Navigation

Kayıplarımızı Unutturmayacağız!

“Siz ne biçim anne babasınız? Çocuklarınızı dağa siz gönderiyorsunuz. Artık dağlarda çiçek açmıyor. Devlet neyle sorumlu? Ekmeğiyle aşıyla sorumlu... Bunlarsa kayıpların sorumlusu değilmiş gibi, bizmişiz gibi bize dava açıyorlar. Asıl biz davacıyız. Keşke ben okuyaydım da adaleti, refahı ben size öğreteydim.” 23 Şubat 1995’te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Murat Yıldız’ın yakını Hanife Yıldız, devletin kayıplar karşısındaki umursamazlığını, faillerin bulunması için harcadıkları çabalar karşısında verilen cevabı ve yaşadıkları baskıları bu sözlerle dile getirdi.

30 Mayısta 218’inci kez Galatasaray Lisesi’nin önünde bir araya gelen Cumartesi Anneleri, oğullarını, kızlarını, kocalarını kaybedenler bulununcaya kadar eylemlerine devam edeceklerini belirtiyorlar. Kayıp yakınlarına destek vermek üzere eylemde hazır bulunan Bilgesu Erenus, Tevfik Fikret’in yüz yıl önce aynı okulun giriş kapısına kendini zincirlediğini, fakat bu eyleminin bilinmediğini söyledi. Erenus, “Tarih yeterince tekerrür ettirildi, artık biz, emekçi halklar ve sınıf bakışlı aydınlar olarak tarihimizi kendimiz yazmak zorundayız. Bunu başardığımızda, bugün 218. kez oturduğumuz bu alan, Tevfik Fikret ve sizlerin onurlu anısına, Zulme ve Gericiliğe Direniş Alanı olarak anılacaktır” dedi.

Erenus’un konuşmasından sonra, kayıp ailelerinin mücadelesine destek vermek için İHD İstanbul Şubesine bağlı olarak oluşturulan Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına bir basın açıklaması okundu. İHD Ankara Şube Başkanı Gökçe Otlu’ya kayıplarla ilgili yaptığı bir açıklama nedeniyle dava açıldığı hatırlatılarak, “devlet halen kayıp kişileri ve onların başına neler geldiğini araştıranlar hakkında soruşturma açmayı, failleri bulmaya tercih ediyor. Bu hukuk dışı uygulamalar karşısında, bizleri yıldırıp susturmak isteyenlere buradan sesleniyoruz. Tüm gözaltı ve kayıplardan siz de sorumlusunuz” denildi. Açıklamanın devamında, 10 Temmuz 1994’te kaybedilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in dosyalarının Ergenekon davası kapsamına alınmasının isteneceği vurgulandı.

İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in nasıl kaybedildikleri de anlatıldı: “1994 yılının 10 Temmuz akşamı saat 8 sularında İbrahim Çelik’in Batman-Soğuksu’daki evinin kapısını 4 maskeli kişi tarafından çalındı. İbrahim’e Abdullah Şeker’in arandığını ve nerede olduğunu sordular. Şeker’in tütün nakliyatı yapmaya gittiğini ve evde olmadığını söylediğinde yerini göstermesi için beraberlerinde götürdüler İbrahim’i. Durumdan şüphelenen oğlu Edip de babasının peşinden gitti. Bir daha ikisinden de haber alınamadı. Akrabaları karakola sorduklarında, ‘gidin Apo sizi kurtarsın’ yanıtını aldılar.”

Bu kayıpların sorumlusu olarak, dönemin OHAL valisi Ünal Erkan, Batman Emniyet Müdürü Öztürk Şimşek, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, Başbakan Tansu Çiller ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yanı sıra Hizbullah cellâtları Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun’un da yargılanması istendi.