Navigation

Newroz’da Demokrasi ve Özgürlük Talepleri Yükseldi

2019 yılı Newroz’u olağanüstü baskılara ve boğucu atmosfere rağmen yaygın biçimde kutlandı. Kürt halkının tepkisinden ve 31 Martta yapılacak yerel seçimde kendi aleyhine daha da olumsuz bir tablo çıkmasından çekinen rejim Newroz kutlamalarını yasaklama yoluna gidemedi. Ancak çeşitli illerdeki kutlamalar sırasında çok sayıda kişiyi çeşitli bahanelerle gözaltına almayı ihmal etmedi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da kutlamaların ana merkezi Diyarbakır’dı. 21 Marttaki Diyarbakır kutlamasıyla aynı günde hem bölge illerinde hem de batıda İzmir ve Bursa gibi bazı büyük şehirlerde kutlamalar yapıldı. İstanbul dahil olmak üzere bir dizi diğer kentte ise Newroz kutlamaları 24 Mart Pazar günü yapıldı.

Newroz Parkında yapılan Diyarbakır kutlamasına baskı ve zulüm karşısında sinmeye itiraz eden yüz bini aşkın kişi katıldı. Kutlamada öne çıkan konu cezaevlerinde yapılan açlık greviydi. Eylemin sembolü durumundaki Leyla Güven’e sıkça gönderme yapılan ve ondan gelen mesajın da okunduğu kutlama sırasında açlık grevcilerinin yanı sıra cezaevlerinde kendi yaşamlarına son verenlere de sahip çıkıldı. Çeşitli parti ve kurumların temsilcilerinin de katıldığı kutlamada Afrin’den gelen mesaj da okundu. Çeşitli mesaj ve konuşmalarda Kürt halkının özgürlük ve eşitlik taleplerinin asla yok edilemeyeceği vurgulanarak, barış, kardeşlik, özgürlük ve demokrasi talepleri dile getirildi ve Kürt halkının yok sayılamayacağı haykırıldı.

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, yaptığı konuşmada, hapisteki HDP liderleri Demirtaş ve Yüksekdağ’a atıfta bulundu:

“Kürtler her zaman kardeşliğin, barışın, demokrasinin ve özgürlüğün takipçisi olacaktır. Buradan bir kez daha haykırıyoruz. Bu ülkede barış yanlılarını rehin alarak cezaevine koydunuz, bu ülkede demokratik siyaset yapanları rehin aldınız. Şimdi burada olması gereken partimizin genel başkanlığını yapan sevgili Selahattin Demirtaş’ı, sevgili Figen Yüksekdağ’ı rehin aldınız cezaevine koydunuz. Bu ilin milletvekillerini, sevgili İdris Baluken’i, Çağlar Demirel’i rehin aldınız cezaevine koydunuz. Bizim irademizdir dediğimiz, bu ilin yüzde 70’inin, yüzde 80’inin oy vererek seçtiği belediye başkanını, sevgili Gültan Kışanak’ı rehin aldınız cezaevine koydunuz.”

Daha sonra Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı görevinden alınarak yerine kayyum atanan Ahmet Türk bir konuşma yaptı. 7 Haziran seçiminden sonra sindirme politikalarının devreye girdiğini, siyasetçilerin, akademisyenlerin, devrimcilerin hapse atıldığını belirten Türk, son olarak Afrin’e girildiğini dile getirdi.

Diyarbakır’daki kutlama, konuşmaların ardından sahne alan sanatçıların performanslarıyla son buldu.

24 Martta İstanbul’da yapılan Newroz kutlamasının adresi ise Bakırköy Pazar Meydanıydı. On binlerce kişinin katıldığı kutlamada çeşitli bahanelerle 38 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Müzik programıyla başlayan kutlamada sanatçılar “hiçbir kış sonsuza dek sürmez” mesajı verdiler. Hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşunun ardından, cezaevinde yaşamına son veren ve cenazesi ailesinden ve halktan kaçırılarak gömülen Ayten Beçet’in ölmeden önce yazdığı not okundu. Daha sonra da Newroz ateşi yakıldı.

Kutlamada HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan başta olmak üzere birçok HDP yöneticisi yer aldı. HDP’nin yanı sıra çeşitli sosyalist parti ve çevrelerin de katıldığı İstanbul kutlamasında DİSK Genel Başkası Arzu Çerkezoğlu ve KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik gibi sendikacılar da bulundular.

İlk müzik programının ardından İstanbul Newroz Tertip Koordinasyonunun ortak açıklaması okundu. Açıklamada cezaevlerindeki açlık grevleri ve ölümlere dikkat çekilirken, AKP-MHP ittifakının toplumun üzerine bir kara perde indirdiği, ama bunun mücadeleyle yırtılacağı vurgusu yapıldı.

Kutlamadaki son konuşmayı Pervin Buldan yaptı. Buldan’ın konuşmasında 31 Mart yerel seçimlerinde “AKP-MHP ittifakının elinde HDP’ye hakaretten başka bir şey kalmadığına” işaret edilerek, “yerel seçimin faşizme ve bölgedeki kayyumlara ders vermek üzere değerlendirilmesi gerektiği” vurgulandı.

Ülke genelindeki Newroz kutlamalarını engellemekten çekinen rejim, buna mukabil, kutlamalar sırasındaki tutuklama ve gözaltılara ilave olarak, yapılan çeşitli konuşmalar üzerinden yeni soruşturmalar açmaktan geri durmadı. Her şeye rağmen 2019 yılı Newroz’u, özellikle Kürt halkının rejimin Kürt hareketine dönük ağır baskısına onay vermediğini, rejimin iddia ettiği gibi kayyum sistemini kabullenmediğini ortaya koyduğu bir Newroz oldu.