sınıf mücadelesinde Marksist Tutum sitesinde yayınlanmıştır (https://marksist.net)

Anasayfa > Dario Fo: Mücadeleyi Sahneye Taşımak

Dario Fo: Mücadeleyi Sahneye Taşımak

Ankara’dan bir depo işçisi, 4 Aralık 2025

dario_fo.jpg

Kendini hikâye anlatıcısı olarak tanımlayan İtalyan oyun yazarı, tiyatro yönetmeni ve oyuncu Dario Fo, 24 Mart 1926’da İtalya’nın Sangiano kentinde doğar. Memleketindeki Maggiore gölü çevresinde binlerce kişinin çalıştığı devasa bir dökümhane ve cam üfleme atölyesi vardır. Burada Avrupa’nın dört bir yanından, hatta Asya’dan gelen işçiler beraber yaşar. İtalyanca, Fransızca, Almanca ve çeşitli Asya dilleri konuşulur kasabalarında. Dario Fo bu işçilerin çocuklarıyla arkadaştır. Aralarında seslerden, jest ve mimiklerden oluşan bir dil ortaya çıkar. Her kültürden çobanlar, balıkçılar, işçiler, kaçakçılar kendi hikâyelerini anlatırlar. Dario Fo, o hikâyeleri dinleyerek büyür ve kendi tarzını geliştirir. Çocukluktan itibaren etrafında yaşananlara ilgili olan yazar, çeşitli kültürlerin hikâyeleriyle beslenir.

Bu kültürel zenginliğin de etkisiyle tiyatroya ilgi duyan Dario Fo, ilk oyunlarını sahneledikten sonra emekçilerin burjuva tiyatrolarına gelmekten çekindiğini ya da gelemediğini fark eder. Kendini bir devrimci olarak tanımlayan yazar, derhal tiyatroyu halkın ulaşabileceği yerlere taşımak için çalışmalara başlar. Tiyatroyu elit salonlardan çıkarıp asıl muhatabı olan emekçilerle buluşturmak için çabalar. Oyunlarını fabrika, park, spor salonu gibi yerlerde göstermek üzere arkadaşlarıyla Halk Tiyatrosu Topluluğunu kurar. Oyunlara işçileri, köylüleri, öğrencileri ve ev kadınlarını davet ederler. Sahne kurdukları bu yerler tiyatro için uygun değildir ama teknik bütün sorunları kendileri halleder ya da köylülerden yardım alırlar. Sahne aldıkları bir köyde sahneyi kurup oynar, ardından söküp diğer bir köye geçerler.

Dario Fo oyunlarında toplumsal meseleleri ve sınıfsal çelişkileri ortaya koymuştur. Örneğin “Ödenmeyecek! Ödemiyoruz!” oyununda hayat pahalılığına isyan eden kadınların ve işçilerin mücadelesini ele alır. İtalya’nın Torino kentindeki Fiat işçilerinin grevlerine dikkat çekmek için yazılan oyunda, emekçi kadınlar sürekli artan fiyatlara karşı ürünleri eski fiyatlarından almak üzere marketlerde, pazarlarda eylemler yaparlar. Kirasını ödeyemeyen işçilerin evden atılmasını protesto eder, beslenmenin ve barınmanın temel bir hak olduğunu anlatırlar. Dario Fo’nun oyunları genel olarak hem eğlenceli hem düşündürücüdür. Mesela “Her Hırsız Haydut Değildir” oyunu burjuva ahlâkını ve toplumsal ikiyüzlülüğü mizahi bir dille eleştiren bir oyundur. Hırsızlıkta ün kazanmış Tornatti, bir politikacının evine soygun yapmak için girer. Sosyal statüsü bir hayli yüksek olan bu ev sahibi çiftin, hırsızlıktan çok daha kötü alışkanlıkları vardır; ihanet, yalan ve iftiralarla doludur hayatları. Dario Fo izleyiciyi güldürürken aynı zamanda “gerçek hırsız kimdir, suç kime aittir, ahlâk kimin tekelindedir” gibi soruları sormaya zorlar.

Dario Fo ve arkadaşları oyunlardan sonra, sahnelenen oyun üzerine seyirciyle sohbetler, tartışmalar yaparlar. Başlarda buna alışkın olmayan seyirciler yavaş yavaş bu tartışmalara katılmaya başlarlar. Çünkü bu tartışmalarda yalnızca oyun değil politika da konuşulmaktadır. Ülkenin durumu, işçi hakları, Komünist Parti programı… Bir noktada seyirciye artık anlatılanlar yetmez, kendi sorunlarını dile getirmek isterler. Yazılan her yeni oyun dönemin politik gelişmeleri ve emekçilerin ilgisi dikkate alınarak yazılır. Haliyle sansüre maruz bırakılır. Dario Fo, oyunları ve düşünceleri nedeniyle kovuşturmalara ve tehditlerle uğrar. Kendisine davalar açılır.

Dario Fo, devrimci Alman şair ve tiyatro yazarı Bertolt Brecht’ten de etkilenerek tiyatroda seyircinin oyunun temel bir parçası olduğunu savunur, onu etkilemek, oyunun içine katmak için uğraşır. “Temel olan şey, aslında hepimizin anlaması gereken, teknik terimlere takılmadan tiyatronun sadece sahneyle değil, yönetmenle, dekoratörle, ışıkçısıyla, teknik ekiple ve seyirciyle birlikte var olduğunu unutmamak. Seyirci sadece karanlıkta oturup izleyen değil, aynı zamanda oyuna katılan, duygusal olarak etkilenen bir parça” diyen Fo, 13 Ekim 2016’da, 90 yaşında hayata veda etmiş ve bu süre boyunca sanatından ve görüşlerinden hiçbir şekilde taviz vermemiştir. Sanatı bir mücadele aracı olarak gören, otoriteye boyun eğmeyen ve ezilenlerin yanında yer alan Dario Fo, tiyatroyu emekçilerle buluşturan adımlarıyla, kapitalist düzeni eleştiren oyunlarıyla hafızalara kazınmıştır.

4 Aralık 2025
Sinema, tiyatro, TV ...
Marksizm ve Gençlik
Share

Kaynak URL:https://marksist.net/okurlarimizdan/dario-fo-mucadeleyi-sahneye-tasimak?qt-diger_makaleler=0