Navigation

Cumartesi Annelerinden Savaşa Hayır Çığlığı


Cumartesi Annelerinin, kayıp yakınlarının ve İHD’nin (İnsan Hakları Derneği) her hafta Cumartesi günü düzenlediği “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” oturma eylemleri devam ediyor. Bu hafta İstanbul, Diyarbakır, Batman ve Yüksekova’da gerçekleştirilen eylemlerde bir araya gelen anneler ve kayıp yakınları savaş istemediklerini dile getirerek, kayıpların bulunması talebini yinelediler.

İstanbul’da Galatasaray Meydanında bir araya gelen Cumartesi Anneleri’nin eylemi 540. haftaya ulaştı. Basın açıklamasında 1995 yılında gözaltında kaybedilen Abdurrahim Demir’in faillerinin bulunması istendi. Eylemde ilk sözü trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Cumartesi Annelerinden Rabia Sağdıç’ın kızı Nermin Sağdıç Avşar aldı. Annesinin 1970’lerden beri cezaevi önlerinde babasıyla birlikte çocuklarını beklediğini belirterek, annesinin zorlu ve direngen hayat mücadelesini anlattı.

1995 yılında Avcılar’da sivil polislerce gözaltına alınan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Fehim Tosun’un eşi Hanım Tosun da, yaptığı konuşmada, AKP hükümetinin savaş politikalarını eleştirdi. Tosun “iki haftadır yine her gün gençlerin ölmesiyle gözlerimizi açıyoruz. Yine Kürdistan coğrafyasını her gün savaş uçaklarıyla bombalıyorlar. Hâlâ kurban ediyorlar insanları, hâlâ saraylara kurban ediliyor insanlar. Ben Türk halkına da sesleniyorum, yeter artık niye kurban ediyorsunuz çocuklarınızı saraylara. Ben, askerin de, polisin de, gerillanın da ölmesini istemiyorum” dedi.

1994 yılında Lice’de gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Nezir Çakar’ın annesi Şekernaz Çakar ise, “Neden bu savaş? Barış olsun, gençlerimiz ölmesin, her gün güzellik düğün olsun, savaş bitsin artık. Yeter artık, içim yanıyor ve bu acı hiçbir anneye yaşatılmamalı” diyerek, yürütülen askeri saldırıların durmasını istedi. Annelerin konuşmalarının ardından oturma eyleminin basın açıklamasını Nimet Tanrıkulu yaptı. Tanrıkulu 540. eylemde Abdurrahim Demir’in gözaltında kaybedilişini anlatarak, akıbetini sordu: “Demir dosyasında cezasızlığa son, adalet istiyoruz, Savaş ve çatışma değil barış istiyoruz.”

İHD Amed (Diyarbakır) Şubesi ve kayıp yakınlarının düzenlediği oturma eyleminin ise 338. gerçekleştirildi. Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde yapılan oturma eyleminde kayıp yakınlarının fotoğrafları taşındı. İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Amed Şube Başkanı Raci Bilici askeri saldırıları eleştirdi. Başbakan’ın “devletin kudretini göstereceğiz” şeklindeki açıklamasını eleştiren Bilici şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı’nın da desteğiyle ciddi anlamda devletin kudretini göstermeyi başladılar. İşte Kandil’de 10 sivil insanı katlettiler, onlarcası yaralı. İşte Ağrı’da 3 sivili infaz ettiniz. Bu halkın evladı 13 cenazeyi sınır kapısında bekleterek bu devletin kudretini gösteriyorsunuz.”

Batman’da Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde 338 haftaya ulaşan kayıp yakınlarının eyleminde de anneler ve kayıp yakınları ülkenin sürüklendiği savaş ortamına dikkat çektiler. Eylemde İHD Batman Şube Başkanı Mehmet Bağadır basın açıklaması yaptı. Bağadır, çözüm sürecinin Kürdistan’da katliam ve sivil insanların infaz edilmesiyle sona erdirilmesine tepki gösterdi. Kürt halkının haklı taleplerine devletin silahla karşılık verdiğini belirten Bağadır, Türkiye’nin bu savaşla birlikte Suriye ve Irak’a benzeyeceği uyarısında bulundu.

Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kayıp yakınları ise bu hafta 70. eylemlerini düzenlediler. Eylemde, 13 Temmuz 1994 tarihinde ilçeye bağlı Ağaçlı köyünde operasyona çıkan askerler tarafından yargısız infaz edilen 34 yaşındaki Faysal Aslan’ın kaybedilişi anlatılarak akıbeti soruldu.

Kayıp yakınlarının, kayıpların akıbetinin aydınlatılması, adalet ve barış talebi, işçi ve emekçilerin yükseltecekleri mücadeleyle karşılığını bulacaktır. AKP hükümetinin son dönemde yükselttiği Kürt düşmanı milliyetçi politikalara, savaşa, katliam ve saldırılara karşı, “işçilerin birliği, halkların kardeşliği” şiarıyla örgütlü mücadeleyi yükseltmek yakıcı önem taşıyor.