Navigation

Haziran 2012 tarihli yazılar

Afrika’nın Kara Bahtı Değişmiyor

Dünya Mutluluk Raporu’na göre, dünyanın en mutsuz insanları bir Afrika ülkesi olan Togo’da yaşıyor. 195 ülkenin sıralandığı raporda Togo’yu yine Afrika ülkeleri olan Benin ve Orta Afrika Cumhuriyeti takip ediyor. Diğer Afrika ülkeleri de listede üst sıralarda bulunuyorlar, yani rapora göre Afrika ülkelerinde yaşayan insanlar oldukça mutsuzlar. Afrikalıların mutsuz olmalarının başlıca sebepleri olarak da refah düzeylerinin düşüklüğü, özgürlüklerinin kısıtlı oluşu, kendilerini güven duyarak huzurla yaşabilecekleri bir ortamda hissetmemeleri gösteriliyor.

Kapitalist Tüketim Her Araçla Pompalanıyor

Kapitalist sistemde tek amaç vardır, o da daha fazla kâr elde etmektir. İşçi sınıfının ürettiği artı-değere el koyan kapitalistler, bunu ancak üretilen ürünler satıldığında kâr biçiminde realize edebildiklerinden tüketimi alabildiğine körüklemek zorundadırlar. Gözünü kâr hırsı bürümüş kapitalistler tüketimi körüklemek için her yönteme başvurmakta, bu konudaki yaratıcılıklarında sınır tanımamaktadırlar.

Anti-Kapitalist Müslümanlar ve Sol

İslamcıların şimdiye kadar üzerinde etkili olduğu emekçi kesimler arasında sosyalist fikirlere karşı geleneksel bazı önyargılar olduğu malûmdur. Her ne kadar doğru ve özenli yaklaşımlarla bunları aşmak genel olarak mümkünse de, bunun kitlesel ölçekte başarılması son derece zordur. Elbette nesnel koşulların elverişliliği ölçüsünde bunun zorluk derecesi de değişiklik gösterecektir. Bu noktada İslami çevrelerin içinden gelen demokrat ve eşitlikçi unsurların sözkonusu önyargıların aşılması sürecine önemli bir katkı yapma potansiyelleri vardır. O nedenle sosyalistlerin bu hareketi şu ana kadar ki varoluşuyla bir tehdit bir tehlike olarak görmeleri doğru bir tutum olmaz. Aksine bu gelişme, mevcut somutluğu içinde dikkatlice incelenecek olursa, sosyalist hareket için zeminin daha da elverişli hale gelmesine yardımcı olabilecek türde bir gelişmedir.

Sağlıkta Kalitesiz Hizmet ve Şiddet

Kuru bir “hekime şiddete son” anlayışıyla hastanelerdeki şiddet olaylarının önüne geçilemez. Evvelâ hastanelerdeki çalışma koşullarının ve sağlık hizmetinin iyileştirilmesi gerekiyor. Sağlık kâr politikalarına emanet edildiği sürece bu sadece bir temenniden ibaret kalır. Sağlık gibi önemli bir hususun kâr politikalarının kurbanı olmaması için sağlık emekçileri ve diğer işçiler “sağlıkta dönüşüm” saldırılarına karşı birlikte hareket etmelidirler.

Öğrenim Kredisi Borcu Olan Milyonlar

Her şeyin kâra endekslendiği kapitalizmde, okullar ve üniversiteler de birer ticarethaneye dönüşmüştür. Bu sistemde parasız eğitim talebi bir suç olarak görülürken, bu hakkın gasp edilmesi karşısında tepkilerini dile getiren yüzlerce öğrenci okuldan uzaklaştırılmakta, haklarında hapis cezalarıyla davalar açılmaktadır. Kimi burjuva köşe yazarları ise daha da ileri gidip parasız eğitim isteyenleri aşağılamaktadır.

AKP’nin Kürt Hareketini Baskıyla Sindirme Çırpınışları

AKP hükümetinin Kürtlere yönelik saldırıları çok yönlü olarak devam ediyor. Hakkari’den Dersim’e tüm bölgede iki aydır kesintisiz sürdürülen askeri operasyonlardan her gün yeni ölüm haberleri gelirken, bu harekât siyasi operasyonlarla da destekleniyor. Erdoğan’ın BDP’yi hedef gösteren açıklamalarının hemen ardından hayata geçirilen operasyonlarda, Haziran başından bu yana 300’e yakın Kürt gözaltına alındı, 130’a yakını tutuklandı.

Yunanistan’da Reformizm Tuzağı

Yunan işçi sınıfı, burjuvaziyi alaşağı edip iktidarı kendi ellerine alamadığı takdirde, faşizm ya da Bonapartizm şeklinde ortaya çıkabilecek bir karşı-devrim tehdidiyle yüz yüze kalacaktır. Burjuvazinin bu seçeneğe başvurmayı geciktirmesinin tek nedeni henüz reformizmden umudunu kesmemiş olmasıdır. Reformist bir hükümetin işçi sınıfının tansiyonunu düşürebileceğine olan inancı, onu şimdilik bu seçeneğe başvurmaktan alıkoymaktadır.

Aile ve Korku

1 Mayıs’ta İstanbul’da Taksim Meydanı alabildiğine coşkulu bir kalabalıkla, hınca hınç dolmuştu.

15-16 Haziran ve İşçi Sınıfının Tarihsel Misyonu

İşçi sınıfının devrimci potansiyeli, örgütlenme yeteneğiyle ve sermaye sınıfıyla çıkarlarının uzlaşmamasıyla da sınırlı değildir. İşçi sınıfının üretimden gelen gücü, sermaye egemenliğine karşı mücadelede kilit bir rol oynar. İşçi sınıfı üretimi durdurma, hatta onu kendi kontrolü altında sürdürebilme potansiyeline sahiptir. Bugüne kadar dünya işçi sınıfı, giriştiği mücadelelerde sermaye sınıfı olmadan da üretimi kendi eline alarak sürdürebileceğini defalarca ispat etmiştir.

Burjuva Düzen Nasıl Adalet Dağıtıyor?

Burjuva siyasetçiler “hukuk devleti” kavramını dillerinden düşürmüyorlar. Burjuvazi, egemenlik aygıtı olan kapitalist devleti “sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlıyor. Devletin ve düzenin adalet sisteminin “sınıflar üstü” olduğu yanılsamasını yaratmak üzere ideolojik bir propaganda yürütülüyor. Oysa burjuva devletin hukuk düzeni, egemen sınıfın en önemli baskı aygıtlarından biri olarak sömürü düzeninin devamını sağlamak üzere merkezi bir rol üstlenmektedir.

Tutuklu Öğrenciler Serbest Bırakılsın!

Toplumsal muhalefete yönelik artan saldırılardan öğrenciler de paylarını tutuklanarak, öğrenim haklarından yoksun bırakılarak alıyorlar. Yapılan operasyonları protesto etmek ve tutuklu öğrencilerin serbest bırakılması talebiyle gençlik örgütleri ve demokratik kitle örgütlerinin desteğiyle Kadıköy’de bir miting gerçekleştirildi.

1 Mayıs 1977 Tartışmaları Üzerine

Elbette Türkiye sosyalist hareketinin bugün yola devam etmek isteyen unsurlarının geçmişin gerçek bir muhasebesini yapma, hesabını verme gibi bir sorumlulukları ortadan kalkmış değildir. Ancak bu muhasebe sadece yakın tarihte yapılan ya da yapılamayanlarla sınırlı bir içeriğe de sahip değildir. İdeolojik-teorik bir hesaplaşmayla başlayan ve gerçekten Bolşevik temellere sahip bir örgütlenmeye yönelen bir çaba olmaksızın bu muhasebe gerçek anlamını bulmayacaktır.

“Okul Sütü, Akıl Küpü” Projesi

Sağlıklı bir toplumun yaratılmasını bu çürümüş kâra dayalı kapitalist düzenden beklemek ham hayaldir. Bu ancak üretimin gerçek anlamda insanlığın ihtiyaçları temelinde planlandığı ve gerçekleştirildiği bir düzende mümkündür. İşte o zaman tüm insanlık rahatlıkla dilediği gıda maddelerine de ulaşabilir, her türlü ihtiyacını da karşılayabilir.

THY Eyleminin Yansımaları

Geçen akşam işten çıkmış minibüsle eve gidiyorum.

Yaşam Hakkı mı Dedi Başbakan?

Bugün sabah saat 6’da henüz 14 aylık olan kızımız uyandığı için erkenden mesaiye başladık eşimle.

İHD: “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın!”

İnsan Hakları Derneği, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin sorulması ve sorumluların yargılanması için 31 Mayısta, Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. 17-31 Mayıs Uluslararası Kayıplar Haftası dolayısıyla birçok ülke ve şehirde çeşitli eylemler, anmalar yapıldı. Galatasaray Lisesi önündeki basın açıklamasında, suçluların ödüllendirilmesi yerine derhal cezalandırılması talep edildi.

AKP’nin Agresifliği ve Tahammülsüzlüğü

AKP hükümeti baskı politikalarını yaygınlaştırıyor ve giderek daha fazla otoriterleşiyor. Bir tarafta KCK operasyonları kapsamında binlerce Kürt gözaltına alınıp tutuklanırken, diğer taraftan gerçekleştirdikleri demokratik eylemler “Terörle Mücadele Yasası” kapsamına dahil edilen yüzlerce öğrenci gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Daha yargıya, polise sıra gelmeden, YÖK ve rektörlükler tarafından binlerce öğrenci hakkında üniversitelerde katıldıkları eylemler nedeniyle soruşturmalar açılıyor. Binlerce öğrenci bu soruşturmalar neticesinde okuldan uzaklaştırma cezasına çarptırılıyor.

Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası Neler Getiriyor?

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı ise yıllardır Meclisin gündeminde sıra bekliyor. Kimileri iş cinayetlerinin azalması için hazırlanmakta olan bu yeni yasaya bel bağlamamız gerektiğini söylüyor. AKP yanlısı burjuva medyada, yasa taslağının sendikalardan ve uzmanlardan da geçer not aldığına dair yalan haberler servis ediliyor. Oysa hazırlanan yasa taslağı gerçekte iş cinayetlerini önlemekten çok uzak.

Roboski'den Kürtaja, Bu Memleket Bizim (mi)?

Roboski katliamının ardından haftalar, aylar geçmesine rağmen ne failleri belli olmuş ne de bununla ilgili hükümet tarafından tatmin edici bir açıklama yapılmış diye hayıflanırken, birden başbakan ve içişleri b