaklaşık 500 doğal afet meydana geldi. 2006 yılında hava olaylarının yol açtığı afetlerin sayısı 1980 yılına göre 8 kat artarak 240’a çıktı. Yer hareketleri ile ilgili afetlerin sayısı sabit kalırken, raporda küresel ısınmanın yol açtığı zararların arttığı belirtildi. Rapora göre 1985 ve 1994 yılları arasında, her yıl 174 milyon kişi doğal afetlerden etkilendi. Sonraki 10 yıl içinde ise bu sayı 254 ...

Pakistan’daki Felâketten Kapitalizm Sorumludur!

Pakistan’da yoksul kitleler yaklaşık bir aydır sel felâketiyle boğuşuyor. 1600 kişi öldü, yüzlerce kişi sel sularına kapılıp kayboldu, 8 milyon insan evsiz kaldı, 20 milyondan fazla Pakistanlı selden etkilendi. Bazı bölgelerde açlıktan ölümler yaşanıyor. 170 milyon nüfuslu ülkenin pek çok yerinde temiz su ve ilaç temin edilemiyor. Çocuklar kolera ve tifo salgını tehdidi altında.

Rize’de Yağmur, Sel ve Heyelan

Emekçi yığınlar dünyanın dört bir yanında büyük çevre felâketleri ve “doğal” afetlerle boğuşuyor. Pakistan, Çin, Latin Amerika, Avrupa… Binlerce ölü, yaralı, milyonlarca evsiz-barksız, susuz, aç, biilaç insan… Türkiye de selden nasibini alan bir ülke. Rize’nin Gündoğdu beldesinde geçtiğimiz hafta birkaç saat yağan şiddetli yağmur afete yol açtı. 13 kişinin öldüğü, bir kişinin kaybolduğu felâkette, onlarca ev ya yıkıldı ya da ciddi hasar gördü.

Haiti Depremi ve Emperyalist Haydutlar

2010 yılının ilk büyük felâketi Latin Amerika’nın en yoksul ülkesi olan Haiti’de meydana geldi. 12 Ocak günü akşam saatlerinde yaşanan büyük deprem Haiti’yi yerle bir etti. Başkent Port-au-Prince’in 15 km güneybatısında meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremde resmi rakamlara göre 110 bin kişi öldü.

Sel Değil Kapitalizm Felâketi!

İstanbul ve çevresi bir haftadır kelimenin gerçek anlamıyla bir felâketle karşı karşıya kaldı. Yaşanan selin ardından 33 emekçi yaşamını yitirdi, 3 kişi kayboldu, binlerce insan ölüm tehlikesi geçirdi, çok sayıda ev, işyeri, hektarlarca tarım arazisi ve pek övünülen otobanlar sular altında kaldı. Burjuva muhalefet partileri gerekli önlemleri almayan AKP’yi tek suçlu ilan ederek siyasi rant peşinde koşmakla meşgulken, hükümet ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi sanık sandalyesine “dere yataklarını işgal eden tedbirsiz cahil vatandaşlar”ı oturttu.

Çin Kan Ağlıyor

Birkaç gündür gazete ve televizyon bültenleri Çin’de meydana gelen depremi konu alan haberlerle dolu. Her yeni bültende ölü sayısının hızla arttığı ve yardım bekleyen daha on binlerce kişi olduğu vurgulanıyor. Felâketin boyutları öylesine feci ki, on milyon insanın etkilendiğinden, 60 bin insanın öldüğünden ve ekonomik zararın büyüklüğünden bahsediliyor.

Myanmar’da Kasırganın Değil Kapitalizmin Kurbanları

Deprem ve kasırga gibi doğa olaylarını durdurmak veya kontrol altına almak henüz mümkün olmasa da, elde edilen verilerle kasırganın yaşanacağı yer ve zaman önemli ölçüde doğru tahmin edilebiliyor. Bu sayede alınacak tedbirlerle can kayıplarının önüne geçmek mümkün. Fakat bilimin sunduğu olanaklara rağmen, içinde yaşadığımız kapitalist sömürü düzeni nedeniyle doğa olayları birer felâkete dönüşüyor.

Felâketleri Yaratan Kapitalizmdir

Nasıl savaş kapitalistler için muazzam kârlar demekse, kapitalizmin yol açtığı diğer felâketler için de aynı şey geçerli. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarcasının soğuğa ve açlığa karşı yaşam mücadelesi verdiği bir felâketi kazanç kapısına dönüştürmek isteyen kapitalistler sayesinde battaniye, çadır, yiyecek gibi en hayati ihtiyaç maddelerinin fiyatları hızla birkaç katına çıkabiliyor. Benzer durum taşıma şirketleri için de söz konusu. Kurban sayısı ne kadar artıyorsa kapitalistlerin kasalarına giren paralar da o oranda artıyor.

Katrina Kasırgasının Gösterdikleri

ABD’deki Katrina Kasırgası bir kez daha kapitalizmin insan yaşamını ne denli hiçe saydığını gösterdi. Haftalar öncesinden her yönüyle öngörülmüş olan bir kasırga, tam sayı belli olmamakla birlikte, resmi ağızlardan yapılan açıklamalara göre muhtemelen binlerce insanın ölümüne yol açtı. Yüce Amerikan devleti, yoksullukları nedeniyle bölgeyi terk edememiş ve çoğunluğu siyah olan binlerce insanı ölüme terk ederek dolar cumhuriyetinin içyüzünü bir kez daha ortaya koydu.

Tsunami Kapitalizmin Diğer Adıdır

“Kapitalizm Erken Uyarı Sistemi” Alarm Veriyor!

İnsanlık milyonlarca yıldır bu tür doğa olaylarıyla yüz yüze geldi, gelecek. Fakat bu olayların bir felâkete dönüşmesini engellemek tümüyle insanlığın elindedir. Teknolojinin geldiği mevcut düzey, yaşanan doğa olaylarının felâkete dönüşmesini engelleyebilecek boyutlardadır. İşte birkaç örnek: kapitalist devletlerin bugün askeri kullanıma hasrettikleri uydu sistemleri, dünya ölçeğinde düşünüldüğünde maliyeti devede kulak kalan tsunami erken uyarı sistemi, araştırmalar için yeterince fon ayrıldığı takdirde önceden tahmin edilmemesi için hiçbir neden bulunmayan deprem erken uyarı sistemleri. Tüm bunların bugün insanlığın hizmetine sunulmayışının tek nedeni, her şeyin bir meta olduğu ve insan ihtiyaçlarına değil kâra dayanan kapitalist sistemdir. Suçlu doğa değil kapitalizmdir.

Martinik

Ama bir gün gelecek başka bir volkanın gümbürdeyen sesi yükseltecek: fokurdayan ve kaynayan bir volkan, isteseniz de istemeseniz de, yeryüzünden tüm sahte sofuluk taslayan, kan lekeli kültürü süpürüp atacak. Ve ancak onun kalıntıları üzerinde uluslar gerçek insanlık halinde bir araya gelecekler ve onun da kör, ölü doğadan başka ölümcül bir düşmanı olmayacak.

e-broşürlerimiz

  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç kapsamlı makalesinden oluşan Devrimci Marksizm broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. İdeolojik ve teorik mücadelenin önemini vurgulayan bu makaleler, sınıf hareketinden kopuk yaklaşımların nasıl bu alanda da Marksizm dışı eğilimlere yol açtığını sergilemekte ve böylelikle sınıf temelinde bir devrimciliğin belirleyici önemine dikkat çekmektedir. Teori ve pratiğin örgütlü birliği vurgusu bu açıdan sorunun özüne ışık ...
  • Mehmet Sinan
    Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Türk Solu ve Sınıf Devrimciliği broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Marksizm ve Türk Solunun İdeolojik Geleneği ve Proleter Sınıf Temelinden Yoksunluk! başlıklarını taşıyan bu makaleler, Türkiye sosyalist hareketinin doğuşu ve gelişimini ve ona damgasını basan temel siyasal-teorik eğilimleri sergiliyorlar. İdeolojik yanlışlarının yanısıra Türkiye sosyalist hareketinin işçi ...
  • Marksist Tutum
    Elif Çağlı ve Mehmet Sinan'ın iki kapsamlı makalesinden oluşan Gelecek Sosyalizmindir broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Manifesto'nun Sönmeyen Ateşi; Gelecek Sosyalizmindir başlıklarını taşıyan bu makaleler, Marksizmin doğuşunu ve kapitalizmin günümüze gelene kadarki serüvenini ele alıyor. Bu sömürü düzeninin insanlığa yaşattığı duruma ve ondan kurtuluşun temellerine ışık tutuyor.
  • Elif Çağlı
    Elif Çağlı'nın üç makalesinden oluşan Düzenin Otoriterleşmesi broşürünü okuyucularımıza sunuyoruz. Demokrasi ve Plütokrasi; Otoriterleşme ve İdeolojik Aygıtların Rolü; Faşist Tırmanışa Karşı Mücadeleye başlıklarını taşıyan bu makaleler, günümüzde kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin çürümüşlüğünü, bu demokrasilerin bağrından otoriter rejimlerin doğuşunu ve ona karşı mücadelenin temel önemdeki yanlarını ele alıyor.
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin tarihsel krizine bağlı olarak dünya ölçeğinde yayılan otoriterleşme ve emperyalist savaş koşulları, işçi sınıfı devrimcilerinin önüne olağan dönemlere kıyasla çok daha ağır görevler koyuyor. Tarihin bu tür kesitleri, devrimci inanç ve iradenin, örgütsel bağlılığın sınandığı dönemlerdir. Böylesi dönemlerde, işçi sınıfının mücadele tarihindeki ilham verici örnekleri hatırlamak ve en zor koşullara meydan okuyarak devrimci ...
  • Mehmet Sinan
    Günümüz koşullarında Erdoğan’ın empoze etmeye çalıştığı bu devlet ideolojisi, dincilikle milliyetçiliği kaynaştırmaya çalışan bir ideolojidir. Peki ama bunu neden yapıyor Erdoğan? Çünkü “dinci oylar” onu başkanlığa taşımaya henüz yetmiyor da ondan! O nedenle de şimdi Erdoğan, kafası Türkçülükle, milliyetçilikle bulandırılmış olan MHP seçmenlerinin oylarına göz dikmiş durumdadır. Dolayısıyla, Erdoğan’ın milliyetçi söylemlerinin dozunun giderek ...
  • Elif Çağlı
    Alt-emperyalizm konusu, emperyalizm ya da küreselleşme olgularının kavranışındaki farklılıkların uzantısı olan tartışmalı yönler içeriyor. Kapitalizmin sömürgeci aşaması ile emperyalist aşaması arasındaki ayrımın görmezden gelinmesi temel yanlışlardan biridir.
  • Utku Kızılok
    Bolşevik Parti’ye temel özelliklerini kazandıran ve işçi sınıfının iktidarı için çarpışmanın sorumluluğunu alarak tarihsel rolünü oynamasını sağlayan Lenin’dir. Tarihsel deneyim incelendiğinde görülecektir ki, Lenin olmasaydı Ekim Devrimi zafere ulaşamazdı. Diyalektik düşünmeyen darkafalılar, buradan yürüyerek parti ve önderlik sorununu lidere indirgediğimizi söyleyebilirler, ama gerçek böyle değildir. İşçi sınıfı ile onun komünist öncüleri, ...
  • Elif Çağlı
    Kapitalizmin günümüzde yaşanan sistem krizi 1929 Büyük Depresyon dönemini bile aşan bir derinlik ve yaygınlıkta seyrediyor. Bu kriz burjuva ideologların uzun bir dönem boyunca kapitalist düzenin geleceğine dair çizdikleri pembe tabloları da paramparça ediverdi. İçinden geçtiğimiz dönemde özellikle belirli bölgelerde art arda patlak veren emperyalist yeniden paylaşım savaşları, “artık savaşlar dönemi geride kaldı, dünya bir barış dönemine ...
  • Mary Harris Jones
    İşçi sınıfı mücadele tarihinde haklı bir yer etmiş Jones Ana’nın mücadele deneyimleriyle dolu özyaşamöyküsü hiç şüphesiz dünya işçi sınıfı yazınının anlamlı bir parçasını oluşturmaktadır. O nedenle sadece tarihsel değil, günümüz kapitalizminin dayattığı koşullar açısından güncel bir anlamı da olan bu özyaşamöyküsünü Türkçeye kazandırmanın ve okuyucuya sunmanın Türkiye’deki işçi sınıfı yazınına ve mücadelesine bir katkı olacağını ...
  • Elif Çağlı
    Alman devriminin yiğit önderleri Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht 15 Ocak 1919’da karşı-devrimin kanlı saldırısıyla katledildiler. Ekim Devriminin önderi Lenin’i 21 Ocak 1924’te yitirdik. Türkiye komünist hareketinin Onbeşleri Mustafa Suphi ve yoldaşları ise, 28 Ocak 1921’de burjuvazinin kalleşçe planlarıyla Karadeniz’in sularında öldürüldüler.
  • Elif Çağlı
    Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Örneğin günümüzde anarşizm daha ziyade burjuva karakterli unsurlar tarafından gelgeç bir radikalizm türü olarak benimsenip öğrenci hareketine yansıtılıyor. Özünde milliyetçi olan sözde bir anti-emperyalizmin çıkmaz ...
  • Marksist Tutum
    Kapitalizm insanlığa cehennemi yaşatıyor. Bir avuç kapitalistin saltanatı, gezegeni dolduran milyarlarca insanı, açlığın, yoksulluk ve yoksunluğun, işsizliğin, inanılmaz bir eşitsizlik ve adaletsizliğin, kanlı savaşların, zulüm ve işkencenin, dibi gelmez bir çürüme ve yabancılaşmanın pençesinde kıvrandırıyor.

Kısa Okur Mektupları

Takip et

Kategoridekiler