Navigation

Barış ve Adalet İçin 247. Hafta

Kayıp yakınları 19 Aralık Cumartesi günü Galatasaray Lisesi önünde 247. kez bir araya geldiler. Ellerinde yakınlarının fotoğraflarını ve fotoğrafların üzerinde birer karanfil taşıyan kayıp yakınları, fotoğrafların bir bölümünü de yere dizerek üzerlerine birer karanfil bıraktılar. Kayıp yakınları, sessiz oturma eyleminin ardından, “Failleri Belli, Sorumluları Yargılansın” pankartı açarak basın açıklaması yaptılar.

Basın açıklamasını Özge Akman okudu. Akman, 3 Haziran 1994 yılında jandarma tarafından gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Mustafa Saygı’nın dosyasının Ergenekon davası kapsamına alınmasını istedi. Akman, hâlâ akıbeti açıklamayan binlerce gözaltında kayıp ve faili meçhul cinayet olduğunu söyledi. Akman, “Bu acılar yaşanmamışçasına, kimi politikacılar hâlâ barış isteyen sesimizi boğmaya çalışıyor. Bu kez izin vermeyeceğiz. Kayıpların yakınlarından özür dileyin, geçmişinizle yüzleşin, failleri yargılayın” dedi.

Özge Akman, geçtiğimiz hafta, Urfa’nın Suruç İlçesinde definecilerin yaptığı kazıda, çürümüş bir motosiklet ve insan kemikleri bulduklarını hatırlattı. Kazı sırasında bulunan çürümüş motosikletin ve insan kemiklerinin 15 yıl önce motosikletiyle gözaltına alınan Mustafa Saygı’ya ait olduğunu ve ailesinin olayı savcılığa bildirdiğini söyledi. Saygı’nın ailesinin başvurusu üzerine olay yerinde kazı yapıldığını ama jandarmanın olay yerine gelmediğini, kazının belediye çalışanları tarafından yapıldığını dile getirdi. Akman, kazı çalışmalarının yeniden yapılmasını istedi. Akman, Mustafa Saygı’nın gözaltında kaybedildiği 3 Haziran 1994 yılında bölgede görevli olan rütbeli ve kıdemli jandarmaların doğrudan sorumlu olduklarını söyledi. Akman, dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’i, dönemin Başbakanı Tansu Çiller’i, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ı yargılayın dedi. Mustafa Saygı’nın ailesinin savcılığa başvurusu üzerine 2006 yılında takipsizlik kararı veren savcı Doğan Kaya’nın taraflı davrandığını söyleyen Akman, soruşturmanın yeniden açılması ve Ergenekon davası kapsamına alınması talebini dile getirdi.

Yıllardır çocuklarını arayan Cumartesi Anneleri ve kayıp yakınları eylemlerini bıkmadan usanmadan sürdürüyorlar. Kayıp yakınlarının mücadeleleri, failler açığa çıkartılıp hesap sorulana kadar sürecek. Her hafta ellerinde yakınlarının fotoğrafları ile bir araya gelen kayıp yakınları, yıllardır yaşadıkları acıları, bir ailenin fertleri gibi hep birlikte yeniden yaşıyorlar. Kayıp yakınlarının öfkeleri her hafta daha da artıyor.