Navigation

Dış Mihrak Nedir, Kimdir?

Yazıcı içinYazıcı içine-postayla göndere-postayla gönder

“Dış mihrak”… Türk Dil Kurumu sözlüğünden baktım, anlamını bulamadım. Aslında ilkokula başlarken tanıştım TDK sözlüğünde tanımı olmayan bu kelimelerle. Küçüktüm, Türkçe bilmiyordum. Okulda yaklaşık 300 öğrenci vardı. Hemen hemen hepsi aynı durumdaydı. Bize yapılan ilk uyarı  “Türkçe konuşun. Kürt diye bir şey yoktur. Kürtçe diye bir dil yoktur.  Bu dış mihrakların oyunu, bizi bölmeye çalışıyorlar” idi. Türkçeyi çat pat bilen bir arkadaş söylenenleri Türkçeye çevirmişti. Tuhaf gelmişti. Çünkü ben doğdum doğalı Kürtçe konuşuyordum. Ve “dış mihrak” hiç görmemiştim. Köye de gelmemişlerdi. Sonra aklımda deli sorular oluştu. Acaba biz uyurken mi dış mihraklar gelip beynimize giriyorlardı? Oyunu öyle mi oynuyorlardı, nasıl oluyordu? Cevabını bulamadım.

Eskimeyen hatta her fırsatta ortaya çıkan dış mihrak söylemi özellikle bu günlerde dillerden düşmüyor. Devlet büyüklerinin ayağı taşa değse onun altından da dış mihraklar çıkıyor. Bunlar ülkelerin düzenini bozmakla kalmıyor, adıyla bile toplumlara korkular salıyorlar. Peki, bu kimliği meçhul dış mihraklar kim ya da kimler?

“Dış mihraklar, dış güçler, hainler, uluslararası komplolar, faiz lobisi, Yahudi lobisi, bunlar hep İsrail’in, ABD’nin, Acemin oyunu” söylemleri sürekli var olan söylemler. Türkiye’de de bu söylemler eski bir tarihe sahip. Ne yazık ki yaşanan her olumsuzluğun sorumlusu ya da sorumluları dış mihraklar, dış güçler olarak ortaya konuluyor. Her sıkıştıklarında sığındıkları limanın adresi bu dış mihraklar. Bu, özellikle demokrasinin olmadığı, yönetimin bir kişinin ya da bir grubun elinde toplandığı coğrafyalarda yaygın olarak kullanılan gözbağı metodudur. İşçiler emekçiler yaşanılan hiçbir şeyi sorgulamasın diye ortaya atılan sözlerdir. Aslında TDK sözlüğü bile anlamını tam bilmiyor. Ve bu anlamı olmayan söylemler korku ve duygularımıza hitap ederek bizi istenilen şekilde yönlendiriyor. Ve bizi asıl suçlu ve suçtan saptırıp hedefimizi unutturuyor. 

1980 öncesinde işçilerin grevlerle direnişlerle yaptıkları mücadeleyi Rusya’nın kışkırtması olarak yaftaladılar. Daha yakın yıllarda Tekel işçilerinin özelleştirmelere karşı yaptıkları eylemleri dış mihrakların oyunu olarak kamuoyuna yaydılar. Soma’da madenlerde 301 işçi katledildi. Katliamı protesto eden herkes dış mihraklar tarafından kışkırtıldı denildi. 15 Temmuz darbe girişimi de sözümona dış mihrakların işiydi. Bugün de ekonominin kötü gidişatını dış mihrakların Türkiye’yi bitirme operasyonu olarak pazarlıyorlar işçi ve emekçilere. Sermayenin cebi daha da dolsun diye biz işçi ve emekçilerin de birçok hakkı gasp edildi. Erdoğan her konuştuğunda IMF’ye borcumuz olmadığından dem vurup durdu. Oysa özel sektörün ve devletin dışarıdan aldığı kredilerin, yani dış borcun tutarı 450 milyar doları geçmiş bulunuyor. Krediyi alıp ceplerini dolduranlar bu borcu ödeyemez durumda. Şimdi de bunu bize ödetecekler. Hem de üzerini dış mihrakların oyunu yalanlarına bulayarak.

Peki, bu dış mihraklar söylemi sadece Türkiye’de mi kullanıyor? Tabii ki hayır. Neredeyse dünyanın her yerinde işçilerin, emekçilerin kafalarını bulandırmak için benzer yalanlara başvuruluyor. ABD’de uluslararası terör, Avrupa’da Müslümanlar… Bu liste uzadıkça uzar. Yeter ki patronların temsilcileri olan devletler işçi ve emekçileri uyutmak için yalan makinesini çalıştırsın. Düşman yaratmak onlar için en kolayı.

Peki, gerçekte biz işçi ve emekçiler için “dış mihrak” kimdir? Elbette emeğimize el koyan, bizi uzun çalışma saatlerine mahkûm eden, iş kazalarına ve işçi ölümlerine sebep olan, dünyayı savaşlarla kan gölüne çeviren egemenlerdir. Biz işçiler bu “dış mihrak”ların oyunlarına karşı uyanık olmalı ve örgütlenip bir araya gelmeliyiz.