Navigation

Ekim 2002 tarihli yazılar

Seçime Doğru

Yalnızca Türkiye'de değil dünyada derinleşen bir krizin ve çok önemli altüstlüklerin yaşanmaya başlandığı koşullarda Türkiye bir erken genel seçime gidiyor. 3 Kasım seçimlerinin sorunları çözmeyeceği, tersine kim seçilirse seçilsin 4 Kasım sabahı devasa bir sorunlar kümesiyle yüz yüze gelineceği ortada. Düzen partilerine oy yok! İşçi sınıfının örgütlü devrimci gücünü yansıtacak bir siyasal alternatif henüz yaratılabilmiş değil. Ama yine de işsizliğe, yoksulluğa, baskılara, tek kelimeyle kapitalizm belâsına ve kapıya dayanan emperyalist savaş tehlikesine karşı ortak bir ses yükseltmek gerekiyor. İşçi sınıfının devrimci mücadelesinin henüz daha ileri hedeflere adım atamadığı günümüz koşullarında, temel görevlerimizi asla unutmaksızın bu genel seçimde DEHAP'ın desteklenmesinin sınırlı da olsa bir anlamı olacaktır.

Ekim Ayı Mücadele Ayı Oldu

İşçi sınıfının devrimci dinamiklerinin tükendiğini, yeni toplumsal dinamikler aramak gerektiğini söyleyenlere inat, dünyanın her köşesinden "biz buradayız" diyen işçilerin ayak sesleri duyuluyor. Birileri sendikaların mevcut konumlarından hareketle bu örgütlerin tükendiğini, bozulduğunu, gericileştiğini söyleyerek "el değmemiş" yeni toplumsal örgütlülükler yaratmayı tartışadursunlar, dünyanın pek çok yerinde işçiler sendikaların tepesindeki bürokratları silkeleyip atmaya ve örgütlerine sahip çıkmaya başladıklarının mesajlarını veriyorlar.

Sahte Cennetlerin Öteki Yüzü

Göçmen İşçilik Olgusu
Almanya'ya işçi taşıyan ilk tren

Akıldışılık ve çürüme, toplumsal hayatın bütün alanlarına her geçen gün daha fazla hakim oluyor. Kapitalist üretim tarzı, bir taraftan insanlığın kurtuluşunun maddi olanaklarını yaratmayı sürdürse de, diğer taraftan emekçi kitleleri dünyanın her yerinde felâketlerin bin bir türüne maruz bırakmaya devam ediyor. Sermayenin dillendirmekten bıkmadığı kurtuluş vaatleri ise, işçi sınıfı için yeni cehennem azaplarından başka sonuçlar vermiyor. Yaratılan yanılsamalardan biri de gelişmiş kapitalist ülkelerde işçileri sorunsuz bir refah ortamının beklediğidir. Boş propagandalara kanıp gelişmiş ülkelere kapağı atmak için çabalayan binlerce işçi, göç yollarına düşüyor. Kapitalizmin sahte cennetlerine kurtuluş umudu ile akın eden bu göçmen işçi kitleleri, kapitalist düzenin sorunlarını en berbat sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalan emekçi kesimlerin başında geliyor.

Engels ve İnsanın Gelişimi

Engels’in 1876’da yazdığı ama ancak 20 yıl sonra yayınlanan İnsansı Maymundan İnsana Geçişte Emeğin Rolü adlı broşür, insanın gelişim teorisi konusunda parlak kavrayışlar içeriyordu.

Kolonyalizmden Emperyalizme

3. Bölüm

Lenin dönemindeki Komintern kongrelerinde ve tartışmalarında, ezilen ulusların ve sömürgelerin kurtuluşuna ilişkin genel bir yaklaşım ortaya konuldu. Fakat sömürge olmaktan çıkmış, ulus-devletini kurmuş, siyasal bağımsızlığa sahip, ancak mali bakımdan emperyalizme bağımlı az ya da orta düzeyde gelişmiş kapitalist ülkelerdeki proleter mücadelelerin izleyeceği yol ve yöntemlere ilişkin yeterli bir açıklık getirilemedi.

Afganistan: Tarihsel Bir Bakış

Afganistan'da devam eden mevcut savaşı anlamak için, bu trajik toprakların tarihini şekillendiren faktörleri göz önünde bulundurmak gerekir. Afgan tarihi, Afganistan'ı art arda zapteden istilâcılar sayesinde pek çok iniş çıkıştan geçmiştir...

Emperyalist Savaş Rüzgarları

Savaş, emperyalist sistemin anarşik doğasından kaynaklanan ve tekrar edip duran bir olgu olarak kendini gösteriyor. Bu bağlamda küçük-burjuva pasifistlerinin genel olarak “savaşa hayır” demeleri, savaşın insanlığı yok edecek bir gerçeklik oluşunu ortadan kaldırmıyor, engellemiyor. Savaş, emperyalist güçlerin dünyayı yeniden paylaşmasından kaynaklanıyorsa, onu durdurmanın yolu, emperyalist savaşı burjuva düzene karşı bir savaşa çevirmekten, işçi sınıfının mücadelesini kapitalist sistemin temellerine yöneltmekten geçiyor.

ABD Emperyalizmi Vietnam’da Nasıl Yenilgiye Uğratıldı

ABD askeri imkanları çok üstündü, tüm hava sahasını kontrol ediyorlardı ve ülkeyi bombalamak için sınırsız olanaklara sahiplerdi. Maliyetler yüksek olmasına ve Amerikan ekonomisini etkilemeye başlamasına rağmen, salt askeri açıdan konuşmak gerekirse, Amerikalılar Vietnam’da daha uzun yıllar kalabilirdi. Fakat işçi sınıfı ödemeyi reddederse, bu savaşı finanse etmek imkansızdı. Amerikan işçi sınıfı savaşmayı reddederse savaşı sürdürmek imkansızdı. Eğer hükümet bunu ihmal etseydi ve savaşı sürdürseydi, ABD bir devrimin eşiğine gelirdi. 1975’te, 28 yıllık savaştan sonra emperyalizm Vietnam’dan tamamen atıldı. Şimdi ABD emperyalizmi tekrar savaşa gitme tehdidinde bulunuyor. Bu sefer Irak’ta. Eğer savaş uzarsa, Amerikan işçi sınıfı bir kez daha onu durdurmanın vasıtası olacaktır.

İngiliz işçi sınıfı Hareketleniyor

İngiltere'de grevler son on üç yılın en üst düzeyinde seyrediyor. Belediye işçilerinin grevine bir milyondan fazla işçi katıldı ve kadınların katılımı daha önce görülmemiş boyuttaydı. Şimdi de yaklaşık 52 bin itfaiyeciyi kapsayan toplusözleşme görüşmeleri çıkmaza girmiş durumda....