Navigation

Şubat 2004 tarihli yazılar

Bir pazarlama işçisinden

Pazarlama ve satış firmasında çalışan bir işçinin çalışma koşulları nasıldır?

KESK "protestoları" devam ediyor

Kamu yönetimi reformuna karşı 22 Şubat Pazar günü Şişli Abide-i Hürriyet meydanında gerçekleştirilen mitingden sonra, bir başka protesto eylemi de KESK İstanbul Şubeler Platformu kararı doğrultusunda Aksaray metro önünde basın

Sınıf Uzlaşmacı Sendikacılık Anlayışına Karşı Mücadele Yükseltilmelidir!

Sendikal mücadele geleneğindeki bu yozlaşmaya son verecek olan tek şey işçilerin bilinçlenmesidir. Burjuvazi işçilerin bilinçlenmesini engellemek için tüm araçlara sahiptir. Bu konuda muazzam başarılar elde etmiştir. Sendika bürokrasisi de burjuvaziye yardımcı güç olarak görevini kusursuz olarak yerine getirmektedir. İşçilerin bilinçsiz kalması sendikacılar için bulunmaz nimettir. Bu durumda en büyük görev öncü işçilere düşmektedir. İşçi sınıfının müfrezeleri olan öncü işçiler, bıkmadan usanmadan işçilerin bilinçlenmesi için çaba sarf etmelidir. Her türlü sorunda ideolojik netlik kazanmak ve işçi sınıfının devrimci bilimiyle, Marksizmle donanmak öncü işçilerin birinci hedefleri olmalıdır.

İşçi Hareketinden: Ocak-Şubat 2004

Uluslararası Cephede Sıkışan Burjuvazi Çıkış Arıyor

28 Ocak 2004’te Başbakan Erdoğan daha önce gayri resmi bir sıfatla ziyaret ettiği ABD’de bu kez resmi kabul gördü. Ancak olayın önemli yanı Erdoğan’ın resmi olarak ağırlanması ve üst düzeyde kabul görmesi değildir.

Başka Bir Dünya Mümkün: Onun Adı Sosyalizm!

Dünya Sosyal Forumunun son yıllarda özellikle popüler olan sloganlarından birisi “başka bir dünya mümkün” sloganı. Bir başka dünya arayışını ve bunun için mücadeleyi ifade etme iddiasında olan bu sloganın içi, ne yazık ki çağrıştırdığı içeriğe uygun bir şekilde doldurulmuyor. Bir başka dünya aramak için yola çıkanlara sunulan alternatif ya da alternatiflerin eninde sonunda biraz daha ehlileştirilmiş “cici” bir kapitalizm olmaktan öteye gitmediği ortaya çıkıyor. Oysa insanları başka dünya arayışına iten nedenlerin kökünde kapitalizmin şu ya da bu biçimi değil ta kendisi yatmaktadır. O nedenle gerçekten başka bir dünya arayanların istemeleri gereken şey tiridi çıkmış kapitalizmin yeni bir türü değil, onun toptan ortadan kaldırılması ve yerine dünya çapında insanlığın ve doğanın çıkarlarıyla uyumlu, planlı bir üretimin hakim olduğu sınıfsız bir toplumdur. İhtiyaç budur.

Burjuva sistemin öteki adı: bol kurbanlı bayramlar!

Merhaba,

Marksizm ve “Uzun Dalgalar” Teorisi

Lenin siyasetin ekonominin yoğunlaşmış hali olduğunu söylemişti.

Kürtlere Özgürlük! Kahrolsun Ezen Ulus Şovenizmi!

Kürt halkının gerçek dostu emperyalistler değil bölgedeki her ulustan işçi sınıfıdır. Emperyalistler halklara ne demokrasi ne de özgürlük getirebilir. Onlar ezilen uluslara olsa olsa kan, gözyaşı ve yeni düşmanlıklar getirebilirler. Ulusal soruna emperyalistlerin çözümü, ulusların yarın yine birbirlerinin boğazına sarılmalarının yolunu döşemekten ileri gidemez. Bugün Kürt halkının siyasal bağımsızlık sorununun bir Kürt devletinin kurulmasıyla çözülebileceği açıktır. Ancak Ortadoğu gibi bir bölgede, halkların barış içinde bir arada yaşaması sorununun emperyalistler tarafından geliştirilecek şu ya da bu planla çözülmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Bölgeye barışın, özgürlüğün ve refahın gelmesinin tek yolu, tüm uluslardan işçi sınıflarının birleşerek siyasal iktidarı fethetmesinden geçiyor. Kürt, Arap, Türk, İbrani, Asuri, Keldani, Süryani, Yahudi halklarının kardeşliğini proletaryanın toplumsal devrimi başarabilir ancak.

Irak’taki İşgale Karşı Proleter Devrim Bayrağını Yükselt!

Tüm Ortadoğu’da ve Irak’ta gerçek çözüm, mücadeleyi burjuva ufukla sınırlamamak ve toplumsal devrime ilerletmekten geçer. İşçi sınıfı siyasal iktidarı ellerine almadan kapitalizmin getirdiği belâlardan kurtulamaz. Bölgeye barışın gelmesinin ve emperyalizmin bölgeden defedilmesinin biricik yolu proletaryanın sovyetik iktidarını kurmasından geçmektedir. Irak işçi sınıfının iki cephede başlatacağı bir mücadele sovyetik iktidarın kurulmasıyla sonuçlanabilir ve bu gelişme tüm Ortadoğu Sovyetler Cumhuriyeti’nin yolunu açabilir. Kapitalist-emperyalizme karşı başlayan mücadele gerek Filistin gerekse Kürt halkına gerçek özgürlüğü de sunacaktır. Irak işçi sınıfı emperyalist-kapitalizme karşı mücadele ederken Kürt halkının özgürlüğünü tanımalı, onun taleplerini savunmalı ve Kürt ulusal mücadelesini sınıf mücadelesiyle birleştirerek toplumsal devrime doğru ilerletmelidir. Bu mücadelede Paris Komünü ve 1917 Ekim Devrimi yolumuza ışık tutacaktır. O halde, Irak’ta savaş sloganlarımız “yerli ve yabancı kapitalistlere, emperyalistlere karşı proleter devrim bayrağını yükselt!” olmalıdır.