Çürüyen kapitalizm insanı da çürütüyor, yozlaştırıyor, içindeki insani duyguları katlediyor. Toplumun her kesimine yayılan cinnet hali gün geçtikçe büyüyor. 2 Martta aynı ismi taşıyan iki farklı kadın ve küçücük bir kız çocuğu yaşamdan koparıldı. Öğretmen Fatma Nur Çelik, ders başında olduğu okulda bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Aynı gün, çocuğunu istismar eden kişiye karşı yıllardır mücadele eden Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra’nın Zeytinburnu sahilinde cansız bedenleri bulundu.
Cansız bedenlerine ulaşılan Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra ise yaşamları için mücadele verirken yaşadığı sorunlar, aşamadığı engeller yüzünden öldüler. Yıllar önce kendisine tecavüz eden kişiyle zorla evlendirilen Fatmanur, bir yıl önce aynı kişinin 3 yaşından beri kızını istismar ettiğini söyleyerek dava açmıştı. Tehdit ve baskılarla, çocuğunun istismar yüzünden yaşadığı ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşmak zorunda kaldı. Bu süreçte defalarca yaptığı şikayetler, tedbir kararları onları korumaya, yaşamda tutmaya yetmedi. Öldürülen ya da yaşadığı sorunlar yüzünden intihara sürüklenen diğer kadınlar gibi onlar da kapitalist düzenin kanunlarının da kararlarının da bir faydasını göremediler.
Kadına şiddetin, tecavüzün ve çocuk istismarının böyle yaygınlaşmasında, kapitalizmin insanı çürütmesi ve yozlaştırmasıyla birlikte siyasi iktidarın kadın düşmanı politikalarının doğrudan etkisi var. Kadın cinayetlerinde cezasızlık politikaları, şiddeti ve tacizi engellemek üzere hiçbir adım atılmaması, kadınların ve çocukların katledilmesinin önünü açıyor. Gerici, dinci tarikatlarda yaşanan istismar ve tecavüzlerin üstü kapatılıyor, mücadele edenler engellenmeye çalışılıyor. Nitekim Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, anne ve kızın ölümünün ardından yaptığı açıklamada “çocuk hakkında mahkeme kararıyla sağlık ve danışmanlık tedbiri alındığını” ancak çocuğun annesinin “reddedici tutumları” sebebiyle tedavi sürecinin aksadığını belirterek, utanmadan anneyi suçladı.
Bu düzende her gün, insanlığımızı sınayan, akıl ve vicdan sınırlarını zorlayan olaylar yaşıyoruz. Kadınlar, çocuklar, işçiler canice öldürülüyor. Egemenler yaşanan her olayı faillerin ya da kurbanların psikolojik durumlarına, ruh hallerine, sorunlarına yükleyerek ellerindeki kanı gizlemeye, faşist rejimin toplumda yarattığı tahribatı göstermemeye çalışıyorlar. Siyasi iktidar, sorumluluğu üzerinden atmak için her olayda benzer demeçler veriyor. Oysa yaşananlar, bizzat rejimin ve kapitalizmin yarattığı bu iklimin topluma yaydığı cinnet halinin, sorunların ve yozlaşmanın ne kadar büyüdüğüne işaret ediyor. Sorunlar yumağı büyüyor ve canlarımızı almaya devam ediyor. Tüm bunların önüne ancak kapitalist sömürü düzenini hedef alan bir mücadeleyle geçebiliriz. İnsanlarımızı ve insanlığımızı ancak bu düzenle mücadele ederek koruyabiliriz.
link: Ankara’dan sağlık emekçisi bir kadın, Kadın Katliamı: İki Fatmanur ve Bir Küçücük Hifa, 15 Mart 2026, https://marksist.net/node/8728
ABD’nin Hegemonik Üstünlüğünü Koruma Atakları
Epstein Aynasında Plütokrasi ve Çürüyen Kapitalizm





