Navigation

Ne Varsa Yerin Üstünde…

  Ne varsa yerin üstünde;
  Yerin altında ne varsa,
  Dallarımızın ucunda,
  Avuçlarımızın içinde … bizim. 
  
  Ne tek bir tanesi öğüttüğümüz buğdayın
  Mayaladığımız ekmeğin ne tek bir dilimi, 
  Ne tek bir santimi dokuduğumuz kumaşın
  Ne de suyun tek bir damlası … hiçbirimizin
  
  Sarayların altın kulplu kapıları, 
  Işıltısı şehirlerin 
  Eti, sütü, balı, şekeri varsıl sofraların,
  Fakirliği, kapısız penceresiz konduların 
  Tuzu, ekmeği, 
  Acı soğanı yoksul sofraların … bizim!
  
  Ne ekip ne biçtiysek, 
  Ne öğütüp ne pişirdiysek;
  Güneşin altında kavrularak,
  Yağmurun altında ıslanarak birlikte yaptık. 
  Geçmişten bugüne ne getirdiysek
  Ne götüreceksek bugünden yarına;
  Ve ne varsa yerin üstünde
  Yerin altında ne varsa
  Ne varsa dallarımızın ucunda
  Avuçlarımızın içinde…
  Bütün çekilmezliği, bütün kahrıyla
  Sevabı, günahı ve günahkârlığıyla … bizim.