Navigation

Mart 2004 tarihli yazılar

Kadın ve iş

Her gün sabahın köründe alelacele uyanıp işe gitmek için yollara düşeriz. İşyerine ulaştığımız o zor yolculuktan sonra, kartımızı basmadan daha ilk düşüncemiz "akşam olsa da gitsek" olur.

Özgürlük

Bir kuşun özgürlüğünü nasıl anlayabilirsiniz?

Yol çilesi

Her sabah milyonlarcamız işe gitmek için yollara düşeriz. Kimimiz servisle, kimimiz özel aracımızla işe gideriz. Ama çoğumuz minibüsleri ya da İETT araçlarını tercih etmek zorunda kalır.

Yargısız infazlar devam ediyor!

4 Mart Perşembe günü saat 18:50'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerinden Önder Babat, Taksim'de okuyucusu olduğu dergi binasının yakınında, başına "isabet eden" tek kurşunla öldürüldü.

Seçimler ve Siyasal Dengeler

Önümüzdeki seçimlerin yerel seçimler olması dolayısıyla bir baraj sorununun olmaması bu kez sahte hayal ve umutları daha bir depreştiriyor. Bundan, "önce yerelde, sonra genelde iktidar olmak" gibi yeni stratejiler bile üretilmiş durumda. Sosyalist belediyecilik adı altında İngiliz Fabiancılığına özgü "belediye sosyalizminin" türlü çeşitleri ortalıkta uçuşuyor. Yerel yönetimlerin anlam ve önemi üzerinde yeni ve derin keşifler yapılıyor ve sanki bunlar burjuva devlet aygıtının bir parçası değil de, âdeta sistemden bağımsız adacıklar haline getirilebilirlermiş gibi bir hava yaratılmaya çalışılıyor.

Yerel Yönetimler ve Yerel Seçimler Üzerine

seçim dönemleri, komünistlerin açısından, işyerleri ve bulunulan alanlarda, işçi sınıfı içerisinde kurulan bağların gündemlerinin de, ülke ve yönetim sorunları, iktisadi-siyasi sorunlar üzerinde şekillendiği bir dönemdir. Ve komünistler, sırf bu sebeple bile ele alındığında, seçim gündemine, seçim zemininde yığınların karşısına çıkan aday ve partilere dönük, öncelikle ilkelerimiz temelinde şekillenen net bir perspektife, işçi sınıfının iktisadi ve siyasal ihtiyaçları açısından eleştirel bir yaklaşıma sahip olmalıdır. Seçimler nedeniyle işçi sınıfı içerisinde politikaya artan ilgiden, daha çok sayıda işçinin seçimlere proleter devrimci bir perspektifle yaklaşmasını sağlayacak bir etkiyi yaratmak üzere yararlanmak zorundayız.

Çolakoğlu Metalurji’de neler oluyor?

Kapitalizmin çanları çalarken

Sanki sessiz deniz…Sanki yaprak kımıldamıyor gibi…Yürekler gölgesinde güneş,Sanki acılar değişmeyecek gibi…Her öğlen simitle doyacak karınlar,Her akşam yorgun olacak gözler.

Sınıf Mücadelesi Meşruluğunu Burjuva Yasalarından Almaz!

Bugün için bürokrasinin ve dolayısıyla da burjuvazinin sendikal harekete egemen olduğu doğrudur, fakat bu durum değişmez değildir ve değiştirilmek zorundadır. Burjuvazi bizleri kendi hukukunun çizdiği sınırlara uymaya zorluyor. Bunlara uymadığımız takdirde polisiyle ve mahkemesiyle tehdit ediyor, sindirmeye çalışıyor. Oysa burjuvazinin yasaları değişmez değildir, örgütlü ve devrimci sınıf mücadelesiyle bu yasalar işçi sınıfının lehine değiştirilebilir. Ayrıca da burjuva düzenin belirlediği dar çerçeve işçilerin devrimci mücadelesiyle paramparça edilebilir. Unutmayalım ki, işçi hareketi meşruluğunu burjuva yasalardan değil, işçi sınıfı mücadelesinin tarihsel haklılığından ve gücünden almaktadır. Bizi kurtuluşa götürecek tek yol ise örgütlenmek ve gücümüzü birleştirmekten geçmektedir.

Burjuvazinin Saldırılarına İşçi Sınıfı Ancak Militan Bir Mücadele İle Yanıt Verebilir!

Burjuvazinin ulusalcı bakış açısı yerine işçi sınıfının enternasyonalizmi, bürokrasinin ve reformistlerin devletçi anlayışı yerine de sendikaları ve sınıf hareketini burjuva devletin güdümünden kurtaracak bağımsız sınıf politikaları üretilmeden dönüp dolaşıp varacağımız yer burjuvazinin şu veya bu kanadının kuyruğuna takılmaktan öteye geçmeyecektir. İçinden geçtiğimiz türden gericilik dönemlerinde yüz binlere varan sayıda işçinin meydanlara dökülmesi her şeye rağmen sevindiricidir. Ancak unutmayalım bugün işçi sınıfını burjuva sloganlarla yanıltanlar, yarın toplumsal hareket yükselişe geçtiğinde işçi sınıfının karşısında en ön saflarda yerlerini alacak olanlardır.

Eğitim emekçilerinin durumu

Son zamanlarda özellikle ücretler düştükçe, işsizlik arttıkça, öğretmenliğe ilgi oldukça arttı.

Tersaneler havzası

Tuzla tersaneler havzasında, Limter-İş'in kayıtlarına göre 32 kadar tersane bulunmakta ve 12 bin civarinda işçi çalışmakta. Bu 12 bin işçiden sadece %10'u kayıtlı, yani sigortalı işçi.

Nuvell deri direnişte!

Nuvell deride direniş işçiler tarafından dönüşümlü olarak sürdürülüyor. Direniş yaklaşık bir buçuk aydır devam ediyor. Fabrikada 53 işçi çalışıyor. Cuma günleri bütün işçiler direniş yerine geliyor.

Geçici çalışmaya ve taşeronlaştırmaya izin vermeyelim

Deri işkolunda genel olarak iki ana dalda çalışılır. Biri ayakkabı derisi, döşeme vb. üretilen vidala dalı, diğeri ise kürk-tüylü bölümüdür. Vidala genel olarak yılın 12 ayı çalışır.

Sermaye ve uşakları tek kuruşu dahi hak etmiyor

R. Tayyip Erdoğan 3 Mart günü "Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi"ne yaptığı açıklamada: "Ticaretten kazancım olmasa başbakanlık maaşıyla geçinemem" dedi.

Her gün 8 Mart, her gün mücadele günü olsun!

İstanbul'da Pazar günü gerçekleştirilen Uluslararası Emekçi Kadınlar günü kutlamasına yaklaşık olarak 8 bin kişi katıldı. Miting alanında 10:30'dan itibaren toplanılmaya başlandı. 12:30'dan sonra yürüyüşe geçildi.

Sigorta hakkımıza sahip çıkalım

Merhaba Marksist Tutum, merhaba Marksist Tutum okuru arkadaşlar. İstanbul Çağlayan'da tekstil sektöründe çalışan bir işçiyim.

Paris Komünü Üzerine

Troçki'nin Paris Komünü üzerine çeşitli tarihlerde kaleme aldığı makalelerden bir derleme.

8 Mart ve Feminizm

Kadın sorununun işçi devrimiyle birlikte otomatik bir çözüme kavuşamayacağı doğrudur. Fakat bu sorunun çözülmeye başlanabileceği yegâne ortamı ancak sınıfsız topluma giden zorunlu bir uğrak noktası olarak işçi iktidarı yaratabilir. Kadın sorunun nihai çözümü ise ancak işbölümünün ortadan kalkacağı, eskinin tüm alışkanlıklarının, değer yargılarının yok olup insanın insan olarak tarihinin başlayacağı komünist toplumda mümkün olacaktır. Yine ancak bu toplumda, kadın ile erkek arasındaki ilişki, her türlü çıkardan ve bencilce duygudan arınmış, salt sevgiye dayalı bir ilişki haline gelecektir.

Marksizm ve Gençlik

Kelimenin gerçek anlamında anti-kapitalist bir gençlik hareketinin gelişebilmesi için, bugün sınıfsal ayrımları yansıtan ideolojik farklılıkların üzerinin örtülmesine değil, tam tersine ideolojik bir netleşmeye ihtiyaç var. Keskin devrimci görünen bir küçük-burjuva solculuğu öğrenci hareketindeki sekter tutumlarıyla kendini yalıtıp, izleyicisi olan genç insanları da kısa sürede yorgunlar kervanına dahil ediyor. Bu gerçekler karşısında öğrenci gençliğin tutarlı ve dinamik unsurlarının, burjuva ya da küçük-burjuva solculuğundan arınmaları bir zorunluluktur. Bu gençler, ancak ve ancak, dünyayı değiştirme potansiyeline sahip proletaryanın enternasyonalist devrimci çizgisini benimsemeleri durumunda güçlü ve kalıcı bir gençlik hareketi yaratabilirler.

Sermayenin temsilcisi niçin sansür istiyor?

25 Şubat Çarşamba günü R. Tayyip Erdoğan, gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri ile kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi.