Navigation

Kaçamazsın!

 Hayat;
 Ne baştan sona
 Ilık nemli
 Ve bereketli bahçeler gibi
 Dallarında
 Elma, armut, nar;
 Ne baştan sona
 Güneşli bir baharda
 Çiçeklenip açar gibi açar umutlar,
 Ve ne de
 Zemheride 
 Buza kesen rüzgâr gibi uğul uğul uğuldar.
 Hayat; 
 Kimi zaman
 Ucu paslı kamalar gibi
 Saplanır tenimize,
 Kimi zaman
 Acıyla ısırdığımız dudaklarımızdan
 Akan kan gibi
 Ilık ılık damlar elimize.
 Kimi zaman aç,
 Kimi zaman
 Yaramıza sürecek bir dirhem ilaç bulamadan,
 Ve hatta;
 Kimi zaman,
 Sevgiliden ve yoldaşlardan
 Tek bir selam alamadan yaşarız.
 Kimi zaman 
 Sıcak, nemli bir meltem gibi ılık ılık eser
 Sarıp sarmalar tenimizi,
 Kimi zaman ayaz olur 
 Buza keser ayağımızı elimizi.
 “Hayat işte be kardeşim! Hayat...” 
 diyesi gelir bazen insanın.
 Bazen
 Kuş olup uçası,
 Gül olup açası,
 Alıp başını kaçası gelir...
 Kaçarsın dertten,
 Kaçarsın kardeşim.
 Kaçarsın kahırdan, 
 Yanıp tutuşmaktan kaçarsın.
 Kaçarsın denizden, dalgadan
 Buluttan,
 Yağmurdan kaçarsın.
 Kaçarsın maviden, yeşilden 
 Ağaçtan,
 Ormandan kaçarsın.
 Kaçarsın, çoluktan çocuktan...
 Kaçarsın aşktan,
 Sevgiden,
 Ve hatta 
 Olacak iş değil belki ama
 Sevgiliden kaçarsın.
 Fakat;
 kaçamazsın kardeşim,
 Can yoldaşım kaçamazsın.
 Canım, ciğerim arkadaşım;
 Seni sen eden
 Ve her zerresi senden o muhteşem şeyden;
 Kavgadan kaçamazsın.