Navigation

Bir üçüncü dünya savaşı olabilir mi?

Böyle bir savaşa kalkışacak olanların, yenişebilmek için, ellerinde bulunan muazzam miktardaki yıkım silahlarını (nükleer, kimyasal, biyolojik) kullanmak zorunda kalacakları ve böylece kendileri de dahil tüm gezegenin ortadan kalkmasına yol açacak olmaları nedeniyle bunun olanaksız olduğunu düşünenler var. Bu mantık, böylesine yıkıcı dehşet silahlarını geliştiren akıl ve insanlık dışı bir sistem olan kapitalizme, onun doğasına aykırı bir akıl ve insanlık atfetmektir. Oysa çok daha gerçekçi olan düşünüş tarzı kapitalizmin her türlü çılgınlığı yapabileceğini kabul etmektir. Zira kapitalizm bugüne kadar bunu yeterince kanıtlamıştır. Elbette gezegenin tümüyle berhava olması kapitalistlerin de işine gelecek bir şey değildir. Bu gerçekliğin, dehşet silahlarını elinde bulunduran büyük güçleri dolaysız bir kapışmadan elden geldiğince uzak durmaya ittiği de doğrudur. Ancak böyle bir yıkımın tümüyle ihtimal dışı olduğunu söylemek vahim bir yanılgı olur. Kapitalizme karşı mücadele eden bir siyasal akım ve devrimci işçi sınıfı kapitalizme dair bu tür iyimser hayaller yayan düşüncelere bel bağlayamaz. Bu politik açıdan son derece tehlikelidir. Doğru düşünüş tarzı, çılgın kapitalistleri, böyle bir şeyi yapmalarına fırsat vermeden alaşağı etme perspektifine sahip olmaktır. Öte yandan, büyük güçlerin daha önceki dünya savaşlarında olduğu gibi doğrudan doğruya kapışması anlamında bir üçüncü dünya savaşının oldukça zor bir olasılık olması, genel anlamda bir dünya savaşının da çok uzak bir ihtimal olması anlamına gelmiyor. Aksine büyük güçlerin, toplamı alındığında bir dünya savaşı anlamına gelen ve şiddeti ve yaygınlığı giderek artan bölgesel savaşlar üzerinden kozlarını paylaşmaları son derece mümkündür ve halihazırda olan da budur. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden bu yana dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan bölgesel savaşlar asla birbirlerinden yalıtık münferit savaşlar değildir. Bunların hepsi, sahnedekiler kimler olursa olsun, temelde büyük güçlerin kapışmasıdır. Bu sürecin giderek daha keskinleştiği ve daha büyük çaplı kapışmalara doğru ilerlediği şüpheye yer bırakmayacak denli açıktır.