
Taş
Demir
Beton bloklar
Zamansız ölümler yağdı üstümüze anam
Zamansız ayrılıklar
Sabahın seheri bile değildi henüz
Ve biz
Bir daha gün doğumunu göremeyeceğiz
Aşk nasıl bir şeymiş ve sevmek ve kavga bilemeyeceğiz
Oysa
Gündoğumu kızıllığında bir gelincik
Seher tazeliğinde bir zamandır bütün çocuklar
Keşke görebilseydik
Portakal yapraklarının ucundan
Çiğ tanesi olup akabilseydik
Kim bilir kaç bahar vardı önümüzde
Kaç gül kokulu zaman
Kim bilir
Hangi bahçedeki ağaçların eriklerini taşlayacak
Hangi asmanın üzümlerini avuçlayacaktık.
Ve kim bilir
Hangi aşk
Ve hangi kavga türküsünün dizelerini
Yeniden yeniden söylemeye başlayacaktık.
Vay be anam
Şimdi beton blokların arasından ben sana mı ağlasam
Yoksa
Bütün ruhumla kulak kesilip
Yürek dağlayan ağıtlarını mı dinlesem
Analar çocukları için ağlar, ağlar biliyorum da;
Ya çocuklar
Ya çocuklar analarına ağlamaz mı?
Betonun toprağın altına girse de acıyla sızlamaz mı?
Sen
Uçlarında güneşler yanan saçlarınla
Belki ikinci bir kıza
Belki kan revan içinde bir oğlana doğumdaydın
Oysa ben hiç bilemeyeceğim
Bir kız mı doğurduğunu
Yoksa
Ablasının feryadıyla
Kan revan içinde bir oğlunun mu olduğunu.
Ama yeter be anam yeter!
Yeter ağladığımız
Kan revan içinde ölümlere uyandığımız yeter!
Nolur;
Umut doğur artık!
İsyan doğur.
Ellerinde al bayrak
Güzel günlere yürüyen mangal yürekli çocuklar doğur.
Onlar kaldıracak bu enkazı biliyorum, onlar kaldıracak.
Ve ben
Ve yüzlerce erkek ve kız kardeşimiz
Omuzlayıp
Yaşayamadığımız seher zamanlarını yanınıza geleceğiz.
Hasretimiz bitecek o gün
Zamansız ölümler
Zamansız ayrılıklar bitecek.
Nolur anam nolur
Sen artık kavga
Sen artık isyan
Sen artık umut doğur.