Bize karanlığı gösterdiler Oysa zifiri günlerde renkler saklıydı Oldukları yerde, en kırmızısı goncanın Menekşenin en moru, en yeşili yosunun Buğdayı, esmeri, beyazıyla insanın Sarısı, kızılı, siyahıyla saçların Kahvesi, elası, mavisiyle gözlerin… Renkler beklerdi gözün görmesini Gözler beklerdi ışığın süzülmesini Işıksa beklerdi perdenin açılmasını Aylardan Mayıstı, belki Haziran Günlerin ilkiydi, belki ortası Haritanın neresiydi, uzak mıydı bize? Yakınmış evimize… Ne fark eder? Kirpikleri karanlıktan yorulanlardı Doğruldular, tabanlarını yere vurdular. Ağırdı belki ama sağlamdı adımları Bir adım, iki adım ve üç ve beş… Pencerenin önüne varıp durdular Sabırlı elleriyle perdeye dokundular Zaman bekleyişin son demine uzandığında Bir solukta çektiler perdeyi yana Bir toz havalandı, ışık odaya daldı Gözler kamaştı, dudaklar tebessüme boyandı Odada her bir renk telaşla ayaklandı Perdelerden kurtuldu ışık Gözü gören, rengi bulan insanla çoğaldı Sokaklarda birleşip ses oldular Yankı olup dolaştılar odaları Caddeleri, şehirleri, ülkeleri Tüm dünyayı, güneşe hasret dünyayı Ciğerleri nefese, dilleri haykırışa Kulakları dost sesine, omuzları dost eline. Sarıp sarmaladı hasretleri, acıları Sarıp sarmaladı sızıları, sevdaları, Sarmaladı, bağrına bastı evlatları, umutları… Aynı günler, aynı seslerle yırtıp attı ayrılığı Şimdi bizi bekliyor dalgalı perdeler Güneş bekliyor odaya dalmak için Renkler bekliyor güne kavuşmak için Umut yarışmaya çoktan hazır Birleşip ses olalım, sınıfımıza nefes Uzatıp dost ellerimizi hasret çekenlere Dönüşmek için soluk bekleyenlere Güç olalım, derman olalım, köprü kuralım Düşelim düş peşine, varalım gerçeğine Birlikte yırtalım perdesini karanlığın Birlikte kuralım geleceğini yaşamın Ellerimizle, kendi ellerimizle!
10 Nisan 2026
link: Başak Güler, Düşelim Düş Peşine, 10 Nisan 2026, https://marksist.net/node/8745



