Yola çıkmışsın
Bakmışsın ki yol uzun,
meşakkatli.
Yol uzun muzun amma,
sonu nereye varır bu yolların hiç düşündün mü?
Hiç düşündün mü gül bahçelerini?
Adım bile atmadan
ve düşünmeden ulaşacağın yeri
Dağlara, kayalıklara,
dikenli yollara aldanıp
daha da ayakların gerisin geri gidiyorsa
Bir dön, bir bak şu yaşadığın dünyaya
Hani şöyle doyasıya yaşadın mı?
Tuttun mu ellerini sevdiğinin?
Seyredebildin mi çocuklarının büyüdüğünü
zaman akıp giderken?
Debelenip durduğun dünyada neyin var kaybedecek
zincirlerinden başka?
Bir ihtimal var,
Bir ihtimal güzel günler için...
Tutup ellerini sevdiğinin
kavganın içinde
sevgiyi büyütmek var.
dostlarla ekmeği bölüşmek var.
Ve çocuklarla oynarken
öyle zaman derdi olmadan,
yüzlerindeki gülümseyişi görmek var.
Bir ihtimal var da
Bilirsin demir bile
durdukça paslanır, çürür.
Oysa işlendikçe
şekil alır, işe yarar.
Durup çürüterek kendini,
yok oluşa sürüklemek mi geleceği?
Yoksa umudu büyütüp sol yanında,
yeter deyip şekillendirmek mi güzel günleri?
Bunu sen seçeceksin.
Zordur bu yollar
meşakkatlidir.
Ancak unutma
Tarih, sınıf mücadeleleri tarihidir.
Nice derslerle doludur bu yollar.
Kılavuzumuz yol gösterir
aydınlatır yolumuzu.
Yollar uzundur,
Yollar dikenlidir
İncitir ayaklarını dikenler.
Ama bu yolların sonu gül bahçelerine varır
Durma haydi,
gül bahçelerine yürümenin tam zamanıdır.
18 Haziran 2018
link: Ankara’dan işsiz bir işçi, Tam Zamanıdır, 18 Haziran 2018, https://marksist.net/node/6412
... önceki yazı
Hegemonya Krizi G7’de
Hegemonya Krizi G7’de
sonraki yazı ...
Metal İşçileri Tek Adam Rejimine Hayır Diyor!
Metal İşçileri Tek Adam Rejimine Hayır Diyor!





