Navigation

Akıllı Tahtalar Daha Nitelikli Bir Eğitim mi Sağlayacaktı?

Akıllı tahtalarla ilgili bu durumu anlatmak akıllı tahtaları istemediğimiz anlamına gelmiyor. Akıllı tahtaları isteriz elbette. Ama bundan önce eğitimin çok daha köklü sorunları var: Okulların altyapı yetersizlikleri, en temel eğitim malzemelerinin bile eksik olması, müfredatın niteliği…

Çalıştığım okulda sınıflara aylar önce akıllı tahtalar yerleştirildi ama bir türlü kullanmamız için gerekli koşullar sağlanmadı. Öğrencilerde ve öğretmenlerde tablet yok. Birçok okulda olduğu gibi tahtaların kablo sistemleri dahi tamamlanmadı. Kontrolleri yapılıp kullanıma hazır şekilde teslim edilmedi. Bunun için akıllı tahtaları henüz kullanmaya başlayamadık.

Oysa ne reklâmlar yapılmıştı akıllı tahtalarla ilgili. Yere göğe sığdırılamayan Fatih Projesi! Fatih Sultan Mehmet’in bile AKP hükümetine gıpta ettiğini, ondan geride kaldığını gösteren bir reklâm filmi yapılmış ve bu film, akıllı tahta seminerlerinde utanmadan öğretmenlere gösterilmişti. Oysa biz, eğitimin mutfağında çalışan işçiler olarak biliyoruz ki, sınıf mevcutları öğrencilerle birebir ilgilenebileceğimiz bir sayıya inmediği sürece “en akıllı” tahtalar bile eğitimdeki sorunlarımızı çözemez! 40-50-60 kişilik sınıflarda bize öğretmenlikten başka her şeyi dayatan bu eğitim koşullarında, akıllı tahtanın kimseye fazladan akıl veremeyeceğini biliyorduk. Nitekim öyle de oldu.

4 bin öğrenci ve 500 öğretmenle yapılan Fatih Projesi anketinden çıkan sonuç şu: Tablet ve akıllı tahta başarıyı arttırmadı. Ankete katılan öğretmenler, bu projenin, hedeflendiği şekliyle, problem çözme, sorgulama, dili etkin kullanma becerisine katkısı olmadığını düşünüyor. Tabletlere yüklenen ders içerikleri hem öğrenci hem öğretmenlerce yetersiz bulunmuş.

Proje kapsamında 2015’in sonuna kadar, tüm öğrencilere ve öğretmenlere tablet verileceği ve her dersliğe akıllı tahta yerleştirileceği vaat edilmişti. 2015’in Şubat ayında ortaya çıkan veriler gösteriyor ki, niteliği geçtik, niceliksel olarak bile vaat ettiklerini gerçekleştirmeye gücü yetmemiş AKP hükümetinin. 18 milyon 229 bin öğrenci ve öğretmene tablet verileceği söylenmişti, bunun yerine sadece 732 bin tablet dağıtılmış durumda. Proje kapsamında 620 bin dersliğe akıllı tahta ve internet ağ yapısı sağlanacaktı. Oysa şimdiye kadar yalnızca 84 bin 921 derslikte bu yapıldı. Aradan geçen bunca zamana rağmen okulların büyük bir kısmında akıllı tahta yok. Akıllı tahta ve tabletlerin gönderildiği okullarda teknolojiyi hayata geçirecek kablo sistemi için bile aylar sonra ihalelere çıkıldı. Yandaş firmaları kayırmak söz konusu olduğunda, başlayan projelerin bitip bitmediği umursanmıyor bile!

AKP her işte aynı şeyi yapıyor. “Bir yalanı kırk kere söylersen herkes inanır” sözüyle hareket edip, yapacağı her işte büyük reklâmlarla yola koyuluyor. Sonuç ise ortada.

Akıllı tahtalarla ilgili bu durumu anlatmak akıllı tahtaları istemediğimiz anlamına gelmiyor. Akıllı tahtaları isteriz elbette. Ama bundan önce eğitimin çok daha köklü sorunları var: Okulların altyapı yetersizlikleri, en temel eğitim malzemelerinin bile eksik olması, müfredatın niteliği… Şu anki durumuyla devlet okullarındaki sınıfların büyük bir kısmında en az iki öğretmenin yapacağı işi bir öğretmen yapıyor. Bütçenin ağzı çalışanlar söz konusu olduğunda kısıldığı için, ataması yapılmayan 350 bini aşkın öğretmen adayının işi bize yaptırılıyor. İşte biz öncelikle ve acilen bu sorunların çözülmesini istiyoruz.

Daha nitelikli bir eğitim için tüm öğretmenlere kadrolu iş!

Herkese eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim hakkı!