Navigation

Beyazıt ve Halepçe Katliamları Lanetlendi

16 Mart 1978’de, Beyazıt Meydanında faşist saldırılara karşı mücadele eden öğrencilerin Eczacılık Fakültesinden topluca çıkarken üzerlerine atılan bomba, yedisinin ölümüne yol açmıştı. Olaydan kısa bir süre sonra bombayı atanın kim olduğu, bu faşist saldırının nasıl gerçekleştirildiği ve polisin rolü ayrıntılarıyla ortaya çıktı. Fakat aradan 31 yıl geçmesine rağmen olayın failleri cezasız kaldı, hatta terfi edenler oldu. Aynı günün takvim yaprağı üzerinde, 1988’de gerçekleşen Halepçe Katliamı da yer almaktadır. Bu defa 16 Martta Kürt halkının üzerine Saddam’ın talimatıyla ABD menşeli kimyasal bombalar yağdırılmış, gaz bulutu çekilirken 5 bin Halepçelinin canını almıştı.

16 Martta Beyazıt Meydanı’nda bir araya gelen öğrenciler, bu iki katliamda yaşamını yitirenleri anmak ve katliamcılardan hesap sorulmasını istediklerini duyurmak için, Beyazıt Meydanı’nda ve katliamın gerçekleştiği Eczacılık Fakültesi önünde eylemler gerçekleştirdiler.

Eylemlerden ilkini Gençlik Federasyonu gerçekleştirdi. Eczacılık Fakültesi’nin Süleymaniye çıkışında toplanan öğrenciler, yaptıkları konuşmaların ardından, kapının önüne karanfiller bıraktılar. Aynı yerde bir araya gelen Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatlar, basına yönelik gerçekleştirdikleri açıklamada, katledilen arkadaşlarının faillerinin bulunup cezalandırılması için mücadele ettiklerini, fakat tüm girişimlerine rağmen önlerinin tıkandığını dile getirdiler. Olayı yaşayan ÇHD’li bir avukat, 1978 yılında üzerlerine bombanın nasıl atıldığını ve sonrasında yaşanan gelişmeleri anlattı.

Öğrenci gençlik gruplarının ortaklaşa gerçekleştirdiği eyleme katılım daha kitleseldi. Beyazıt kampüsü içinde toplanan öğrenciler “16 Mart’ta Beyazıt’ta Katleden Devlettir! Onlar Akladı, Biz Hesap Soracağız” pankartı açtılar. Meydanda toplanan öğrenciler ise “Emperyalizme, Şovenizme ve İkiyüzlü Politikalara Karşı Yaşasın Halkların Kardeşliği, Kürt Halkına Özgürlük” pankartını taşıdılar. Kampüs kapısında karşılıklı olarak bir süre polis engeli nedeniyle beklemek zorunda kalsalar da, kararlı duruşları sonunda kapı açıldı ve iki grup birleşti.

“Devrimci, Demokrat, Yurtsever, İlerici Öğrenciler” adına okunan basın metninden sonra yapılan konuşmalarda, 15 Martta 5. Dünya Su Forumunu protesto eden “Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu” üyelerine yapılan polis saldırısında 17 kişinin gözaltına alınması ve yine aynı gün Nurtepe Çayan Mahallesinde faşistlerin seçim çalışması yapan devrimcilere yönelik polis desteğinde gerçekleştirdikleri saldırı protesto edildi. Konuşmaların ardından Eczacılık Fakültesi önüne kadar yüründü. Burada katledilen öğrencilerin anısına saygı duruşu gerçekleştirildi.

Eylemler boyunca, “Beyazıt Faşizme Mezar Olacak”, “16 Mart’ı Unutma Unutturma”, “Üniversiteler Bizimdir, Bizimle Özgürleşecek”, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Katil Polis Üniversitelerden Defol”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma”, “Halepçe’de Amed’de İmhaya Son”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza!” sloganları atıldı.