İnsanlar verilenleri kapmaya çalışırken oluşan kargaşada 23 kişi ölmüş. Gazetede, nefessiz kalarak ezilen cansız bedenlerin oluşturduğu yığının görüntüsü yer alıyor. Yirmi üç ölü, yirmi üç cansız beden! Yardımda bulunan burjuvalar gönül rahatlığıyla evlerine giderlerken, ölenlerin aileleri perişan bir vaziyette ağlıyorlar.
Esmer Tenli Kardeşlerime
İşte oracıkta esmer tenli bir kadın KARDEŞİM! Almış nefessiz kalan bedeni yerden Sımsıkı kucaklayıp bağrına basmış. Gözyaşları sel olmuş akıyor acısının üstüne. İncitmekten korkar gibi ölüsünü sarıyor yüreğine. Çaresizce yoksulluğuna ağlıyor, kaderine ağlıyor, Gidenine ağlıyor esmer tenli kadın KARDEŞİM. Kilometrelerce uzaklarda da olsam; Ben de çekiyorum aynı çileyi yaşadığım topraklarda Acılarla, yoksulluklarla, izdihamlarla yaşıyorum Bir farkım yok sizden esmer tenli kardeşlerim. Acınızı yüreğimde yaşıyorum. Hissediyorum yüreğimde kanayan yaralarınızı.
link: Ankara Tuzluçayır'dan MT okuru bir işçi, Yoksulluğun Bitmeyen Çilesi, 10 Ekim 2008, https://marksist.net/node/1897
Neolitik Son...
Yolsuzluk Kapitalizmin Hamurundadır





